Adana Mutabakatı Haberleri

Adana Mutabakatı haber, Adana Mutabakatı son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Adana Mutabakatı - 29.2.2020
Ürdünlü askeri analist: "Türkiye'nin Suriye'deki operasyonları müdafaa hakkından kaynaklanıyor"
Türkiye ile Suriye arasında 1998'de imzalanan Adana Mutabakatı'nın Türkiye'ye topraklarını koruma ve Suriye'deki terör unsurlarını kovalama hakkı verdiğini belirten Ebu Nevvar, "Bu bağlamda Ankara'nın operasyonları, kendini müdafaa hakkından kaynaklanıyor.
Adana Mutabakatı - 25.2.2020
Binali Yıldırım: Soçi anlaşması ve Adana mutabakatı devrededir
Binali Yıldırım: Soçi anlaşması ve Adana mutabakatı devrededirTBMM eski Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, "Soçi anlaşması ve Adana mutabakatı uluslararası hukukun gereği devrededir.
Adana Mutabakatı - 21.2.2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin sorularını yanıtladı: (2)
Bir gazetecinin "Darbeci Hafter'in saldırıları devam ediyor. Son aylar içerisinde 3. defa Sayın Serrac'ı kabul ettiniz. Çok önemli bir cümlesi var, 'Özelikle uluslararası kamuoyu açıklamalarından biz bıktık.' diyor. Bir yandan da darbeci Hafter'in güvenilmez olduğunu hep vurguluyorsunuz, 'Ateşkes Türk askerinin oradan çıkmasına bağlı.' gibi bir cümlesi var. Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?" sorusuna Erdoğan, şöyle cevap verdi: "Hafter, bizim için bir muhatap değil. Niye değil? Hafter orada bir defa bir maaşlı lejyoner. Meşru birisi değil, illegal, gayrimeşru. Orada meşru olan, uluslararası camianın, Birleşmiş Milletler'in kabul ettiği lider Serrac'tır. Dolayısıyla dikkat ederseniz biz hep Serrac ile görüştük. Batı ne yazık ki Serrac'ı davet ettiği yere Hafter'i de davet ediyor. Bizim farklılığımız burası. Bugün yine ben Sayın Merkel'e ve Macron'a da bunları söyledim. Şimdi, 'Türkiye'nin oradan çıkması' diyor." Türkiye'nin orada eğitimci kadrosuyla bulunduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Peki burada bir soru soracağım ben. Şu anda Rusların Wagner'i, 2 bin 500 orada. Bunları niye konuşmuyorlar. Bizim elimizde video tespitleriyle bunların hepsi var. Bir diğeri Cancavitler Sudan'da. Sudan'ın kendisi var ayrıca. Bunların hepsini toparladığımız zaman 10 bini aşkın, 15 bine yakın şu anda bu tür teröristler var. Kimse bunları gündeme getirmiyor. Çad'dan var. Kimse bunları gündeme getirmiyor. Önce bunların çözüme kavuşturulması lazım. Dolayısıyla biz Suriye halkının nasıl daveti üzerine oradaysak, Adana Mutabakatı'yla, Libya'da da kardeş Libya halkının, 500 yıla dayalı bizim onlarla kardeşliğimiz var, onların daveti üzerine askeri eğitim ve güvenlik anlaşmamızı yaptık ve o şekilde de Libya'ya gittik.
Adana Mutabakatı - 20.2.2020
CHP'li Çeviköz: Barış içinde Suriye sorununun çözümü mümkün
'TÜRKİYE, SURİYE'DE REJİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN VAZGEÇMELİDİR' Bir ülke için hayati unsurlar söz konusu olmadığı takdirde savaşın cinayet olduğunu söyleyen Çeviköz, şöyle konuştu: "Türkiye'nin en kısa zamanda İdlib sorunundan ve Suriye'nin içerisinde bulunduğu çıkmazdan, Suriye'ye yardım edilebilecek şekilde çıkılabilmesi için bir barış paketi ve bir barış önerisinde bulunması gerekir. Türkiye, Suriye'de rejim değişikliği hevesinden vazgeçmelidir. Türkiye'nin hedefi Suriye'nin rejimini değiştirmek değil, Suriye'nin toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını ve siyasi birliğini muhafaza etmek üzere Suriye'ye yardımcı olmaktır. Bunu yapmak için Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozmak için uğraşan cihatçı veya bir takım terörist unsurlara da himayede bulunmaktan vazgeçilmelidir. Bugün Türkiye'nin İdlib'de bulunmasının sebebini hiçbir şekilde Adana mutabakatı ile bağdaştırmak mümkün değildir.
