Lübnanlı Gazeteci Babasının Ölümünü BM'ye Taşıdı
İsrail saldırısında babasını kaybeden Lübnanlı gazeteci Zeinab Imad Yassine, hukuki mücadeleyi BM'ye taşıdı. İsrail'in güneydeki yaşamı sona erdirmek istediğini belirten Yassine, sorumluların cezalandırılmasını istiyor.
İsrail'in saldırıları sonucu babasını kaybetmesinin ardından yasal mücadelesini Birleşmiş Milletlere (BM) taşıyan Lübnanlı gazeteci Zeinab Imad Yassine, babasının öldürülmesini, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki yaşamı "sona erdirmek istemesine" bağlıyor.
Yassine, Lübnan'ın güneyinde işlettiği tavuk çiftliğinde İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden 68 yaşındaki babası Imad Yassine'i kaybetmesinin ardından sürdürdüğü hukuki mücadeleyi AA muhabirine anlattı.
Lübnanlı gazeteci, İsrail'in ülkenin güneyindeki saldırılarına rağmen aile yadigarı çiftliği bırakıp başkent Beyrut'a taşınmayı reddeden babasının vefat haberini telefonunda mesajlara bakarken öğrendiğini belirtti.
Babasının ölümünden önce aralarında geçen konuşmayı hatırlatan Yassine, babasının kendisine söylediği şu sözleri aktardı:
"Cep telefonum her gün, her gece yanımda. Ne yaptığımı biliyorlar. Bir tavukçuluk şirketim olduğunu biliyorlar. Tavuklara ve çiftliklere baktığımı biliyorlar. Ne yaptığımı tam olarak biliyorlar çünkü insansız hava araçları 7/24 gökyüzünde dolaşıyor ve bazen göz hizasından geçebiliyor."
Yassine, bölgedeki elektrik altyapısının hasar almasının ardından çiftliğinde jeneratör tamir ettiği esnada İsrail'in saldırıları sonucu 8 Haziran'da yaşamını yitiren babasının, "Beni neden öldürsünler ki? Ben bir tehdit değilim, bir asker değilim, bir savaşçı değilim. Hiçbir şey yapmıyorum, yalnızca çiftliğimle ilgileniyorum." dediğini ifade etti.
Mücadelesini BM'ye taşıyor
Yassine, ailesinin yaşadığı kaybın hesabının sorulması için mücadelesini BM insan hakları mekanizmalarına taşıma kararı aldığını dile getirdi.
Babasının ölümüne yol açan saldırının sorumlularının, özellikle de "o roketi veya füzeyi ateşleyen düğmeye basan kişinin" tespit edilmesi ve adalet önüne çıkarılması için hukuki yollara başvurmaya karar verdiğini söyleyen Yassine, yasal mücadelesini BM İnsan Hakları Konseyi nezdinde yürüttüğünü belirtti.
Yassine, "Bunu yapmak zorundaydım çünkü babamın hayatını elinden aldığı için İsrail'e dava açmak istiyorum. ve onların bunu yapmaya hiçbir zaman hakkı yoktu." dedi.
BM insan hakları sistemi içinde görev yapan bir yetkiliyle iletişime geçtiğini, babasının öldürülmesine ilişkin ayrıntıları sunduğunu ve destekleyici kanıtları teslim ettiğini kaydeden Yassine, söz konusu materyallerin incelenmesinin ardından sonraki adımların belirleneceğini kaydetti.
Yassine, "Babam, sadece ölü listesindeki bir sayıdan ibaret değil. İnsan Hakları Konseyi'ne başvurduğunuzda, 'Ben de bir insanım ve bu dünyadaki herkes gibi yaşama hakkım var.' diyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Babasının yaşadıklarını ve işgal güçlerinin ona ne yaptığını uluslararası mahkemeye anlatacağını belirten Yassine, suçluların cezasız kalmasına asla izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yassine, babasının ölmesine neden olan saldırıda "düğmeye" kimin bastığını bilmek istediğinin altını çizerek, "O insanı hapishanede görmem gerekiyor. ( İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'yu hapishanede görmem gerekiyor." diye konuştu.
İsrail, güneydeki yaşamı sona erdirmek istiyor
Yassine, İsrail'in babasını neden öldürdüğünü ve ondan ne istediğini kendine defalarca kez sorduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Onu, asker veya bir savaşçı olduğu için değil, güneydeki yaşamı sona erdirmek istedikleri için öldürdüler. İsrail'in Lübnan'ın güneyinde kalmak veya oraya geri dönmek isteyen sivillere bir mesaj vermek amacıyla bu saldırıları yaptığına inanıyorum. Lübnan'daki herkese şunu söylemek istiyorlar; (Lübnan'ın güneyine geri dönmeyin çünkü geri dönerseniz, asker olmasanız da savaşçı olmasanız da sizi öldüreceğiz.) Babamın durumu bunun bir örneği. En büyük ümidim bir gün özgür Filistin'i görmek. İsrail bölgede topraklarını genişletmeye çalışıyor. İsrail'in artık herhangi bir soykırım ya da herhangi bir suç işleyemeyeceğini bilmesi gerekiyor. İsrail'in yaptıkları, herhangi bir sonuçla karşılaşmadan sürdürmesi ve cezasız kalması kabul edilemez. Dünyadaki insanlığı kaybediyoruz çünkü dünyadaki gerçek katille yüzleşmiyoruz."
"Şu anda evime dönemiyorum"
Yassine, Lübnan'ın güneyindeki evine artık güvenli şekilde dönmesinin mümkün olmadığını dile getirerek, "Güney Lübnan'daki evime gidersem, çatıya çıkarsam İsraillileri görebilirim. Şu anda evime dönemiyorum. Bu durumu hayal edebiliyor musunuz?" diyerek duygularını dile getirdi.
İsrail ordusunun, memleketi Şukin bölgesine komşu Zavtar eş-Şarkiyye bölgesindeki yüzlerce zeytin ağacını talan ettiğine ilişkin haberleri, "İsrail'in bölgedeki sivil hayatı yok etmeye çalışmasının bir örneği" olarak nitelendiren Lübnanlı gazeteci, bu durumun kendisine "bu dünyada insanlığın en temel değerlerinin bile yok olduğu" hissini verdiğini, başından geçenlerin, bölgede yaşananları belgeleyeme yönelik kararlılığını güçlendirdiğini ve İsrail'in saldırılarından etkilenen diğer kişileri de hesap sormaya teşvik ettiğini söyledi.
İsrail'in döktüğü her damla kan ve yıktığı her ev için dava edilmesi gerektiğini vurgulayan ve İsrail'in saldırılarının sivillere etkisinin belgelenmesi ve bunun anlatılması çağrısında bulunan Yassine, "Konuşmaktan başka hiçbir şey yapamıyorsanız, İsrail hakkında konuşun ve her şeyi belgeleyin. Çünkü yapabileceğimiz en temel şey bu." dedi.
Dünyanın bunu daima hatırlamasını istediğini belirten Yassine, harekete geçilmediği sürece "İsrail'in Lübnan'ın güneyinde öldürdüğü Imad Yassine'lerin ve diğer şehitlerin sayısının giderek artacağını" sözlerine ekledi.












