Abdullah Öcalan Yazıları

Abdullah Öcalan

Abdullah Öcalan

Ünvan: PKK'nın Kurucusu ve İlk Lideri

Doğum Yeri: Şanlıurfa / Türkiye

Doğum Tarihi: 04.04.1949 / -

Abdullah Öcalan Kimdir?

Abdullah Öcalan (4 Nisan 1949, Halfeti) veya zaman zaman kullanılan kısa adıyla Apo, çeşitli uluslararası kuruluşlar ve ülkeler tarafından terör örgütü olarak tanımlanan PKK'nın kurucusu ve ilk lideridir. Babası Ömer Öcalan Kürt, annesi Üveyş Öcalan ise baba tarafından Kürt, anne tarafından Türkmen kökenlidir. Öcalan, kendi söylemine göre annesinin Türk olduğunu belirtmiş, ancak kardeşi bu iddiayı reddetmiştir. Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi Ömerli (Amara) köyünde Ömer ve Üveyş Öcalan'ın altı çocuğundan üçüncüsü olarak doğdu. Asıl doğum yılı 1947 veya 1948 olmasına rağmen üniversite yıllarında kendisine verilen kartta 1951 yazmaktadır. Türkçeyi ilkokulda öğrenmiş, çocukluk yıllarında Türk askeri olmak istemiştir. 1966-1969 döneminde Ankara'da Anadolu Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi'nde okudu ve buradan mezun oldu. Lise yıllarında anti-komünist aktivitelere katıldı. 1969 yılının Temmuz ayından 1970 yılının Ekim ayına kadar Diyarbakır'da kadastro memurluğu yaptı. Diyarbakır'daki görevinden, Bakırköy Tapulama Müdürlüğü'ne atanıp İstanbul'a geldi. 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve aynı yıl Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne yatay geçiş yaptı.

Üniversite yıllarıyla beraber komünist görüşlere ilgi duymaya başladı. 1970 yılında İstanbul'da Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) şubesi üyesi olarak politik faaliyetlere başladı. Mahir Çayan çizgisindeki THKP/C ile ilgilendi ve Nisan 1972'de Şafak Bildirisi'ni dağıtırken yakalanarak yedi ay Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu kaldı. 1974 yılında bir grup öğrenci arkadaşı ile birlikte Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği'ni kurdu. Ankara'da kurulan dernek, kısa bir süre içinde Güneydoğu Anadolu'ya taşınmış ve bölgedeki gençler arasında propaganda faaliyetlerinde bulunmuştur. Derneğin kurucuları arasında Cemil Bayık, Duran Kalkan, Rıza Altun, Mustafa Karasu, Kemal Pir, Mazlum Doğan, Haki Karer ve Mehmet Hayri Durmuş gibi isimler bulunmaktaydı. Dernek 1975'te komünizm propagandası yapması sebebiyle kapatıldı.

Kesire Yıldırım ile 24 Mayıs 1978 günü Ankara'da evlendi. 1980'lerin başında ayrıldılar. 1988'de Atina'da PKK için çalışan Yıldırım, Öcalan'ı devirme girişiminde başarısız olduktan sonra ortadan kayboldu. 1988 yılında boşandıkları veya resmî olarak hiç boşanmadıklarına ilişkin iddialar bulunmaktadır.

27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesi Fis köyünde Kürdistan İşçi Partisi (PKK)'nin kurucuları arasında yer aldı. Toplantıya 22 kişi katıldı ve Öcalan, yedi kişilik parti yönetiminin genel sekreteri ve lideri seçildi. Ardından gerçekleşen 12 Eylül Darbesi döneminde örgütün 60 kadar yöneticisi öldürüldü ve birçok taraftarı tutuklandı. Bunun üzerine Öcalan, Temmuz 1979'da Suriye'ye geçti ve örgütün eylemlerini buradan yönetmeye başladı. PKK, Haziran 1981'de Türkiye'deki gücünü Suriye kontrolü altında bulunan Lübnan'a çekti ve Filistinli örgütlerden eğitim aldı. 1980'lerde Öcalan, örgüt içindeki gücünü konsolide etmek için çalıştı ve 1986'daki üçüncü kongrenin ardından PKK üzerinde kontrolü tam olarak ele geçirdi. Öcalan'ın liderliği altında 1980'ler ve 1990'larda çok sayıda eylem düzenlendi. 1990'da Körfez Savaşı'nın ardından stratejisini değiştirerek daha büyük çaplı saldırıları tercih etmeye başladı. 1993'te tek taraflı ateşkes ilan etti ancak Bingöl saldırısının ardından çatışmalar yeniden başladı.

Eylül 1998'de Türkiye'nin baskısı sonucu Suriye tarafından sınır dışı edilen Öcalan, Yunanistan, Rusya ve İtalya'ya sığınma talebinde bulundu ancak kabul edilmedi. 2 Şubat 1999'da Kenya, Nairobi'de bulunan Yunan Konsolosluğu'na getirildi. 15 Şubat 1999'da konsolosluktan ayrılıp Nairobi Havalimanı'na götürüldüğünde Türk güvenlik güçlerince yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Türkiye, Öcalan'ın yakalandığını 16 Şubat 1999'da Başbakan Bülent Ecevit'in açıklamasıyla öğrendi. 28 Nisan 1999'da, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesine göre vatana ihanet suçu gereğince hakkında idam cezası istendi. 29 Haziran 1999'da "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçuyla idama mahkûm edildi. Avrupa Birliği uyum yasaları gereğince cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. O günden bu yana İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.

Öcalan, İmralı Adası'ndaki cezaevinde "esnek, çok kültürlü, anti-tekelci ve uzlaşma odaklı" olarak tarif ettiği Demokratik Konfederalizm adlı bir politik kuram geliştirmiştir. Klasik Marksist-Leninist görüşlerin, Murray Bookchin'in komünalizme dair fikirleri ile ekoloji ve feminizm gibi konuların harmanlanması sonucu oluşan bu doktrine göre, Ortadoğu'nun toplumsal yapısına en uygun model konfederal bir yapıdır. Öcalan, 22 Arap devletinin kendi arasında bu durumu gerçekleştirebileceğini, buna benzer olarak Türklerin de kendi aralarında "Türk demokratik konfederalizmi" kurabileceğini ifade etmiştir. Öcalan cezaevinde ayrıca jineoloji kuramını teorize etmiştir. Öcalan'ın İmralı Adası'nda kaldığı hücrenin küçük ve genel cezaevi koşullarının kötü olduğu öne sürülerek serhildan adı verilen protesto gösterileri gerçekleşmiştir. 2013 yılının başlarında, PKK'nın silahlarını bırakması ve barışın sağlanması amacıyla Öcalan ile görüşülmeye başlandı ancak görüşmeler sonuçsuz kaldı.