Adana Mutabakatı - 20.2.2020
CHP'li Çeviköz: Barış içinde Suriye sorununun çözümü mümkün
'TÜRKİYE, SURİYE'DE REJİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN VAZGEÇMELİDİR' Bir ülke için hayati unsurlar söz konusu olmadığı takdirde savaşın cinayet olduğunu söyleyen Çeviköz, şöyle konuştu: "Türkiye'nin en kısa zamanda İdlib sorunundan ve Suriye'nin içerisinde bulunduğu çıkmazdan, Suriye'ye yardım edilebilecek şekilde çıkılabilmesi için bir barış paketi ve bir barış önerisinde bulunması gerekir. Türkiye, Suriye'de rejim değişikliği hevesinden vazgeçmelidir. Türkiye'nin hedefi Suriye'nin rejimini değiştirmek değil, Suriye'nin toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını ve siyasi birliğini muhafaza etmek üzere Suriye'ye yardımcı olmaktır. Bunu yapmak için Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozmak için uğraşan cihatçı veya bir takım terörist unsurlara da himayede bulunmaktan vazgeçilmelidir. Bugün Türkiye'nin İdlib'de bulunmasının sebebini hiçbir şekilde Adana mutabakatı ile bağdaştırmak mümkün değildir.
Adana Mutabakatı - 19.2.2020
Bakan Akar: Gerekirse zor kullanabileceğimizi ifade ettik
'ZOR KULLANABİLECEĞİMİZİ İFADE ETTİK' Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce açıkladığı ilkeleri aynen koruduklarını ve muhafaza ettiklerini ifade eden Akar, şöyle konuştu: "'Astana Mutabakatı' diyoruz, 'Adana Mutabakatı' diyoruz, bunlarda ilkeler ne ise tarafların buna uymasını bekliyoruz, bunu talep ediyoruz.
Adana Mutabakatı - 19.2.2020
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan "İdlib" açıklaması Açıklaması
Akar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Orada milyonlara varan insan evini, barkını terk etti. Çoluk, çocuk, kadın, yaşlılar, zor arazi ve hava koşullarında, yağmurun, karın altında hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bizler de elimizden geldiğince özellikle bu insani dramı düzeltmek, ona bir çare bulmak için Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Kızılayımızla, AFAD ile el ele vererek, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları ellerinden gelen gayreti göstermek suretiyle oradaki insanlık dramını, trajediyi, milyonların çektiği acıyı olabildiğince azaltmaya, ona bir merhem olmaya çalışmaktayız. Rejim karadan ve havadan saldırılarıyla gerçekten insanlık dışı faaliyet göstermiştir. Hastaneleri, okulları, yerleşim yerlerini vurdular. Her ne kadar onları inkar etseler de bunların fotoğrafları, videoları her tarafta mevcut. Dolayısıyla öncelikle, özellikle bu saldırıların durdurulması, akan kanın durdurulması, ateşkesin sağlanması, birinci amacımız bu. Diğer taraftan da Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Silahlı Kuvvetleri, daha önce Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanmış olan görüşleri, talepleri, ilkeleri aynen koruyoruz, muhafaza ediyoruz. Soçi anlaşması diyoruz, Astana mutabakatı ve Adana mutabakatı diyoruz.
