Eser Karlık

Sistem Kusuyor: Epstein Arşivi, Çöken Piyasalar ve Büyük İllüzyonun Sonu

08.02.2026 00:05
Haber Detay Image

Ekranda kırmızı mumlar üst üste binerken herkes "teknik bir düzeltme" bekliyor, değil mi? Destekler, dirençler, seviyeler... Hepsini bir kenara bırakın. Bugün piyasayı yöneten şey artık matematik değil; New York'ta açılan o devasa tozlu klasörler, Washington'ın hırslı yalnızlığı ve küresel seçkinlerin birer birer düşen maskeleri.

Güven: Finansın En Büyük Balonu Söndü

Bitcoin 80 bin dolardan 50 binlerin kapısına dayanıp, gümüş bir günde %35'lik bir kara deliğe yuvarlanırken güvenli liman statüsü taşıyan altının %15 den fazla düşmesi aslında bize bir şey anlatıyorlar: "Geleneksel ya da Yenilikçi farketmez, Artık güvenmek çok zor" Çoğu kişi Epstein dosyalarını sadece bir suç haberi veya magazin sansasyonu sanıyor. Yanılıyorlar. 3 milyon sayfalık o devasa arşiv, küresel finansal elitin "etik zırhının" parçalanmasıdır. Dünyayı yönetenlerin, piyasaya yön verenlerin ve "güvenli liman" masallarını anlatanların ne kadar kirli olabileceği tescillendiğinde, sermaye ürker. Para, sahibinin temizliğine bakmaz ama sistemin bekasına bakar. Eğer sistemin tepesi çürümüşse, o sistemin içindeki her varlık (Bitcoin dahil) o çürümeden nasibini alır. Yani burada balon aslında sistemin kendisidir.

Jeopolitik Kaos: ABD Kendi Masasını Deviriyor

Gelin dürüst olalım; yıllardır "ABD ne derse o olur" konforuna (veya nefretine) o kadar alıştık ki, masanın sahipsiz kalabileceği ihtimalini hiç düşünmedik. Ama bugün gördüğümüz şey, ABD'nin bir seçim yapması değil; aslında bir havlu atma hikayesi. Artık karşımızda "dünya düzenini ben sağlarım" diyen o eski heybetli jandarma yok. Kendi dertlerine gömülmüş, müttefiklerine "kendi başınızın çaresine bakın" diyen, kapılarını içeriden kilitlemiş bir Amerika var.

Trump'ın o meşhur gümrük vergileri sadece birer ekonomik hamle değil; dünyaya atılmış birer "Sizinle işim bitti" mesajıdır. Trump, küresel ticaretin o nazik çarklarına çomağı soktu ve müttefiklerini birer ortağa değil, birer rakibe dönüştürdü. Eskiden kriz anlarında gözümüz Washington'a çevrilirdi; "Bir çözüm bulurlar" derdik. Şimdi ise herkes birbirine şüpheyle bakıyor. Avrupa şaşkın, Asya tetikte, biz ise tam ortada fırtınanın yönünü kestirmeye çalışıyoruz.

Piyasa neden bu kadar hırçın? Çünkü finans dünyası sahipsizliği sevmez. Eskiden bir savaş çıktığında veya jeopolitik bir kriz koptuğunda ezberimiz belliydi: "Altın yükselir, güvenli limana kaçılır." Ama bugün o kural kitabı yırtılıp çöpe atıldı. Gümüşte %35, altında %15 gibi "mantık dışı" düşüşler görüyorsak, bu artık bir kâr satışı değil, bir güven iflasıdır. Büyük sermaye artık şunu diyor: "Eğer bu oyunun kuralları her sabah bir tweetle değişebiliyorsa, ben bu masada oynamıyorum." ABD'nin kendi içine dönmesi, sadece bir yalnızlık tercihi değil; küresel bir yangının fitilidir. Çünkü o çekildikçe açılan boşluğu adalet veya barış değil, kontrolsüz bir kaos dolduruyor. Ve biz bu kaosun ortasında, Epstein belgeleriyle ahlaki zemini, Trump'ın vergileriyle de ekonomik zemini kaybetmiş bir dünyada yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.

1983'ten Bu Yana...

Bizler çok kriz gördük, çok "reset" hikayesi dinledik. Ama bu seferki farklı. Bu sefer sadece paranın değeri düşmüyor; insanın ve sistemin değeri düşüyor. Epstein belgeleriyle yerle bir olan "kurumsal onur", finansal varlıkların grafiklerindeki her sert düşüşün arkasındaki asıl sebeptir.

Şu an hepinizin "Hangi tuşa basalım? Alalım mı, satalım mı?" dediğini duyar gibiyim. Ama 40 yılı devirmiş (1983'ten beri bu dünyanın tozunu yutan biri) olarak size şunu söyleyeyim: Sistem kusarken, kusmuktan inci toplamaya çalışılmaz. Önce üzerinize bulaşmamasını sağlamalısınız.

Peki, bu kaosun ortasında akıl sağlığımızı ve cüzdanımızı nasıl koruyacağız?

Ekranı Kapatın, Pencereyi Açın: Eğer bir grafik, Epstein dosyalarındaki bir isimden veya Trump'ın attığı bir gümrük tweetinden daha çok canınızı yakıyorsa, oyunu yanlış okuyorsunuz demektir. Teknik analiz, normal zamanların oyuncağıdır. Kaos zamanlarında sadece "büyük resim" hayatta tutar.

Likit Kalmak Bir Lükstür: Gümüşün ve altının bile sarsıldığı bir yerde "en güvenli varlık" sizin henüz bir şeye bağlamadığınız sermayenizdir. Her düşüşü "dipten alma fırsatı" olarak görmeyin. Bazı düşüşler fırsat değil, bir sistemin tasfiyesidir. Nakit, bu dönemde sadece bir araç değil, bir kalkandır.

Ahlaki ve Zihinsel Tahkimat: Epstein belgeleri bize şunu gösterdi: En tepedekiler çürümüşse, altındakilerin sağlam kalması imkansızdır. Kendi yerel güvenli alanlarınızı yaratın. Bilginizi, ağınızı ve ailenizi sistemin dışında tutabilecek planlar yapın.

Sürüden Ayrılın: Herkes "Bitcoin nereye gider?" diye sorarken, siz "Sistem neden bu hale geldi?" diye sorun. Cevabı bulduğunuzda, doğru pozisyonu zaten almış olacaksınız.

Dünya daha önce de yandı, daha önce de yıkıldı. Ama bu seferki yangın dışarıdan değil, tam merkezden, "güven" odasından başladı. Mumların rengine değil, dumanın nereden geldiğine odaklanın.

Gözünüz açık, zihniniz berrak olsun. Çünkü bu fırtınada sadece rakamları okuyanlar değil, hikayeyi anlayanlar limana varacak.

Yazarın Tüm Yazıları