Reuven Rivlin Yazıları

Reuven Rivlin

Reuven Rivlin

Ünvan: İsrail Devleti'nin 10. Devlet Başkanı

Doğum Tarihi: 09.09.1939 / -

Reuven Rivlin Kimdir?

Reuven "Ruvi" Rivlin (İbranice: רְאוּבֵן "רוּבִי" רִיבְלִין, d. 9 Eylül 1939), İsrailli avukat, siyasetçi ve 2014-2021 yılları arasında İsrail Devleti'nin 10. devlet başkanıdır.

Reuven Rivlin, Birleşik Krallık Filistin Mandası’nda, Rivlin ailesinin bir üyesi olarak dünyaya geldi. Vilna Gaon’un öğrencilerinin neslindendir. Rachel Rivlin ve Kur'an'ın ilk İbranice baskısını yazan ve İsrail’in üçüncü Başkanı olmaya aday olmuş olan Yosef Yoel Rivlin’in oğludur. Rivlin ailesi 1809 yılından itibaren Kudüs’te yaşamaktadır. Rivlin, Kudüs İbrani Üniversitesi’nde hukuk okumuş ve avukat olarak çalışmıştır. Nechama Rivlin ile evli olup dört çocuğa sahiptir. Rivlin, 1960’ların sonlarından itibaren vejetaryen olarak beslenmektedir. Rivlin, Betar Kudüs Futbol Kulübü’ne olan desteğiyle çok anılır ve bazen "Betar’ın en kıdemli fanatiği" olarak adlandırılır. Betar'ı ilk kez 7 yaşındayken 1946 yılındaki bir maçta izlemiştir. Ayrıca hukuk müşaviri, yönetim kurulu başkanı ve "Betar Kudüs Spor Derneği" takım yöneticisi olarak da görev yapmıştır.

Politika Kariyeri
Rivlin ilk olarak 12. Knesset’e 1988 yılında seçildi ve 1988-1993 yılları arasında Likud Partisi’nin kurul başkanlığını yaptı. Koltuğunu 1992 seçimlerinde kaybetti ama bir sonraki 1996 seçimlerinde Knesset’e döndü. 1999 yılında tekrar seçilmesinden sonra 2001 yılında İletişim Bakanlığına atandı ve Mart 2001'den Şubat 2003'e kadar bu görevi sürdürdü. Bir sonraki 2003 seçimlerinde Knesset Meclis Başkanı seçildi. Meclis Başkanı olduğu dönemde, görevinin tarafsızlık geleneğini bozmakla eleştirildi. Ariel Şaron’un Gazze’den çekilme planının en büyük eleştiricilerindendi ve halk önünde, Yüksek Mahkeme’nin yasaları yasadışı olarak ilan edebilme yetkisi ile ilgili, Başhakim Aharon Barak ile yüzleşti. Rivlin 2006 ve 2009 yıllarında tekrar seçildi. 10 Mart 2009 tarihinde ikinci kez Knesset başkanı seçildi ve bu görevi Şubat 2013 tarihindeki seçimlere kadar yürüttü. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimine Likud adayı olarak girdi. Birinci oylama sonucu Kadima adayı Şimon Peres’in açık ara destekle ikinci bir seçimi yeneceğini gördüğünde seçimden çekildi. 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde, ikinci turda Meir Sheetrit’e karşı kazanarak Cumhurbaşkanı oldu.

Cumhurbaşkanlığı
Rivlin, 10 Haziran 2014 tarihinde, 63 Knesset üyesinin desteğiyle, ikinci turda Meir Sheetrit’e karşı cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandı ve İsrail’in 10. Cumhurbaşkanı oldu. Rivlin hem Arap meclis üyelerinden hem de Batı Şeria’yı İsrail’e katmayı desteklemesinden dolayı, sağ partilerdeki Naftali Bennett ve Danny Danon gibi isimlerden oy aldı. Rivlin, 24 Temmuz 2014 tarihinde yemin ederek Şimon Peres’in yerini aldı ve görev süresi 2021 yılına kadar devam etti. Cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte Knesset üyeliği sona erdi.

