Musa Eroğlu Yazıları

Musa Eroğlu

Musa Eroğlu

Musa Eroğlu Kimdir?

Musa Eroğlu (d. 1946, Kumaçukuru, Mut, Mersin), Türk halk müziği sanatçısı. Repertuvarı Akdeniz Bölgesi türküleri ile özdeşleşmiş Türk halk müziğinin "üstad"ları arasında kabul edilir. 1946 yılında Mersin'in Mut ilçesinin Kumaçukuru köyünde doğdu. Alevî Tahtacı Türkmenleri'ndendir. Ortaokulu yarım bıraktı. Mut Halkevi'nde halk oyunları oynadı. 1965'te TRT Ankara Radyosu'nda imtihana girdi fakat kazanamadı. 1967'de "İkimiz Toprağa Girelim Elif" adlı ilk plağını çıkardı. Piyasada görünmeye başlaması 1970-71 yıllarına denk gelmektedir. O yıllarda yeniden radyoda tar, kemane, koltuk davulu, bağlama, divan sazı çalgılarıyla sınava girdi ve sınavı kazandı. 1970'li yılların sonlarına doğru müzik yönetmenliği de yaptı. 1980'e kadar radyoda mahalli sanatçı olarak çalıştı. Arif Sağ ve Muhlis Akarsu ile birlikte başladığı, daha sonra Yavuz Top'un da katılımı ile genişleyen "Muhabbet" seri albüm çalışmaları, 1980 sonrasında Türk halk müziğinin geniş kitlelere yayılmasında önemli katkı sağlamıştır. Sözlerini Abdürrahim Karakoç'un yazdığı "Unutursun Mihriban'ım" ve "Mihriban" türkülerini seslendirdi. Karacaoğlan'ın şiirlerini besteledi. 1998'de Kültür Bakanlığı tarafından verilen Devlet Sanatçısı unvanını alan Eroğlu, müzik çalışmalarına devam etmekte ve Kültür Bakanlığı'nda Halk Kültürleri ve Oyunları konusunda uzman ve araştırmacı olarak görev yapmaktadır. Kendi adını taşıyan müzik okulunda 1982'den bu yana 5.000'den fazla öğrenci eğitim almıştır. Eylül 2003'te Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne ifadeye çağırılmıştır. 1966'da evlendiği eşiyle ikisi kız, biri erkek üç çocuğu vardır. Mersin'in Mut ilçesinde kiraladığı 900 dönümlük arazide kendi adını taşıyan 100.000 ağaçlık bir ormanı bulunmaktadır. 2009 yılında yaptığı bir röportajında, 1960'larda buraların hep ormanlık olduğunu, daha sonra orman ve ağaç türlerinin yok olduğunu belirterek, çocukluğundan beri bu sahaya gözü olduğunu, 1999'da müracaat edip 2000'de teslim aldıktan sonra çalışmaya başladığını anlatmıştır. Ormanın 900 dönüm olduğunu, bir kısmının kayalık olması nedeniyle ağaç dikilebilecek yerin 500-600 dönüm kadar olduğunu, kavak, kızılçam, sedir ve meşe olmak üzere dört tür ağaç diktiğini, alanın ayrıca tömbek denilen dikenli ardıç ve doğal ardıçlarla süslendiğini, dokuz yıldır bu orman için çalıştığını ifade etmiştir.