İnönü Üniversitesi doktorları "asrın felaketi"nin ikinci depremi sırasında depremzedeyi yalnız bırakmadı
İnönü Üniversitesi doktorları, 6 Şubat'taki ilk depremde enkazdan çıkarılan kişiye hastanede müdahale ederken meydana gelen ikinci deprem anında oradan ayrılmayarak depremzedenin sedyesini tutarak zarar görmesini engellediği anlar, güvenlik kamerasınca kaydedildi.
İnönü Üniversitesi doktorları, 6 Şubat'taki ilk depremde enkazdan çıkarılan kişiye hastanede müdahale ederken meydana gelen ikinci deprem anında oradan ayrılmayarak depremzedenin sedyesini tutarak zarar görmesini engellediği anlar, güvenlik kamerasınca kaydedildi.
Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, 6 Şubat 2023'te meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 ilde büyük yıkıma neden oldu. 50 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği depremlerde yükseköğretim kurumları ve üniversite hastaneleri birçok alanda katkı sundu.
Malatya'nın Battalgazi ilçesinde 3 katlı apartmanın birinci katında eşi, çocuğu, 10'a yakın akrabasıyla yaşayan 62 yaşındaki Kenan Karadağ da ilk depremde binanın çökmesiyle 10 saat enkaz altında kaldı.
İnönü Üniversitesi doktorları, bacağı kesilerek enkazdan çıkarılan Karadağ'a hastanede müdahale ederken ikinci depreme yakalandı. Doktorlar, deprem anında hastaneden ayrılmayarak depremzedenin sedyesini tutarak zarar görmesini engelledi. O anlar, güvenlik kamerasınca görüntülendi.
"Sen literatüre girecek bir hastasın"
Açıklamada, depremde yaşadıklarına ilişkin Karadağ'ın açıklamalarına yer verildi.
Karadağ, "Zifiri karanlık bir yerdesin. İlk şoku atlattıktan sonra eşim, 'ben nefes alamıyorum, ölüyorum' dedi. Küçük oğlum da yanımdaydı. Onun sesini duydum. Ben ilk anda ayağımın enkazda kaldığını hissettim. Oğluma, 'Annen nefes alamıyor, anneni düzelt' dedim. Sonra eşimin sesi geldi. 'Şükür nefes almaya başladım' dedi. Oğlum annesini çıkartıp bana, 'Baba seni de çıkaracağım.' dedi." ifadelerini kullandı.
Doktorun ayağını kesmesinin ardından enkazdan çıkarıldığını ifade eden Karadağ, şöyle devam etti:
"Acil servisteyken ikinci deprem oluyor. O esnada üzerime beyaz gömlekli bir doktorun atladığını gösterdiler, 4 ay sonra bunu izledim. Sedye bir o tarafa gidiyor bir bu tarafa savruluyor. Herkes panik halinde, can korkusu var. Daha sonra beyaz önlüklü bir doktor geliyor, sedyenin üzerine atlıyor, beni tutuyor. Ondan sonra aşağıya indiriyorlar ve hayatını kaybetmiş diyorlar. Hastanede 3 ayın sonunda yoğun bakımdan çıktıktan sonra doktor Okan hocayla tanıştım. 'Ne aşamalardan geçtiğini bilmiyorsun, sana binde bir bile yaşam ümidi verilmedi ama sen literatüre girecek bir hastasın. O günkü şartlar altında yapabileceğimizin en iyisini yaptık.' dedi."
"Hastanın başından ayrılamadık"
Enkazdan çıkarıldıktan sonra Karadağ'a ilk müdahaleyi yapan İnönü Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Okan Aslantürk, ilk deprem olduktan sonra ekip olarak hastaneye geldiklerini belirtti.
Aslantürk, bir bacağı ampute olan Karadağ'ı değerlendirdikleri sırada ikinci depreme yakalandıklarını aktaran Aslantürk, şöyle devam etti:
"Deprem sırasında doğal olarak hastayı bırakıp çıkmadık, onu tuttuk. Deprem durduktan sonra hastayı ameliyathaneye alıp, işimize devam ettik. Onu takip etmek gerekiyordu, o halde bırakmamız ölmesi demekti. İlk anda bıraksaydık sedyeden düşecekti. Tutmak zorunda hissettim. 'Onu nasıl yaparız, bunu yaparız' gibi bir şey değil. Aslında ailem de hastanedeydi, benim odamda bekliyorlardı, o an onları düşünemiyorsunuz. Hastanın sedyesinin bir tarafı açık, düşerse sıkıntı yaşarız diye hastanın başından ayrılamadık."
Bu süreçte 2 ay süreyle hastanede kaldıklarını anlatan Aslantürk, ekip arkadaşıyla beraber hastanedeki odalarında kanepede yattıklarını kaydetti.
İnönü Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Ergen de ikinci depremden sonra kimsenin hastaneye girmek istemediğini, büyük bir korku ve panik olduğunu aktardı.
Ergen, Karadağ'ın durumuna ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
"İlk depremde enkazda kalıp bacağı ampute edilmiş bir hastamız vardı. Genel durumu da çok kötüydü. Bir an önce onu ameliyathaneye indirmeye çalışıyorduk. O sırada ikinci deprem oldu. Okan hoca onu tuttu. Neredeyse sedyeden düşecekti çünkü ciddi sallanıyordu. Okan hoca üstüne kapaklandı düşmesin diye. Başka bir sağlık memuru arkadaş daha vardı. Herkes kaçıştı, canını kurtarmaya çalışıyordu. Kendimizi düşünmek o sırada çok aklımıza gelmedi. Bir de binaya çok güveniyoruz, binaya bir şey olmayacağının farkındaydım."
Üniversite hastaneleri sağlık kapasitelerini seferber etti
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere rahmet diledi.
Üniversitelerin ve üniversite hastanelerinin, afetin en ağır koşullarında dahi hizmete bir an bile ara vermediğini, bilimsel birikimlerini, sağlık kapasitelerini ve insan kaynağını toplumun yararına seferber ettiğini vurgulayan Özvar, yükseköğretim kurumlarının gerek depremzedeler için fiziki imkan oluşturulmasıyla gerekse akademisyeninden öğrencisine kadar her paydaşıyla gönüllü faaliyetler yürütmesiyle önemli rol üstlendiğini kaydetti.










