Mahmut Arıkan: "Suriye Kendi İç Sorunlarıyla Boğuşurken, İsrail Kunaytra'daki Tel Ahmar Tepesinde Bayrak Dalgalandırmaya Başladı"
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İsrail'in Kunaytra'da bayrak dalgalandırmasını kınarken, bu hareketin Suriye'deki çatışmaların daha da derinleşeceğinin bir göstergesi olduğunu vurguladı. Arıkan, uluslararası toplumun sessizliğinin İsrail'in cüretini artırdığını belirtti ve birlik olma çağrısı yaptı.
(ANKARA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Suriye kendi iç sorunlarıyla boğuşurken, İsrail Kunaytra'daki Tel Ahmar tepesinde bayrak dalgalandırmaya başladı. İsrail, her kaos ortamını 'Arz-ı Mev'ud' hedefleri için bir basamak olarak kullanmaktadır. Kunaytra ve Golan hattındaki bu hareketlilik, bölgedeki ateşin sadece Suriye ile sınırlı kalmayacağının, işgalci İsrail'in tampon bölge adı altında sınırlarını genişletmek için pusuda beklediğinin açık kanıtıdır." açıklamasında bulundu.
Suriye'nin Halep kentinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye ordusu arasındaki çatışmalar'ın şiddetlendiği günlerde İsrail, Suriye'nin güneyindeki Kuneytra ilinin güney kırsalında bulunan Tel Ahmar tepesine bayrak dikti.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan X hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Suriye kendi iç sorunlarıyla boğuşurken, İsrail Kunaytra'daki Tel Ahmar tepesinde bayrak dalgalandırmaya başladı. İsrail, her kaos ortamını 'Arz-ı Mev'ud' hedefleri için bir basamak olarak kullanmaktadır. Kunaytra ve Golan hattındaki bu hareketlilik, bölgedeki ateşin sadece Suriye ile sınırlı kalmayacağının, işgalci İsrail'in tampon bölge adı altında sınırlarını genişletmek için pusuda beklediğinin açık kanıtıdır.
Komşularımızdaki istikrarsızlık, Türkiye için sıradan dış politika meselesinden ziyade, bir milli güvenlik meselesidir. Suriye'nin toprak bütünlüğünün tehlikeye girmesi, işgalcilerin iştahını kabartmaktadır. Uluslararası toplumun sessizliği ve İslam ülkeleri arasındaki koordinasyonsuzluk, İsrail'e bu cüreti vermektedir. Saadet Partisi olarak uyarıyoruz: Gün, tefrikaya düşme günü değil; emperyalist ve siyonist planlara karşı tek ses olma günüdür. Hakkın ve adaletin hakim olduğu 'Yeni Bir Dünya' kurulmadan, bu topraklara huzur gelmeyecektir."






