TİHEK: Engelli kadına kötü muamele yasağı ihlal edildi
Ürgüp'teki özel bakım merkezinde yüzde 90 engelli kadının banyo sonrası ikinci derece yanık oluşması ve zamanında müdahale edilmemesi üzerine TİHEK, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi. Merkezin ihmal ve kusuru tespit edildi.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Ürgüp'teki bir özel engelli bakım merkezinde kalan yüzde 90 engelli kadının vücudunda banyo sonrası ikinci derece yanık oluşması ve zamanında tıbbi müdahale edilmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verdi.
TİHEK'in kararına göre, bir vatandaş zorunlu sebepler nedeniyle Ürgüp'teki bir özel bakım merkezinde kalan tam bağımlı ve engelli annesinin, bakım merkezi personelinin kusurlu ve ihmali davranışları neticesinde kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla kuruma başvurdu.
Başvuran, annesinin bakım merkezinde banyo sonrası vücudunda yanıklar oluştuğunu, bakım merkezi görevlilerinin durumu "basit bir yanık" olarak nitelendirdiğini ve herhangi bir tedavi ya da hastaneye sevk işlemi yapılmadığını ileri sürdü.
Bunun üzerine 112 Acil Servis'i arayarak annesinin hastaneye sevkini sağladığını belirten başvuran, hastanede 2. derece yanık teşhisi konulduğunu ve olayın adli vaka olarak kayda geçirildiğini bildirdi.
Başvuran ayrıca annesinin kaldığı odanın tadilat nedeniyle toz ve inşaat kalıntıları içerdiğini, banyo ve tuvaletin kullanılamaz durumda olduğunu ve tadilat görevlilerinin odaya girip çıkmasının mahremiyet ihlaline yol açtığını vurguladı.
TİHEK tarafından başlatılan inceleme kapsamında görüşü alınan bakım merkezi ise engelli bireyin hastaneye sevk edilmesinden önce ve sevk sonrasında gerekli tüm işlemlerin bakım merkezi yetkilileri tarafından gerçekleştirildiği, ilgili süreçte resmi kurumlarla gerekli görüşmelerin yapıldığı ve prosedürlerin yerine getirildiği savunuldu.
Merkez, kuruma yapılan denetimlerde bazı fiziki eksikliklerin tespit edildiğini, tuvalet ve banyoların yenilenmesi ile çeşitli onarımların yapılması için 30 gün süre verildiğini ve bu kapsamda gerekli tadilatların gerçekleştirildiğini bildirdi.
TİHEK, dosyadaki bilgi, belge, beyan ve görsel kayıtları birlikte değerlendirerek bakım merkezinin sorumluluğunun yalnızca olay sonrasındaki işlemlerle sınırlı olmadığını belirtti.
Başvuran tarafından sunulan fotoğraflarda vücutta yaygın kızarıklık, yer yer deri bütünlüğü kaybı ve açık yara görünümü bulunduğu belirtilen kararda, bu bulguların "basit bir cilt reaksiyonu ile açıklanamayacak derecede ciddi ve travmatik bir tabloyu" ortaya koyduğu ifade edildi.
Kurul, merkezin "kötü muamele yasağı"nı ihlal ettiğine oy birliğiyle karar verdi.
Kararın gerekçesinden
Kararda, Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17'nci maddesinde "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz." hükmünün yer aldığı vurgulandı.
Hastane kayıtlarında yer alan 2. derece yanık tanısının uygun ve zamanında tıbbi müdahale gerektirdiğine işaret edilen kararda, şu ifadeler kullanıldı:
"Merkez personelinin söz konusu ağır klinik tabloyu "basit yanık" olarak nitelendirdiği, derhal herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığı, sağlık kuruluşuna sevk işleminin gerçekleştirilmediği, aksine başvuranın bizzat olayın meydana gelişinden 1 gün sonra kendi dikkatiyle fark etmesiyle birlikte 112 Acil Servis çağırması üzerine hastaneye sevkin sağlandığı anlaşılmıştır. Bu durum, bakım ve gözetim yükümlülüğünün muhatap İdare tarafından açık ve ağır bir şekilde ihlal edildiğini göstermektedir."
Kararda, yanık oluşumunun hemen ardından engelli kadının uygun, steril ve güvenli bir ortama alınması gerekirken, tadilatın devam ettiği, yoğun toz, inşaat kalıntıları ve hijyen eksikliği bulunan bir odada tutulmaya devam edildiği, bu ortamda erkek tadilat görevlilerinin giriş çıkışlarının sürmesi nedeniyle hasta mahremiyetinin de ihlal edildiğinin anlaşıldığı kaydedildi.
Bu koşulların, yalnızca mevcut yaralanmayı ağırlaştırma riski taşımakla kalmayıp, aynı zamanda enfeksiyon ve komplikasyon ihtimalini artıran son derece sakıncalı bir durum oluşturduğunun altı çizilen kararda, "Bu koşullar, tek başına dahi insan onuruna aykırı muamele teşkil edebilecek niteliktedir." değerlendirmesine yer verildi.
TİHEK, tüm dosya kapsamını değerlendirerek bakım merkezinin, başvuranın annesinin yaralanmasında ve sonraki süreçlerde ihmal ve kusurunun bulunduğu sonucuna vardı.