25 Mart 2015 tarihinde, cumhurbaşkanlığı yetkisiyle, Binyamin Netanyahu’yu bir hafta önce gerçekleşen seçimler sonucunda hükümeti kurma yetkisini verdi. Tören esnasında, hükümetin ilk işinin, yıpranan İsrail-ABD ilişkilerini düzeltme olması gerektiğini belirtti. Netanyahu’nun seçim gününde Araplarla ilgili seçimde hile yaptıklarına dair söylemlerine ise, "Bugün seçim sandığındaki oylardan korkanlar, yarın sokaklarda taş atıldığını görür" diyerek cevap verdi. Diğer bir önemli konunun ise istikrar olduğunu belirtti ve yine erken bir seçime gitmemek için istikrar üzerine çalışılması gerektiğini ifade etti.

Temmuz 2015’te Filistinli bir eve İsrailli aşırıcıların attığı bir bomba sonucu Filistinli bir bebek öldü ve Rivlin bu bombalamayı kınadı. Bu kınamanın ardından Rivlin ölüm tehditleri aldı. Rivlin bu saldırıyı yapanları terörist olarak ilan etti ve bu insanların yanlış yolu seçtiğini belirtti. Ayrıca İsrail’in Yahudi dini terörizmine ve Yahudi radikallere karşı dikkatsiz olduğunu ifade etti.

Görüşleri ve Duruşu
İsrail’deki azınlık haklarıyla ilgili görüşleri
İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili milliyetçi duruşu öne çıksa da Rivlin, azınlık haklarını destekleyen biridir. Özellikle Arap İsraillilerin haklarıyla ilgili desteği bilinmektedir. Knesset meclis başkanlığı döneminde, Arap-İsrail şehri Umm El-Fahm’ı ziyaret etmesi devlete karşı olmak ve Filistin yanlısı olmakla eleştirilmiştir.

Birçok mecrada Rivlin’in İsrail’deki azınlıkların haklarını savunduğu görülmüştür. 2010 Haziran’ında Gazze filosunda bulunan Balad partisi Knesset üyelerinden Haneen Zoabi’nin Knesset’ten men edilmesini isteyen komitenin başvurusunu dikkate almadıktan sonra Rivlin kendisini tartışmalı konunun ortasında buldu. Birçok Knesset üyesi Zoabi’nin Knesset’ten men edilmesini ve devletin çıkarlarına karşı olan bu hareketinden dolayı cezalandırılmasını beklerken, diğer üyeler seçilmiş bir üyenin diğer politikacılar tarafından men edilmesinin demokrasiye ters düşeceği kanısındaydı. Rivlin’in bu hareketi birçok Knesset üyesi ve İsrail’in sağcıları tarafından kınandı fakat yabancı ve İsrailli birçok liberal, Rivlin’i İsrail demokrasisini savunduğu için kutladı.

Aynı yıl, hükümet tarafından maaşları ödenen 40 din adamı Yahudi İsraillilere, Yahudi olmayanlara ev kiralamamaları için çağrıda bulundu. Rivlin bu çağrıyı protesto ederek, "bana göre bu çağrı, Yahudi halkını utanç duruma düşürmektedir. Eğer dünyanın başka yerinde böyle bir şey Yahudilere karşı yapılsaydı, İsrail’de büyük yakarmalar ortaya çıkar ve antisemitizme karşı bir olma çağrılarında bulunurduk" dedi. İsrail topraklarında gözaltında bulunan Afrikalı mültecilerin durumu sorulduğunda Rivlin, "Bir demokrat ve Yahudi olarak, insanların toplanıp kapatıldıkları toplama kamplarıyla ilgili sıkıntılarım var" dedi.

2013 yılında Rivlin, destekçisi olduğu futbol takımının taraftarlarını, takıma eklenen iki yeni Arap oyuncuyu ırkçı protestolarla karşıladıkları için sert bir şekilde azarladı. Kendisini kulüpteki İslam karşıtı yaklaşımı bitirmekle görevlendirdi. Başkanlığa başlamasıyla birlikte, "İsrail toplumu hastadır ve bizim görevimiz bu hastalığa çare bulmaktır" diyerek toplumdaki Arap karşıtı ırkçılığa değindi. Kasım 2014'te Amir Benayoun’un gösterisini, Arap karşıtı şarkı yayınlamasından dolayı iptal etti.