Adana Mutabakatı - 19.2.2020
Milli Savunma Bakanı Akar: "Soçi mutabakatındaki taahhütlere uyulmasını bekliyoruz"
Bakan Akar, AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Rusya'da Türk ve Rus heyetlerin İdlib konusundaki görüşmesinde ne gibi kararların alındığına dair soru üzerine Akar, "Orada milyonlara varan insanlar evini terk etti, çoluğunu çocuğunu alarak bu zor arazi koşullarında gerçekten yağmur, rüzgar, karın altında hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bizler elimizden geldiğince özellikle ve öncelikle insani durumu düzeltmek için Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Kızılay, AFAD ile el ele vermek suretiyle TSK unsurları ile ellerinden gelen gayreti göstermek suretiyle insanlık dramını, trajediyi azaltmaya çalışmaktayız. Burada rejim karadan, havadan saldırıyla insanlık dışı faaliyet gösterdi. Hastaneleri, okulları, yerleşim yerlerini vurdular. Saldırıların durdurulması, akan kanın durdurulması, ateşkesin sağlanması. Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türk Silahlı Kuvvetleri daha önce Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan görüşlerimizi, ilkelerimizi aynen muhafaza ediyoruz. Soçi Anlaşması, Astana ve Adana mutabakatı diyoruz.
Adana Mutabakatı - 16.2.2020
DHA İSTANBUL BÜLTENİ-1
"BİR SÜRE SONRA REJİM TÜMÜYLE CESEDE DÖNÜŞECEKTİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Adana Mutabakatı ile Suriye'ye davetli olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: "Davetsiz misafir olduğunu iddia ettikleri Türkiye'ye yönelik saldırılara hak verenler aynı zamanda dünyanın dört bir yanında kendileri için de benzer bir yolu açtıklarının farkında mı? Suriye halkının canını ve onurunu korumak için yürüttüğü mücadeleye destek vermek üzere davet ettiği Türkiye'nin, buradaki varlığı rejimin davetinden daha mı az meşrudur? İdlib'den ülkemize yönelen 1 milyona yönelik göç dalgasını umursamadan, kimseye gücü yetmeyen ama kendi halkına saldırmakta pek bir şahin kesilen zalim rejime kol kanat gerenler, Türkiye'nin bu çarpık denklemi bozmakta kararlı olduğunu hala görmüyorlar mı? Bu gün İdlib'de yaşanan insani trajediye sırf Türkiye güç durumda kalacak diye seyirci kalan uluslararası toplumda, yarın yıkılan bir bentten akan seller gibi üzerine çullanacak yükü karşılamaya hazır mı? Bu soruları daha epey uzatmak mümkün.
Adana Mutabakatı - 15.2.2020
(Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rejim geri çekilene kadar sorun çözülmeyecek
"BİR SÜRE SONRA REJİM TÜMÜYLE CESEDE DÖNÜŞECEKTİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Adana Mutabakatı ile Suriye'ye davetli olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: "Davetsiz misafir olduğunu iddia ettikleri Türkiye'ye yönelik saldırılara hak verenler aynı zamanda dünyanın dört bir yanında kendileri için de benzer bir yolu açtıklarının farkında mı? Suriye halkının canını ve onurunu korumak için yürüttüğü mücadeleye destek vermek üzere davet ettiği Türkiye'nin, buradaki varlığı rejimin davetinden daha mı az meşrudur? İdlib'den ülkemize yönelen 1 milyona yönelik göç dalgasını umursamadan, kimseye gücü yetmeyen ama kendi halkına saldırmakta pek bir şahin kesilen zalim rejime kol kanat gerenler, Türkiye'nin bu çarpık denklemi bozmakta kararlı olduğunu hala görmüyorlar mı? Bu gün İdlib'de yaşanan insani trajediye sırf Türkiye güç durumda kalacak diye seyirci kalan uluslararası toplumda, yarın yıkılan bir bentten akan seller gibi üzerine çullanacak yükü karşılamaya hazır mı? Bu soruları daha epey uzatmak mümkün.
