Jeopolitik risklerin getirdiği belirsizlik küresel piyasaların gündemindeki yerini koruyor. Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatlarını yeniden 90 dolar doların üzerine taşıması ile global enflasyon ve yüksek faiz oranları kaygısı yatırımcıların davranışlarına da yansıyor. Her ne kadar ABD ile İran arasındaki savaşın yakın zamanda bitebileceğine ilişkin umutlar tükenmiş olmasa da piyasa aktörleri temkinli kalmanın faydalarının şimdilik daha yüksek olacağını düşünüyorlar gibi görünüyor.
Salı günü 67 bin dolara yaklaşan Bitcoin, içinde bulunduğumuz bu ekosistemde son iki günde değer kaybetti ve %2.5 civarında bir düşüş izledik. Geri çekilmenin kısa vadede kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceği, yatırım evrenindeki piyasa algısına bağlı olacak ancak bunu teknik analiz diline de tercüme ederek anlatacağız.
Öncelikle, jeopolitik risklere rağmen piyasaları bir süredir ayakta tutan büyük teknoloji şirketlerinin durumuna ilişkin piyasa algısından söz etmek gerekir. Google’ın çatı şirketi Alphabet dün ikinci çeyrek finansal tablolarını yayınladı ve şirketin yıllık bazda kâr ve gelirinin önemli ölçüde arttığını gördük. Yatırımcıları endişelendiren konu ise Alphabet’in yapay zekâ harcamaları konusunda hala cömert bir tutum içerisinde olmasıydı. Piyasalar bu skaladaki büyük şirketlerin söz konusu harcamalarının “yatırım dönüş oranı” konusunda kaygılar taşıyor ve sektörde beklenen ilerleme kaydedilemezse bunlar büyük zararlara dönüşme riski taşıyor. Bu gibi bir durum piyasaların risk alma konusundaki iştahını da derinden sarsabileceği için kripto para birimlerinin değeri için de önemli bir faktör olarak merceğimiz altında yer alıyor.
Diğer taraftan, Orta Doğu’da yakın zamanda bir barış sağlanabileceğine ilişkin beklentiler yeniden rafa kalkmış gibi görünüyor. ABD ve İran’ın karşılıklı tehditlerinin yanında Yemen’deki Husilerin, Suudi Arabistan hamlesi ile denklemde önemli bir aktör olarak yeniden öne çıkması durumu biraz daha karmaşıklaştırıyor. Başkan Trump, İran’ın bir anlaşma yapmak istediğini, ancak buna henüz hazır olmadığını söyledi. İki ülke arasındaki diyaloğun arabulucular vasıtası ile devam ettiği söyleniyor ancak ufukta bir anlaşma şimdilik görünmüyor.
Dijital varlıklar hakkında gelecek öngörüsü yapmak için dikkate almamız gereken bir diğer konu ise, yukarıda bahsettiğimiz temel belirleyici dinamiklerin piyasalar tarafından nasıl algılandığı ve bunların fiyatlar üzerindeki yansımaları. Orta Doğu gerilimi petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyor. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı 93 dolara kadar çıktı ve bu son bir haftada yaklaşık %13’lük bir yükseliş anlamına geliyor. Bugün Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası kararlarını alacağız ancak piyasalar daha çok, yüksek enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki etkilerinin merkez bankaları tarafında nasıl karşılık bulduğunu ABD Merkez Bankası’nın (FED) 29 Temmuz’da sona erecek olan toplantısında anlamaya çalışacaklar. CME FedWatch Tool’a göre piyasalar Eylül ayında FED’in 25 baz puanlık bir faiz artırımına gitme ihtimalini yaklaşık %55 olarak fiyatlıyorlar. Yüksek faiz oranları, ya da daha doğru bir ifadeyle, yükselmeye devam edeceği yönünde güçlenen faiz oranlarına ilişkin beklentiler, kripto para birimlerine baskı yapabilecek bir unsur diyebiliriz. Dolayısı ile bu başlık da tahmin modellerimizin içerisinde yer alan ciddi bir faktör olarak kalmaya devam edecek.
Teknik analiz tarafında baktığımızda, orta vadede Bitcoin fiyatının 63.400 dolar (Eylül 2023’ten, 2024’ün aynı ayına kadar olan yükseliş trendinin Fibonacci göstergesine göre 0,618 düzeltme seviyesi ve aynı zamanda 200 haftalık basit hareketli ortalama (SMA)) seviyesinin üzerinde kalmaya devam ettiği sürece, ara geri çekilmeler görecek olsak da, yükselişinin devam edebileceğine yönelik görüşümüzü koruduğumuzu ifade edebiliriz.
Diğer taraftan daha kısa vadeli grafiklerde dikkat çekici bir eşik noktası olan 50 günlük üssel hareketli ortalama (EMA) -65.150- olarak karşımıza çıkıyor. Bu raporun hazırlandığı sırada spot Bitcoin fiyatı 65.550 dolar civarındaydı. 50 günlük EMA seviyesinin aşağı yönlü kırılması halinde kısa vadede düşüşlerin sürebileceğini ve bunun 63.400 civarına kadar devam edebileceğini söyleyebiliriz. Ancak 50 günlük EMA seviyesi olan 65.150 dolar desteğinin korunması halinde Bitcoin tepki yükselişi için bir koridor yakalayabilir. Bu gibi bir durumda kısa ve orta vadeli görünümler yeniden eşitlenebilir ve piyasalardaki risk algısının yükselmesinin de desteği ile yeni bir mini ralli izleyebiliriz.
Yukarıda bahsettiğimiz senaryolar konusunda belirleyici olacak dinamikler yazımızın genelinde bahsettiklerimizin etrafında şekillenecek gibi görünüyor. Ayrıca Clarity yasasının yakın zamanda Senato’nın onayına gelebileceği de konuşuluyor ve küresel gündem dışında dijital varlıkların kendisine özgü bu gibi bir katalizör yükseliş için yatırımcılara farklı bir bahane üretme fırsatı verebilir. Ancak şimdilik global konjonktür, piyasa katılımcılarının ek risk almak için pek iştahlı olmayabileceğine işaret ediyor.










