2010 yılında Milli Eğitim Bakanlığı 2010/18 sayılı bir genelge yayınlayarak "İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Değerler Eğitimi" adıyla uygulanmaya başlandı.
Aslında uygulama her ne kadar adı içeriği ve başlığıyla netleştirilip uygulanmaya başlandıysa bu yeni bir şey değildi.
Cumhuriyet tarihinin daha ilk yıllarından "Malumat-ı Medeniye ve Ahlakiye" adıyla müfredata yedirilmiş ise de 2010 yılında yayınlanan 18 sayılı genelgeyle daha da öne çıkarıldı kalın çizgilerle altı daha belirgin çizilmeye başlandı.
2017 yılına gelindiğinde "Kök Değerler" adıyla anılarak müfredata dahil edildi. Bunun içerisinde; Adalet, Dostluk, Dürüstlük, Sevgi, Saygı, Öz Denetim, Sabır, Sorumluluk, Yardımseverlik ve Vatanseverlik kavramlarıyla 10 kök değer yer alıyor.
Bu değerler, Türkçe, Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve diğer derslere yedirilip, okuma metinleri veya soru metinlerine kadar entegre edilip pekiştirilmeye çalışılıyor.
Ayın değeri seçilip, seçilen değer pano ve benzeri araçlarla, sadece derste değil teneffüste, kantinde, bahçede daha da öne çıkarılmaya çalışılıyor.
Bununla da yetinmedik, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet ortaklığıyla da "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" diyerek ÇEDES ile uygulamanın alanını ve etkisini arttırmaya çalıştık.
Peki hiç düşündünüz mü genelde Cumhuriyetle başlayan eğitim müfredatımızdan eksik edilmeyen bu değerleri gençlerimize ne kadar benimsettik.
Bu çabanın sonuçlarını bugüne dek ölçtük mü ya da ölçmeyi düşündük mü?
Her gün farklı onlarca haberle önümüze gelen örnekler ışığında düşündüğümde bu değerleri biliyor ama yaşamıyor olduğumuzu düşünüyorum.
Hatırladığım son birkaç örnekle neden böyle düşündüğümü söyleyeyim.
Babasını öldüresiye döverek o anın görüntülerini amcalarına atıp gelip kardeşinizi alın diyeni, Akranları tarafından zorbalığa uğrayıp özür dilettirilen ve ardından görüntüleri ifşa edilen 13 yaşındaki kız çocuğunun görüntüleri.
"Bu para nereden geliyor" diye soran babasına, sosyal medya hesabının görüntüsünü atıp abaza sapkınların taciz mesajlarını cevaben yollayan ergen kızın sapıtmış hali..
Ve benzeri onlarca örnek sanırım sonuçlara ilişkin çok da başarılı olamadığımızı anlatmaya yeter.









