Davut, Süleyman ve "Siyon" Yıldızı: Sembollerin Siyasi ve Teolojik Dönüşümü (Otu Çek Köküne Bak)
Tarih boyunca semboller, birer bayrak gibi el değiştirmiş ve her kültür onlara kendi ruhunu üflemiştir. Bugün yaygın olarak Siyon Yıldızı (Magen David) adıyla anılan altı köşeli yıldız, aslında kökleri çok daha eskiye dayanan evrensel bir geometrik formdur. Ancak bu sembolün Hz. Davut ve Hz. Süleyman ile ilişkisi ve Müslümanların bu sembole karşı değişen tutumu, ciddi bir tarihsel paradoks barındırır.
Yahudi geleneğinde bu sembol "Davut'un Kalkanı" (Magen David) olarak geçer. Rivayete göre Kral Davut, savaşlarda bu yıldızın koruyucu gücüne inanmış ve kalkanında taşımıştır. Oğlu Hz. Süleyman ise bu formu bir yüzük (mühür) haline getirerek doğaüstü güçlere hükmetmek için kullanmıştır.
İslam inancında da bu süreç benzer şekilde kabul edilir; ancak bir farkla: İslam, Davut ve Süleyman'ı sadece birer Yahudi kralı değil, Allah'ın vahyini taşıyan Müslüman peygamberler olarak görür. Dolayısıyla onlara ait olan her şey (mühür dahil) Müslümanlar için de kutsaldır.
Modern dönemden önce Müslümanların bu yıldızı kullanmasında hiçbir "tutarsızlık" yoktu. Aksine, büyük bir gururla kullanılıyordu:
Barbaros Hayrettin Paşa gibi büyük amiraller, rüzgara ve denizlere hükmetme arzusuyla bu yıldızı sancaklarına işlediler.
Selçuklu ve Karamanlı beylikleri, cami kubbelerini ve kapılarını bu motifle süslediler (Örn: Karaman Valide Sultan Camii).
Osmanlı Padişahları, koruyucu bir tılsım olarak tılsımlı gömleklerine Mührü Süleyman'ı nakşettiler.
Bu dönemde Müslümanlar için bu yıldız, "Yahudi sembolü" değil, "Peygamber Süleyman'ın Mirası" idi.
Müslümanların bu sembolle olan ilişkisindeki kırılma ve bugün hissedilen "tutarsızlık", 20. yüzyılın siyasi gelişmeleriyle başlamıştır:
A. Sembolün Siyonistleşmesi: 19. yüzyılın sonunda Siyonizm hareketi, bu yıldızı ulusal bir amblem olarak seçti. 1948'de İsrail Devleti kurulup bu yıldızı bayrağına koyduğunda, sembolün evrensel ve dini anlamı "siyasi bir kimliğe" büründü.
C. Paradoksal Durum: Müslümanların bugün hem Hz. Süleyman'ı bir İslam peygamberi olarak kutsayıp hem de onun mührünü "Siyonist simgesi" diyerek dışlaması, teolojik bir tutarsızlık yaratmaktadır. Kendi tarihsel mirasını (Barbaros'un sancağı gibi) bir başka devlete tamamen "terk etmek", kültürel bir hafıza kaybıdır.
Mührü Süleyman, aslında semavi dinlerin ortak mirasıdır. Müslümanların bu sembolü bugün "Siyonist yıldızı" diye reddetmesi, İsrail'in sembolü sahiplenmesinden ziyade, Müslümanların kendi tarihsel derinliklerinden kopmasıyla ilgilidir. Sembolün anlamı, ona bakanın niyetine göre değişse de, tarihteki izleri silmek mümkün değildir.









