Münevver Karabulut Yazıları

Münevver Karabulut

Münevver Karabulut

Doğum Yeri: Bolu / Türkiye

Doğum Tarihi:

Münevver Karabulut Kimdir?

Münevver Karabulut, 7 Mart 1991 tarihinde İstanbul'da, aslen Bolu Mengenli bir ailenin ilk çocuğu olarak doğdu. Babası Süreyya Karabulut aşçı, annesi Nagihan Karabulut ev hanımıydı. Kendisinden bir yaş küçük Enver adında bir erkek kardeşi vardı. Beşiktaş Bingül Erdem Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi olan Karabulut, aynı zamanda üniversite hazırlık dershanesine de gidiyordu. Dershane döneminde Cem Garipoğlu ile tanıştı ve arkadaşlıkları başladı. Yakınları tarafından arkadaş canlısı ve okulda başarılı biri olarak tanımlanıyordu.

3 Mart 2009 akşamı Münevver Karabulut'un cansız bedeni, Etiler, Beşiktaş'ta bir çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. Yapılan adli tıp incelemesi sonucunda, başı gövdesinden ayrılmadan önce 29 bıçak darbesiyle yaralandığı ve kafasının testereyle gövdesinden ayrıldığı tespit edildi. Cinayet, Garipoğlu ailesine ait Bahçeşehir, Başakşehir'deki bir villada işlendi. Cem Garipoğlu, 197 gün saklandıktan sonra 17 Eylül 2009'da teslim oldu. Dava sonucunda Cem Garipoğlu, "çocuğa karşı, tasarlayarak, canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek" suçundan 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Annesi ve amcasına delilleri karartma ve suçluyu kayırma suçundan 3'er yıl hapis cezası verildi. Babası ise beraat etti. Adli tıp kurumunda yaşanan ihmal nedeniyle açılan dava kapsamında; ikisi doktor, biri otopsi teknisyeni olmak üzere üç adli tıp görevlisi yargılandı ve yargılama sonucu doktorlar beraat ederken "görevi ihmal" gerekçesiyle otopsi teknisyeni 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca Adli Tıp Kurumunun ihmali sebebiyle Adalet Bakanlığı, Karabulut ailesine 25 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkûm oldu. Cem Garipoğlu, 10 Ekim 2014 tarihinde kaldığı koğuşta ölü bulundu; yapılan incelemelerde intihar ettiği tespit edildi. 3 Ekim 2024'te mezarı açılan Garipoğlu'nun kalıntılarının kendisine ait olduğu DNA analiziyle doğrulandı. Cinayetin işleniş şekli, otopsi raporu ve dava sürecindeki skandallar kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, bu olay Türkiye'de kadın cinayetlerine dair sıklıkla verilen örneklerden biri haline gelmiştir.