Azınlık haklarına olan hassasiyetine rağmen Rivlin kadın hakları konusunda her zaman destekçi olmamıştır. Örneğin, 2000 yılında kadınların dua örtüsü giymelerini yasaklayan ve giydiklerinde yedi yıl hapisle cezalandırılmalarını öngören yasayı desteklemiştir. Yasa Knesset’ten geçmedi fakat bu desteği kendisi ve Amerikan-İsrailli kuzeni Lilly Rivlin’le arasını açtı. 2008 yılında, İngiliz Başbakanı Gordon Brown’ı "Hatikva"yı söyleyerek karşılayan Knesset korosunun içinde, sırf Knesset’teki Haredi üyelerden tepki almamak adına kadınların bulunmaması birçok İsrailliyi hayal kırıklığına uğrattı. Rivlin, meclis başkanı olarak Haredi üyeleri üzmemek adına koronun içerisinde kadın bulundurmadıklarını kabul etti.

İsrail-Filistin çatışması ile ilgili görüşleri
Rivlin’in iki devletli çözüme güçlü bir şekilde karşı olduğu bilinir ve tek devlet seçeneğinin bir versiyonunu desteklemiştir ve Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerine açıkça destek vermektedir. 29 Nisan 2010 tarihinde iki devletli çözümle ilgili, "Filistinlileri İsrail vatandaşı olarak kabul etmeyi, İsrail ve Batı Şeria’yı ikiye bölmeye tercih ederim. Bu görüş hem İsrail radikal solunun hem de İsrail radikal sağının görüşünü yansıtmaktadır. Oldukça tartışmalı bir görüştür ama günümüz İsrail ve Filistin sınırlarına ve durumlara bakıldığında oldukça destek de görmüş olan bir görüştür" demiştir.

Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendikten sonra Rivlin, Filistin halkı ve İslamla savaşmadıklarını, sadece katledici terörizmle savaştıklarını belirtti ve Batı Şeria’nın Tel Aviv kadar İsrail’in bir parçası olduğunu ifade etti. Ayrıca iki devletli çözümün, bir devlet koca bir güçken çok iyi bir çözüm olmayacağını belirtti.

Yahudilik üzerine düşünceleri
Laik olmasına rağmen Ortodoks olmayan Yahudilik hareketlerini eleştiren birisidir. Amerika’daki Reformist hareketin lideri olan Rick Jacobs, Rivlin’in görüşlerini sert ve aydınlanmamış olarak adlandırdı. 1989 yılında Rivlin, reformist Yahudileri "puta tapanlar" olarak adlandırdı ve 2007 yılında ise reformist hahamları unvanlarıyla anmayı reddetti. Cumhurbaşkanı olmadan önce Reformist Yahudiliğe eşit statü vermeye karşı çıktı. 2014 yılında bir Knesset görüşmesi esnasında, "Ortodoksluk dışı din değiştirmelere kabul olursa, Yahudilik dinsel bir statüden çok toplumsal bir statü olur" dedi. Bu görüşünü Knesset’teki 2006 konuşmalarından birinde de şu şekilde ifade etmişti: "Hiçbir tereddütüm olmadan duruşumu daima belirtmişimdir. Bizleri biz yapan Yahudilik Kanunları (Halaha) 3800 yıldır bize yol göstermiştir. Buna alternatif hiçbir şey yoktur."

Buna rağmen, yakın dönemde Rav Jacobs ile yaptığı görüşmeler artan saygısını göstermiştir. Rivlin’in Reform hareketiyle ilişkisini düzelttiği görüldü ve Kasım 2014’te rezidansında 50 Reformist lideri ağırlayarak onlara, "biz bir aileyiz ve dünyadaki bütün Yahudilerin bir araya gelmesi, İsrail Devleti için büyük bir önem taşımaktadır" dedi.

Ermeni Soykırımı üzerine düşünceleri
Rivlin, bir dönem İsrail’in Ermeni Soykırımı’nı tanıması için çalışmalarda bulundu ve bu konuda konuşmalar gerçekleştirdi. 2012 yılında, "Ermeni halkının başına gelenleri hatırlatmak ve hatırlamak vicdani görevimizdir. Konunun ne kadar hassas olduğunun farkındayım ve bu konuyu bir politik konu haline getirmemeliyiz. Ayrıca belirtmeliyim ki bu çağrı günümüz Türkiye’sini ve Türk hükümetini sorumlu tutmak için değildir" dedi. Bu söylemine ve görüşüne rağmen, 2014 yılında Rivlin’in bu duruşundan uzaklaştığı görülmüştür. Konunun Türkiye ile ilişkiler üzerindeki olası etkisinden sakınarak her yıl imzalanan kampanyayı 2014 yılında imzalamadı. Dışişleri bakanlığında ismini vermeyen yetkililer Rivlin’in bu yeni duruşunu iyi bir devlet adamı olmakla nitelendirdi.