Güniz Sokak'ta "Dinleme" Endişesi
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye'de Kişilerin ve Kurumların Yönetimden Şikayetleri Olduğunu Belirterek, Hükümetin Bu Şikayetleri Ortadan Kaldıracak Adımları Atması Gerektiğini Söyledi.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye'de kişilerin ve kurumların yönetimden şikayetleri olduğunu belirterek, hükümetin bu şikayetleri ortadan kaldıracak adımları atması gerektiğini söyledi. Özellikle dinlemeler konusunda bir korku ortamı oluştuğuna dikkat çeken Demirel, Güniz sokaktaki evine ziyarete gelenlerin "Burası dinleniyor mu?" diye sorduklarını söyledi.
9. Cumhurbaşkanı Demirel Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Yüksel Adıbelli ve beraberindeki Genel merkez yönetim kurulu üyelerini Güniz Sokak'taki evinde kabul etti. Kabulde Genel Başkan Adıbelli, Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin son dönemdeki gidişatından Eğitim-İş camiasının memnun olmadığını, Demirel'in iktidar ve muhalefette olduğu dönemleri özlediklerini söyledi.
Demirel, Türkiye'nin hür bir memleket olduğunu ancak son dönemde Türkiye'de yürütülen tartışmaların istenilen içeriğe sahip olmadığını dile getirdi. "Eğer bir memlekette çok şikayet varsa yönetimin iyi olduğunu söylemek mümkün değildir" diyen Demirel, halkın şikayetleri olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Halkta şu endişeler var; Telefonlarımız dinleniyor diyorlar. Bir yerde oturuyoruz konuşmalarımız dinleniyor, mahremiyetimize giriliyor. Tutuklanıyoruz tutuklanma süreci ceza müddetini geçiyor. Yargısız infaz oluyor şikayetleri var. Ülkenin kurumu şikayet ediyor. Yargısı şikayet ediyor. Yargı siyasallaşmıştır diyor. Halk konuşmaktan korkuyor. Konuşursanız çok sivri hale gelirseniz başınıza bir iş geliyor. Bütün bunlar iyi şeyler değildir. Türkiye'yi yönetenler için de yönetilenler için de iyi şeyler değil. Türkiye'yi yönetenler de referandum sonrasında halkın şikayetlerini ortadan kaldırayım dediler buyurun şikayetler. Ülkede rahatsızlık olduğu kesin. Kişi buraya geliyor. Bana soruyor. Burası dinleniyor mu diye. Bu endişeleri kaldırmak lazım. Bu ülkede korku içerisinde yaşayan insanlar var."
-ÜNİVERSİTELER KONUŞMAYACAK DA KİM KONUŞACAK-
Demirel, son dönemde özellikle üniversitelerin siyasi iktidarın YÖK ve eğitim kurumlarını ele geçirdiği endişesi ile konuşmaktan geri kaldıklarını belirterek, "Benim şikayetim de bu. Bir ülkenin üniversitesi konuşmayacak da kim konuşacak" dedi. Korku ortamı yaratıldığını ve korkutmanın da bir nevi şiddet olduğunu dile getiren Demirel, "Kanunların uygulanması lazım. Kimse kendinde kanun kuvveti görmemeli Karga kargadır, bülbül de bülbüldür. Kargayı bülbül yapamazsın" diye konuştu.
-YÖK'ÜN TÜRBAN KARARI: "KANUNLAR AŞILIYORSA TÜRKİYE KAOSA GİDER"-
9. Cumhurbaşkanı Demirel, görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Köşk'te 29 Ekim'de yapılacak eşli resepsiyona ilişkin değerlendirme yapmayan Demirel, YÖK'ün üniversitelerde türbanla eğitime izin veren kararını ise şu şekilde değerlendirdi:
"Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin kanunları bir şey olmaz diyorsa o kanunları bir kenara itip olur hale getiremezsiniz. Bu kanunları değiştirmek lazım. Kanunları değiştirmeden kanunlar aşılıyorsa bu kaosa götürür Türkiye'yi. Halen mevcut uygulama kanunlara uygun değilse kanunlara uygun olmadan yapılıyorsa o da yanlış. Bu uygulamayı kanunları değiştirmeden ortadan kaldırmak çok yanlış olur. Kanun çıkarmakta güçleri var. Her şeyi hukukun içinde yapmak lazım
Anayasanın yapısını ne için değiştiriyorsun. Neyi değiştirmen gerekiyorsa değiştir. Değiştirmeden değişmiş gibi yaptığınız takdirde hukuk devletinin sonunu bulursunuz. Türkiye Cumhuriyeti'nin kanunları herkesi bağlar. Seni bağlar beni bağlamaz gibi bir yaklaşım olamaz." (ANKA)
(ZHR/ÖZK)