Adana Mutabakatı - 15.2.2020
(CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: REJİM GERİ ÇEKİLENE KADAR SORUN ÇÖZÜLMEYECEK
"BİR SÜRE SONRA REJİM TÜMÜYLE CESEDE DÖNÜŞECEKTİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Adana Mutabakatı ile Suriye'ye davetli olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: "Davetsiz misafir olduğunu iddia ettikleri Türkiye'ye yönelik saldırılara hak verenler aynı zamanda dünyanın dört bir yanında kendileri için de benzer bir yolu açtıklarının farkında mı? Suriye halkının canını ve onurunu korumak için yürüttüğü mücadeleye destek vermek üzere davet ettiği Türkiye'nin, buradaki varlığı rejimin davetinden daha mı az meşrudur? İdlib'den ülkemize yönelen 1 milyona yönelik göç dalgasını umursamadan, kimseye gücü yetmeyen ama kendi halkına saldırmakta pek bir şahin kesilen zalim rejime kol kanat gerenler, Türkiye'nin bu çarpık denklemi bozmakta kararlı olduğunu hala görmüyorlar mı? Bu gün İdlib'de yaşanan insani trajediye sırf Türkiye güç durumda kalacak diye seyirci kalan uluslararası toplumda, yarın yıkılan bir bentten akan seller gibi üzerine çullanacak yükü karşılamaya hazır mı? Bu soruları daha epey uzatmak mümkün.
Adana Mutabakatı - 15.2.2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Yeni Üye Çalışmaları Ödül Töreni'nde konuştu: (2)
Türkiye'nin Suriye'deki varlığına itiraz edenlerin önce şu sorulara cevap vermesi lazım. PKK terör örgütü ve onu destekleyen Amerika dururken, niçin 4 milyona yakın Suriyeliye kendi topraklarında bundan çok daha fazlasına da Suriye içinde insani destek veren Türkiye hedef alınıyor? Ülkemizin güneyindeki şehirleri terör örgütünün saldırısı altındayken sesleri çıkmayanlar, Türkiye tüm sınır hattı boyunca güvenli bölge oluşturmaya kalkınca niçin birdenbire Suriye sevdalısı kesildiler. Şu anda biz de 3,5 milyon Suriyeli var ama İdlib'den 4 milyona yakın insan yine ülkemize gelme arzusunda. Bunlar için biz ne yapıyoruz? İdlib'de bir güvenli bölge oluşturuyoruz. Onun için yoğun bir şekilde briket barınaklar oluşturmaya başladık. Bu barınaklarda o kardeşlerimizi daha konforlu bir yapıda barındıralım. Onun çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor. Biz kardeşiz. Muhacir, ensar bu anlayışımız var. Biz onlara, 'Bırakın vursunlar, varil bombalarını yağdırsınlar.' bunu mu diyelim? Buna mı eyvallah edelim? Edemeyiz. Biz bir Esed bu noktada olamayız. Ama onda acıma duygusu diye bir şey kalmış değil. Onun için biz merhamet sahibi bir millet olarak, bu gayretimizi gösteriyoruz. Rejimin kendi halkını, kadın, çocuk demeden uçak, helikopter, tank ve toplarla bombalarken gözü dönmüş katil sürüleriyle katlederek ilerlerken, Türkiye'nin bu insanların hayatlarını kurtarma çabasına niçin bu derece karşı çıkılıyor? Türkiye'nin Suriye'de davetsiz misafir olduğunu öne sürenler acaba kendilerinin dünyanın dört bir yanında davetsiz bir şekilde yürüttükleri faaliyetleri aynı şekilde tarif edebilecekler mi? Onlarda davet var mı? Yok. Davetli olanlar da orada ne yapıyorlar?" "Bir süre sonra rejim tümüyle cesede dönüşecektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Adana Mutabakatı ile Suriye'ye davetli olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: "Davetsiz misafir olduğunu iddia ettikleri Türkiye'ye yönelik saldırılara hak verenler aynı zamanda dünyanın dört bir yanında kendileri için de benzer bir yolu açtıklarının farkında mı? Suriye halkının canını ve onurunu korumak için yürüttüğü mücadeleye destek vermek üzere davet ettiği Türkiye'nin, buradaki varlığı rejimin davetinden daha mı az meşrudur? İdlib'den ülkemize yönelen 1 milyona yönelik göç dalgasını umursamadan, kimseye gücü yetmeyen ama kendi halkına saldırmakta pek bir şahin kesilen zalim rejime kol kanat gerenler, Türkiye'nin bu çarpık denklemi bozmakta kararlı olduğunu hala görmüyorlar mı? Bu gün İdlib'de yaşanan insani trajediye sırf Türkiye güç durumda kalacak diye seyirci kalan uluslararası toplumda, yarın yıkılan bir bentten akan seller gibi üzerine çullanacak yükü karşılamaya hazır mı? Bu soruları daha epey uzatmak mümkün.
