Gazeteci Hasan Tahsin Coşkun'un Vefatı
Antalya'da Geçen Yıl 3 Temmuzda Kalp Krizi Sonucu Hayatını Kaybeden Akdeniz Konyaaltı Gazetesi'nin İmtiyaz Sahibi Hasan Tahsin Coşkun'un, Ailesi Tarafından Götürüldüğü Hastanelerde 3
Antalya'da geçen yıl 3 Temmuzda kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Akdeniz Konyaaltı Gazetesi'nin İmtiyaz Sahibi Hasan Tahsin Coşkun'un, ailesi tarafından götürüldüğü hastanelerde 3.5 saat dolaştırılması ve ölümünde ihmal bulunduğu iddiasıyla açılan davada, 4 doktorun yargılanmasına başlandı.
Antalya Cumhuriyet Savcılığı, gazeteci Hasan Tahsin Coşkun'un vefatı sonrası ailesi tarafından gündeme getirilen ihmal iddiaları ve suç duyurusuna ilişkin soruşturmayı tamamladı. Savcılık, Coşkun'un tedavi amacıyla ailesi tarafından götürüldüğü Özel Meditalya Tıp Merkezi hekimi Ömer Haydar İnan, Atatürk Devlet Hastanesi hekimi Alp Cenit ile Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görevli doktorlar Murathan Küçük ve İbrahim Armağan hakkında, 'taksirle ölüme neden olmak' suçlamasıyla dava açtı.
Coşkun'un ailesinin olay gecesi yaşadıklarına yönelik beyanları ve doktorlarla ilgili suçlamalarıyla hazırlanan iddianamede, rahatsızlanan Hasan Tahsin Coşkun'a, götürüldüğü Özel Meditalya Tıp Merkezi'nde Ömer Haydar İnan'ın, kalp krizi teşhisi koyarak aspirin verdiği ve kardiyoloji uzmanı bulunmadığını söyleyerek en yakın devlet hastanesine gitmelerini söylediği belirtildi.
İddianamede, tıp merkezinden, herhangi bir ambulans ya da sağlık görevlisi sağlanmadan ailesi tarafından kendi araçlarıyla Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürülen Coşkun'a, burada da görevli doktor Alp Cenit'in kustuğunu görmesine rağmen hiç bir müdahalede bulunmadığı ve kardiyoloji uzmanı bulunmadığını söyleyerek Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ambulans ya da sağlık görevlisi olmadan sevk ettiği ileri sürüldü.
Yine ailesi tarafından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Hasan Coşkun'un, görevli doktorlar Murathan Küçük ile İbrahim Armağan'ın, kalp grafisi çekerek anjiyoya alacaklarını söyledikleri ancak buna karşın bir saat boyunca sedye üzerinde beklettikleri öne sürülen iddianamede, bu sürenin sonunda anjiyo cihazının bozuk olduğu söylenerek Coşkun'un Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildiği belirtildi.
İddianamede, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde yapılan anjiyoya rağmen kurtarılamayan ve hayatını kaybeden Hasan Tahsin Coşkun'un ailesinin, bu doktorlar hakkında, kendilerine vakit kaybettirerek gerekli ambulans ve sağlık görevlisi refakati vermeyerek Coşkun'un ölümüne sebebiyet verdikleri iddiasıyla şikayetçi oldukları kaydedildi.
İddianamede, şikayetçilerin ve tanıkların ifadeleri ile şüpheli beyanlarının, görev yazılarının desteklenmesiyle 4 doktorun Hasan Tahsin Coşkun'un ölümünde kusurlu olduklarının anlaşıldığı ileri sürüldü.
- SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER-
Davanın ilk duruşması Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanıklardan doktor Ömer Haydar İnan ile Coşkun'un eşi Ayla Coşkun, oğulları İhsan ile Ferit Coşkun avukatlarıyla birlikte katıldı.
Duruşmada ifade veren İhsan Coşkun, iddianamedeki beyanlarında yer alan saatleri ve süreci dile getirerek, saatlerce hastanelerde dolaştırıldıktan sonra babası Hasan Tahsin Coşkun'u kaybettiklerini söyledi. Coşkun, babasının ölümününden sorumlu olanların cezalandırılmasını istedi.
Ailenin avukatı Nizamettin Sağır da, kalp krizinde zamanın çok önemli olduğunu ancak Coşkun'a saatlerce müdahale edilmediğini belirterek, 'Suçluların cezalandırılması gerekiyor. Sağlık skandalının yetkililer tarafından araştırılarak, başka bir hayatın bu skandallar nedeniyle kaybedilmemesi gereklidir' dedi.
Sağır, anjiyo cihazın bozulma saati, hemşirelerin işe geliş ve gidiş saati, cihazın kaç yılında alındığı, Atatürk Devlet Hastanesi'ndeki doktorun nerede olduğunun araştırılmasını da talep etti.
Sanık doktorlardan Ömer Haydar İnan da ifadesinde, Hasan Tahsin Coşkun'a, kendisinin acil servis pratisyen hekimi olarak gerekli müdahaleyi yaptığını, Coşkun'un konuştuğunu, bilincinin açık ve genel durumunun iyi olduğunu belirterek, bütün olumlu tetkiklere rağmen kardiyologa gösterilmesini söylediğini, aspirin vererek ailesiyle gönderdiğini kaydetti.
Duruşma, ifadeler ve taleplerin dinlenmesinin ardından diğer sanık doktorların da ifadelerinin alınması amacıyla zorla getirme emri çıkarıldı. Duruşma Ekim ayına ertelendi.
(SEY-ŞEN-SU) - ANTALYA










