Semih Çelik Yazıları

Semih Çelik

Semih Çelik

Ünvan: Kasap

Doğum Tarihi: - / 04.10.2024

Semih Çelik Kimdir?

Semih Çelik, 4 Ekim 2024 tarihinde İstanbul'un Fatih ve Eyüpsultan ilçelerinde işlediği iki cinayetle Türkiye'nin gündemine oturan 19 yaşındaki bir gençtir. Oğuz Canpolat Anadolu Lisesi'ni üçüncü sınıfta bıraktıktan sonra kasaplık eğitimi almış olan Çelik, kasaplık mesleğiyle uğraşmaktaydı. Olaydan önce akıl hastalıkları sebebiyle 2024 yılında akıl hastanesinde beş kez tedavi görmüş, hakkında iki kez kayıp ihbarı verilmiş ve bir kez intihara teşebbüs etmişti. Geçmişte yaşadığı intihar girişimleri ve psikolojik sorunlarıyla tanınmaktadır. Polis tarafından yapılan araştırmada suç kaydı olmadığı tespit edilen Semih Çelik'in evinde yapılan incelemede İkbal Uzuner'in cesedine benzer bir karakalem çizim bulunduğu belirtilmiş, babası Adem Çelik'in beyanına göre oğlunun maktul İkbal Uzuner ile sınıf arkadaşı olduğu ve psikiyatrik rahatsızlığından dolayı akıl hastanesinde tedavi görmüş olduğu söylenmiştir.

Semih Çelik, ailesine Ayşenur Halil'in evde olduğunu ve eve gelmemelerini söyledi. Eyüpsultan'da oturduğu belirlenen Semih Çelik önce kız arkadaşı olduğu iddia edilen Ayşenur Halil'i evine çağırdı. Saat 10.31'de kafasını ve dilini keserek öldürdü. Polise ise konumunda bir cinayet işlendiğini belirterek uzaklaştı. Daha sonra İkbal Uzuner'i, Fatih'te sur dibinde saat 13.58'de buluştuktan sonra surlara çıkararak öldürdü. Uzuner'in cesedini parçalara ayırarak kafasını surlardan aşağı attı, gövdesi ve bedenini surların üzerinde bıraktı. Edirnekapı surlarında işlediği cinayetin ardından katil boynuna ip dolayıp aşağı atlayarak intihar etti. 5 Ekim 2024 tarihinde, İkbal Uzuner, Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenazeye İstanbul Valisi Davut Gül ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan da katıldı. Aynı gün, Ayşenur Halil de Pazariçi Sadet Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Semih Çelik'in cenazesi ise güvenlik sebebiyle iptal edildi, daha sonra Kilyos Mezarlığında 3 kişinin katılımıyla toprağa verildi. Polisin Semih Çelik'in evinde yaptığı inceleme neticesinde evde Satanizme ait objelerin ve haç işaretlerinin bulunduğu tespit edildi.

Olay sonrasında ailelerin ifadeleri alındı. Semih Çelik'in annesi Hafize Çelik oğlunun hasta olduğunu, onu doktorlara götürdüğünü, İkbal Uzuner'in ailesini de bu durumla alakalı ikaz ettiğini ifadesinde belirtti ve oğlunun ona zarar vermesini önlemek için Uzuner ailesine ortadan kaybolmaları gerektiğini söyledi. Oğlu ve İkbal'in beraber intihar edeceklerini ancak İkbal'in daha sonradan vazgeçtiğini; İkbal'in, oğlunu sürekli aradığını söyledi. Semih'in kendi kalbine bıçak sapladığını ve Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde yattığını da ifadesine ekledi. Uzuner ailesinin gerekli önlemleri almadığını iddia etti. Semih Çelik'in babası oğlunun onu da öldürmek istediğini ifadesinde belirtti. Oğlunun lise döneminde öğretmeninin kendisini arayarak oğlunun; okuldaki bir arkadaşından uzak durması talimatını verdiğini, oğlunun okumak istemediğini ve liseyi dışarıdan bitirdiğini söyledi. Semih'in babası; oğlunun, Uzuner'in annesinin eşini arayarak İkbal'i intihara teşvik ettiğini söyledi. Semih Çelik'in ayrıldığı liseden arkadaşı Ayşenur Halil ile ilişkiye başladı; Ayşenur, Çelik'in evine gelip beraber vakit geçirmeye başladı. Olay günü babasını arayan Çelik, Ayşenur'un evde olduğunu ve eve gelmemesi gerektiğini söyledi. Birkaç saat sonra ise polislerin evde olduğunu ve eve geçmesi gerektiğini söyledi. Baba Adem Çelik eve gittiğinde Ayşenur'un öldüğünü öğrendi. Adem Çelik, oğlunun ev yaşamında kendisine ölümle alakalı sorular sorduğu, sanrılar gördüğü, odasında kesici alet bulundurduğunu ifadesinde belirtti. 16 yaşından evvel namaz kıldığını, COVID-19 pandemisi ile beraber varoluşsal sorgulamalar yapmaya başladığını da ifadesine ekledi. Rehber öğretmeni, Semih'in yazılıma yatkınlığı olduğunu söyleyince, bunun üzerine babası Semih'e bir bilgisayar aldı. Semih'in kendisine alınan bilgisayarla devamlı vakit geçirdiğini, ailesi odasına girdiğinde panikleyerek bilgisayarı kapattığını ifadesine ekledi. Babası, onun bilgisayarda ne yaptığını bilgisayarında şifre bulunması sebebiyle tespit edemediğini söyledi. Oğlunun odasında şeytana benzer garip görünümlü çizimlerin olduğunu, sorduğunda ise oğlunun "siz anlamazsınız, düşünce yapılarımız değişik" benzeri bir cevap verdiğini, kasaplık yaptığını ve uyuşturucu madde kullandığını da beyan etti. Çelik'in telefonunda yapılan incelemede, incel topluluklarıyla iletişim kurduğu keşfedildi. Cinayetin ardından incel grupları tarafından cinayeti destekleyici paylaşımlar yapıldı. Bunun üzerine cumhuriyet başsavcılıkları harekete geçti, şüphelileri gözaltına aldı. Ardından 9 Ekim'de Discord, Türkiye'den erişime engellendi. 13 Ekim'de, maktul İkbal Uzuner'in telefon şifresinin çözüldüğü ve aynı zamanda Çelik'in bilgisayarında da incelemelerin devam ettiği aktarıldı. Çelik'in Uzuner'i surlarda bulunan bir odada 4 saat içerisinde parçalara ayırdığı ve daha sonra surların tepesine taşıdığı belirlendi. 20 Aralık tarihinde Çelik ailesi asliye hukuk mahkemesine başvurarak soyadlarının bu olay yüzünden can güvenliklerini tehlikeye attığını, tehdide uğradıklarını belirterek soyad değişikliği davası açtı. 27 Ocak 2025 tarihinde soruşturma, takipsizlik kararıyla sonuçlandırılıp dosya kapandı. Bu aşamada dosya; adli tıp raporları, fail ve kurbanlar hakkında birtakım yeni bilgiler içeriyordu.

Cinayetlerin birinci yıldönümü olan 4 Ekim 2025 tarihinde Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Edirnekapı Surları önünde basın açıklaması yaptı. Aynı gün Kadın Dayanışma Komiteleri tarafından İstanbul, Ankara, İzmir, Denizli, Eskişehir ve Mersin'de eylemler düzenlendi, yürüyüşler yapıldı.