Adana Mutabakatı - 15.2.2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşgal, ilhak ve yıkımın meşrulaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
'İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI'NDAN YENİ YENİ SES GELMEYE BAŞLADI' İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Türkiye'nin dönem başkanlığında BM'de çok farklı bir ses ortaya koyduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "Orada bir bütünlük vardı, bir birlik vardı ve bu birliği biz Birleşmiş Milletlere taşıyabildik. Fakat daha sonra maalesef İslam İşbirliği Teşkilatı böyle bir bütünlüğü Birleşmiş Milletlere taşıyacak iradeyi kaybetti. Biz bütün bunlara rağmen, istiyoruz ki İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan bir ve bütün bir ses çıksın. Fakat son dönemlerde, özellikle bu sözde 'asrın anlaşması' dedikleri paçavraya karşı İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan yeni yeni istediğimiz istikamette ses gelmeye başladı. Hatta hiç ümidimiz olmadığı halde, Arap Ligi'nden de bu noktada olumlu sesler çıkmaya başladı. Biliyorsunuz daha önce Arap Ligi de bu konuda çok duyarsızdı. Şimdi ise daha iyi konuma geldiler. Tabii bütün bunlara rağmen biz kararlı bir şekilde bu hakkı savunmaya devam edeceğiz. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın tüm İslam ülkelerini bu plan karşısında açıkça tavır almaya çağırmasını bekliyoruz. Bu plan bir barış planı değildir. Bu plan Filistin halkının haklarını gasbetmektedir. Bu plan Birleşmiş Milletler kararlarına da aykırıdır. Şu an itibarıyla bu süreç bizim beklediğimiz istikamette gidiyor diyebilirim. Bu planı Batı da Avrupa Birliği de kabul etmiyor. Afrika hakeza bu işin karşısında. Onlar da kabul etmiyor. Bu duruş karşısında da Birleşmiş Milletlerde istediğimiz neticeyi alacağımıza inanıyorum. Ama duramayız, çalışacağız. Bu işin peşini kovalamamız lazım ki neticeyi de alalım." 'ELİMİZDE KAPI GİBİ ADANA MUTABAKATI VAR' İdlib konusunda rejim güçleriyle ilgili, "Şubat ayı sonuna kadar eğer gözlem noktalarının gerisine çekilmezlerse o zaman biz her yerde rejim güçlerini vuracağız. Gerekirse Soçi mutabakatına bağlı kalmadan bunu yapacağız" sözleri hatırlatılarak şubat ayı sonunda rejim güçlerinin hedeflenen noktaya çekilmemesi halinde atılacak adımlara yönelik soruya karşılık Erdoğan, "Şunu çok açık, samimi konuşmamız lazım; Bizim elimizde kapı gibi bir Adana Mutabakatı var.
