İstanbul: Metin Kaplan'ın Yargılanması

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği (Iccb) Lideri Olduğu İddiasıyla Yargılanıp Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezasına Çarptırılan Metin Kaplan'ın Cezasını Yargıtay'ın Bozmasının Ardından Davanın Yeniden Görülmesine Devam Edildi.

İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği (ICCB) lideri olduğu iddiasıyla yargılanıp ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Metin Kaplan'ın cezasını Yargıtay'ın bozmasının ardından davanın yeniden görülmesine devam edildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Metin Kaplan ve Hasan Cıbır ile celse arasında dosyaları birleşen tutuksuz sanıklar Osman Ünal ve Salim Memik katıldı. Sorgusu yapılan Osman Ünal, hakkındaki suçlamaları reddederek, 1980 ile 2003 yılları arasında Almanya'da yaşadığını, bu sırada cami başkanlığı yaptığını aktardı.

Mahkeme Başkanı'nın Köln Spor Salonu'nda yapılan bir toplantıda cihat fetvası okunduğu, tahta tüfeklerle tatbikat yapıldığı ve örgütün sözde bayrağının göndere çekildiği yönünde ifadesi bulunduğunu söylemesi üzerine Ünal, "O toplantıya bir arkadaşımın daveti üzerine tesadüfen katıldım. Tahta tüfeklerle tatbikat yapıldığını görmedim. Toplantıya geç gitmiştim. Oradaki görevlilerin isteği üzerine bilinçsizce bir bayrağı göndere çektim" diye konuştu.

Hasan Cıbır da, sağlık problemleri yaşadığını anlatarak tahliyelerini istedi. Duruşmada söz alan tutuklu sanıkların avukatlarıysa sanıkların tahliyesine talep etti. Mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk hallerine karar vererek duruşmayı erteledi. Almanya'nın sınır dışı ettiği Metin Kaplan, 13 Ekim 2004 tarihinde Türkiye'ye getirilmişti. Aynı gün, hakkındaki davanın görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılan Kaplan'a, kaldırılan İstanbul, Erzurum ve Adana Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nde açılan ve birleştirilen 13 ayrı davanın iddianameleri okunmuştu. Uçakla Anıtkabir'e yönelik saldırı ve Fatih Camii'nin işgal hazırlığının da aralarında bulunduğu 13 ayrı suçlamaya ilişkin Kaplan hakkında düzenlenen iddianamelerde, sanığın müebbet ağır hapis cezası öngören 'Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek' suçuyla 'Bu suça fer'i iştirak', 'Yasadışı örgüte üye olmak' ve 'Halkı kanunlara uymamaya tahrik etmek' suçlarından cezalandırılması isteniyordu.

Kaplan, İpsala Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapan bir otomobildeki aramada, 'Anadolu Federe İslam Devleti'nin propagandasının yapıldığı kaset ve dokümanlarla ilgili 1999 yılında açılan dava kapsamındaki gıyabi tutukluluğu vicahiye çevrilerek cezaevine konulmuştu. Yargılama sonucunda, 20 Haziran 2005 tarihli duruşmada Kaplan, lehine olduğu gerekçesiyle eski Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 146. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 'Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek' suçundan, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Kaplan'ın, duruşmalardaki tavrından pişmanlık göstermediğinin anlaşıldığını belirten mahkeme heyeti, sanığın eski TCK'nın cezada indirimi öngören 59. maddesinden yararlanmasına takdiren yer olmadığını ifade etmişti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Metin Kaplan hakkındaki kararı, usul eksikliği bulunduğu, eksik soruşturma yapıldığı ve yeni TCK'daki hak mahrumiyetlerine ilişkin hükümlerin dikkate alınması gerektiği görüşüyle bozmuştu.

Haklarındaki dava dosyası, Kaplan'ın dava dosyası ile dosyaları birleştirilen Mikdad Güler, Hasan Cıbır, Salim Memik ve Osman Ünal'ın, 'Yasadışı örgüte üye olmak' suçundan 15 ile 22.5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel