İstanbul Eğitim Konferansı'nın 5'incisi Gerçekleşti
İLKE Vakfı tarafından düzenlenen İstanbul Eğitim Konferansı'nda, öğretmen yetiştirme süreçleri ve Milli Eğitim Akademisi'nin kurulması gibi konular ele alındı. Eğitimde dinamik yapılar ve uluslararası deneyimlerin paylaşılacağı etkinlik, 'Öğretmen Yetiştirmede Vizyon ve Dönüşüm' temasıyla gerçekleştirildi.
İLKE Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) tarafından düzenlenen İstanbul Eğitim Konferansı'nın 5'incisi gerçekleştirildi.
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü'ndeki Tarihi Hamam'da düzenlenen konferansta, programda geçen yıl Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni konuştuklarını, bu sene de ek olarak Milli Eğitim Akademisi konusunu ele alacaklarını belirtti.
Yelkenci, etkili müfredat öğretim programlarının uygulayıcılarının öğretmenler olacağını, bu kapsamda Öğretmenlik Mesleği Kanunu kapsamında Milli Eğitim Akademisini kurma çalışmasını başlattıklarını söyledi.
Öğretmen yetiştirme meselesinin, Türkiye'de uzun zamandır çeşitli formlarda devam eden köklü bir geleneğe sahip olduğunu dile getiren Yelkenci, "Milli Eğitim Akademisinde öğretmenlerimizin fakültelerindeki eğitime artı olarak bir eğitim sürecine daha dahil edilmelerinin önemli sebepleri var elbette. Bunlardan en önemlisi, 21. yüzyılın başından itibaren eğitim süreçlerinin eskiye göre daha dinamik hale gelmesi, çok daha esnek yapılanmalara ihtiyaç duyulması." dedi.
Yelkenci, öğretmenlerin Milli Eğitim Akademisinde görecekleri eğitime ilişkin, "Milli Eğitim Akademisi veya öğretmenlerin hızlı bir eğitime alındığı bir akademinin gerekliliği şüphesiz kaçınılmaz olmuştur. Milli Eğitim Akademisinin sadece 'hazırlama eğitimi' dediğimiz, planlamalarımıza göre yaklaşık 350-450 saat arasında değişecek uygulama eğitimleriyle beraber, öğretmenlerimizin bu değişiklikleri, uygulamada bizatihi tecrübe ederek içselleştirmelerini de sağlamak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Öğretmen atamalarına değinen Yelkenci, "Bizim kanunda 5 yılda bir bütün öğretmenleri ve yöneticileri eğitime almamız gerekiyor değil mi? Bütün hepsini eğitimden geçirmemiz gerekiyor. Biz buraya yoğunlaşırız. Yeter ki eğitim fakülteleri bizim ihtiyacımız olan kısmı halletsin. Biz hizmet içinde gelişme kısmına odaklanırız. Bizim eğitim akademimizin önemli bir görevi olacak ve işlevi olacak." diye konuştu.
Konuşmaların ardından sunumlarla devam eden İstanbul Eğitim Konferansı, "Öğretmen Yetiştirmede Vizyon ve Dönüşüm" temasıyla, güncel yaklaşımları, özgün modelleri ve uluslararası deneyimleri bütüncül bakışla ele almayı amaçlıyor.
Alanında uzman ulusal ve uluslararası konuşmacıların katılımıyla gerçekleşecek etkinlikte, 21. yüzyıl öğretmenliğinin gerektirdiği beceri ve yeterlikler, kurumsal modeller, politika önerileri ve iyi uygulama örnekleri paylaşılacak.
Konferansta, öğretmen yetiştirme kurumlarının yapısal dönüşümü, Milli Eğitim Akademisi gibi yeni inisiyatiflerin etkisi ve küresel ölçekte öne çıkan alternatif modeller, tartışmaların genel çerçevesini oluşturacak.