Adana Mutabakatı - 15.2.2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan:  İşgal, ilhak ve yıkımın meşrulaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz
'İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI'NDAN YENİ YENİ SES GELMEYE BAŞLADI' İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Türkiye'nin dönem başkanlığında BM'de çok farklı bir ses ortaya koyduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "Orada bir bütünlük vardı, bir birlik vardı ve bu birliği biz Birleşmiş Milletlere taşıyabildik. Fakat daha sonra maalesef İslam İşbirliği Teşkilatı böyle bir bütünlüğü Birleşmiş Milletlere taşıyacak iradeyi kaybetti. Biz bütün bunlara rağmen, istiyoruz ki İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan bir ve bütün bir ses çıksın. Fakat son dönemlerde, özellikle bu sözde 'asrın anlaşması' dedikleri paçavraya karşı İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan yeni yeni istediğimiz istikamette ses gelmeye başladı. Hatta hiç ümidimiz olmadığı halde, Arap Ligi'nden de bu noktada olumlu sesler çıkmaya başladı. Biliyorsunuz daha önce Arap Ligi de bu konuda çok duyarsızdı. Şimdi ise daha iyi konuma geldiler. Tabii bütün bunlara rağmen biz kararlı bir şekilde bu hakkı savunmaya devam edeceğiz. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın tüm İslam ülkelerini bu plan karşısında açıkça tavır almaya çağırmasını bekliyoruz. Bu plan bir barış planı değildir. Bu plan Filistin halkının haklarını gasbetmektedir. Bu plan Birleşmiş Milletler kararlarına da aykırıdır. Şu an itibarıyla bu süreç bizim beklediğimiz istikamette gidiyor diyebilirim. Bu planı Batı da Avrupa Birliği de kabul etmiyor. Afrika hakeza bu işin karşısında. Onlar da kabul etmiyor. Bu duruş karşısında da Birleşmiş Milletlerde istediğimiz neticeyi alacağımıza inanıyorum. Ama duramayız, çalışacağız. Bu işin peşini kovalamamız lazım ki neticeyi de alalım." 'ELİMİZDE KAPI GİBİ ADANA MUTABAKATI VAR' İdlib konusunda rejim güçleriyle ilgili, "Şubat ayı sonuna kadar eğer gözlem noktalarının gerisine çekilmezlerse o zaman biz her yerde rejim güçlerini vuracağız. Gerekirse Soçi mutabakatına bağlı kalmadan bunu yapacağız" sözleri hatırlatılarak şubat ayı sonunda rejim güçlerinin hedeflenen noktaya çekilmemesi halinde atılacak adımlara yönelik soruya karşılık Erdoğan, "Şunu çok açık, samimi konuşmamız lazım; Bizim elimizde kapı gibi bir Adana Mutabakatı var.
Adana Mutabakatı - 15.2.2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı: (1)
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Türkiye'nin dönem başkanlığında BM'de çok farklı bir ses ortaya koyduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "Orada bir bütünlük vardı, bir birlik vardı ve bu birliği biz Birleşmiş Milletlere taşıyabildik. Fakat daha sonra maalesef İslam İşbirliği Teşkilatı böyle bir bütünlüğü Birleşmiş Milletlere taşıyacak iradeyi kaybetti. Biz bütün bunlara rağmen, istiyoruz ki İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan bir ve bütün bir ses çıksın. Fakat son dönemlerde, özellikle bu sözde 'asrın anlaşması' dedikleri paçavraya karşı İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan yeni yeni istediğimiz istikamette ses gelmeye başladı. Hatta hiç ümidimiz olmadığı halde, Arap Ligi'nden de bu noktada olumlu sesler çıkmaya başladı. Biliyorsunuz daha önce Arap Ligi de bu konuda çok duyarsızdı. Şimdi ise daha iyi konuma geldiler. Tabii bütün bunlara rağmen biz kararlı bir şekilde bu hakkı savunmaya devam edeceğiz. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın tüm İslam ülkelerini bu plan karşısında açıkça tavır almaya çağırmasını bekliyoruz. Bu plan bir barış planı değildir. Bu plan Filistin halkının haklarını gasbetmektedir. Bu plan Birleşmiş Milletler kararlarına da aykırıdır. Şu an itibarıyla bu süreç bizim beklediğimiz istikamette gidiyor diyebilirim. Bu planı Batı da Avrupa Birliği de kabul etmiyor. Afrika hakeza bu işin karşısında. Onlar da kabul etmiyor. Bu duruş karşısında da Birleşmiş Milletlerde istediğimiz neticeyi alacağımıza inanıyorum. Ama duramayız, çalışacağız. Bu işin peşini kovalamamız lazım ki neticeyi de alalım." İdlib konusunda rejim güçleriyle ilgili, "Şubat ayı sonuna kadar eğer gözlem noktalarının gerisine çekilmezlerse o zaman biz her yerde rejim güçlerini vuracağız. Gerekirse Soçi mutabakatına bağlı kalmadan bunu yapacağız." sözleri hatırlatılarak şubat ayı sonunda rejim güçlerinin hedeflenen noktaya çekilmemesi halinde atılacak adımlara yönelik soruya karşılık Erdoğan, "Şunu çok açık, samimi konuşmamız lazım; Bizim elimizde kapı gibi bir Adana Mutabakatı var.
Adana Mutabakatı - 8.2.2020
1. Türkiye-Suriye Medya Buluşması
Türkiye ile Suriye ilişkilerinin belli bir süre iyi olmadığını anlatan Çelikkol, şöyle devam etti: "Suriye rejiminin Türkiye'ye karşı terörizm kartını kullanmasıyla ilişkiler çok daha kötü bir duruma girmiş oldu. Hafız Esed döneminde BAAS yönetimi ve Esed ailesinin Türkiye'ye karşı tutumu da bunda çok büyük rol oynadı. Suriye-Türkiye ilişkileri kötü bir düzeyde devam etti. 1998 Adana Mutabakatı ile tamamen bir değişim ortaya çıktı ve ilişkiler düzelmeye başladı.
Adana Mutabakatı - 5.2.2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rejimin saldırısı Suriye'de yeni dönemin miladıdır
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine, rejimin İdlib'deki saldırısında şehit olan 7 asker ile 1 sivil personele Allah'tan rahmet, yakınlarına ve tüm millete başsağlığı; yaralanan 12 askere de acil şifalar dileyerek, başladı. Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'deki varlığının keyfe keder tercih olmadığını, basit çıkar hesapları sonucu ortaya çıkmadığını söyledi. Suriye'de 2011 yılında başlayan iç çatışmalardan uzak durmak için yıllarca sabrettiklerini, rejimin ve terör örgütünün saldırılarından kaçan 4 milyon Suriyeliye kapıları açmakta tereddüt etmediklerini belirten Erdoğan, Suriye'deki krizin 2015 yılından itibaren tamamen kontrolden çıktığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, rejimin ve terör örgütlerinin Türkiye sınırlarını taciz etmeye başladığını, halkın can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini kaydederek, Türkiye'nin, Adana Mutabakatı'ndan doğan haklarını kullanıp, Suriye'de operasyon başlattığını anlattı.
Adana Mutabakatı - 5.2.2020
AK Parti TBMM Grup Toplantısı
Rejimin, özellikle bu terör örgütlerinin etnik yapılarına karşı tavrını çok iyi bildiğini anlatan Erdoğan, bunun kendisine dost oldukları günlerden kalma bir miras olduğunu söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onlardan hiç hoşlanmaz. Kürtlere pasaport dahil vermezdi, kimlik kartı vermezdi bu Esed. Kendisine aksini söylerdim o vermezdi. Esed aynı Esed, değişen bir şey yok. Şu anda da Suriye topraklarında şagil bunlar. Ben inanıyorum ki bundan sonra da onlara orada böyle bir yaşam hakkını rejim tanımayacaktır. Bizim ise zaten böyle bir derdimiz yok. Bize topraklarımız yeter. Biz 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarımızda mutlu olarak, insanca yaşıyoruz. Ama derdimiz, aramızda tarih boyunca birliğimiz, beraberliğimiz, dostluğumuzun, kardeşliğimizin olduğu Suriye'ye böyle bir işgal güçlerinin, kuvvetlerinin girmesini engellemektir. Oraya girdiğinizde hep tarihimizi, Misakımilli'yi görürsünüz. Bay Kemal, 'Ne işimiz var orada' diyor. Bay Kemal, Misakımilli'nin altında kimin imzası var, önce onu araştır. Onu araştırdığın zaman sen hep diyorsun ya 'CHP Atatürk'ün partisidir'. Ama sen kimin partisi olduğunun bile farkında değilsin." -"Herkes var, halkın tamamının temsil eden yönetim yok" Erdoğan, Suriye'de herkesin olduğuna, sadece halkın tamamını temsil eden bir yönetimin bulunmadığına işaret etti. Erdoğan, üstelik 911 bin kilometrelik sınırı, kadim tarihi bağları, halklarının yakın kardeşlik ilişkisi ve topraklarında barındırdığı yaklaşık 4 milyon Suriyeli nedeniyle burada olmaya en çok hakkı bulunanın da Adana Mutabakatı ile Türkiye olduğunu kaydederek, bunun da böyle bilinmesini istedi.
Adana Mutabakatı - 5.2.2020
AK Parti TBMM Grup Toplantısı
Vatanlarını korumak, canlarını ve namuslarını kurtarmak için mücadele eden Suriye halkına desteklerini sınırın Türkiye tarafında verdiklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Rejimin ve terör örgütlerinin saldırılarından kaçan 4 milyon Suriyeli kardeşimize kapılarımızı açmakta tereddüt etmedik. Bu millet tarihinin hiçbir döneminde yapmadığı gibi bugün de mazluma sırtını çevirmemiştir, çevirmeyecektir. Ancak 2015 yılından itibaren Suriye'deki kriz tamamen kontrolden çıktı. Durum; rejimin ve terör örgütlerinin sınırlarımızı taciz etmeye başladığı, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit ettiği bir noktaya ulaştı. Rusya ile yaşadığımız ve bir provokasyon olarak kabul ettiğimiz, FETÖ'nün bizzat içinde olduğu uçak krizi, bizim açımızdan Suriye meselesini daha da karmaşık hale getirdi. Bu tablo karşısında elimiz kolumuz bağlı kalacak değildi." Suriye hükümetiyle 1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı'nın, Türkiye'ye gerektiğinde teröristleri takip etmek için Suriye topraklarında operasyon yürütme hakkı tanıdığını anımsatan Erdoğan, "Bu hakkın sınırının da terörist neredeyse oraya kadar uzandığını biliyor ve buna inanıyoruz.
Adana Mutabakatı - 5.2.2020
flaş
Erdoğan: Elimizde kapı gibi bir Adana Mutabakatı Anlaşması var ve bu anlaşmanın gereği olarak oradayız.
Adana Mutabakatı - 5.2.2020
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2015 yılından itibaren Suriye'deki kriz tamamen kontrolden...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2015 yılından itibaren Suriye'deki kriz tamamen kontrolden çıktı. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit ettiği noktaya ulaştı. Suriye hükümetiyle 1998 yılında imzaladığımız Adana mutabakatı Türkiye'ye gerektiğinde teröristleri etkisiz hale getirmek için Suriye'de operasyon hakkı tanımaktadır" dedi.
Adana Mutabakatı - 4.2.2020
İdlib saldırısının bölgesel-küresel jeopolitik bağlamda yol açacağı olası sonuçlar
- Türkiye'nin önündeki seçenekler İdlib saldırısıyla birlikte Astana ve Soçi süreçleri anlamını büyük ölçüde yitirmiştir. Aynı şekilde, mevcut şartlar altında varlığı tartışmalı olan "Adana Mutabakatı" da "muhatap" boyutuyla bir sonuç getirecek gibi görünmüyor.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Adana Mutabakatı Haberleri | Adana Mutabakatı Haber - Haberler - Adana Mutabakatı haberleri, son dakika adana mutabakatı haber ve gelişmeleri burada. Son dakika haberi | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar'da yayımlanan The Peninsula gazetesine mülakat verdi: (1).
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 30.11.2020 14:57:32. #1.14#
title