Polis Memuru Keskin İçin İsyan!

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Otomobilini götürdüğü araç muayene istasyonunda çalışanlar tarafından darp edilmesi sonucu hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin için Yenimahalle TÜVTÜRK önünde açıklama yapıldı. Açıklamada, yaşananların "basit bir kavga" olmadığı belirtilerek, "'Ölürse şehit, vurursa suçlu' düzeni son bulmalıdır. Kolluk kuvvetlerinin can güvenliğini ve yetki kullanımını, popülist yaklaşımlardan ve yargı baskısından kurtaracak yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir" denildi.

(ANKARA) – Otomobilini götürdüğü araç muayene istasyonunda çalışanlar tarafından darp edilmesi sonucu hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin için Yenimahalle TÜVTÜRK önünde açıklama yapıldı. Açıklamada, yaşananların "basit bir kavga" olmadığı belirtilerek, "'Ölürse şehit, vurursa suçlu' düzeni son bulmalıdır. Kolluk kuvvetlerinin can güvenliğini ve yetki kullanımını popülist yaklaşımlardan ve yargı baskısından kurtaracak yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir" denildi.

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde 2 Şubat'ta aracını götürdüğü muayene istasyonu TÜVTÜRK'te, çalışanlarla yaşadığı kavganın ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin için Yenimahalle'deki TÜVTÜRK önünde açıklama yapıldı.

Emekli Polis Aileleri Derneği, Emekli Polis Aileleri Derneği, Emniyet Teşkilatı Sendikası, Kamu Teşkilatları Sendikası, Emniyet Teşkilatı Vazife Malülleri ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV) Kolluk-Der ile Şehit ve Gazi Çocukları Yardımlaşma Derneği'nin katılımıyla yapılan ortak basın açıklaması, Emekli Polis Aileleri Derneği Başkanı Latife Meltem Yasankal tarafından okundu.

Açıklamada, "Bugün burada sadece bir taziye için değil, bir isyan ve bir adaletsizliği haykırmak için toplandık. Henüz 44 yaşında, iki evlat babası, ömrünü bu vatanın asayişine adamış Polis Memuru Melih Okan Keskin, hizmet almak için geldiği bu istasyonda, insanlık onuruna sığmayan bir zorbalıkla hayattan koparılmıştır" ifadelerine yer verildi.

Keskin'in yaşadıklarının "basit bir kavga" olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek, "Polis memuru Melih Okan Keskin'in yaşadıkları, sistematik bir sorunun, kurumsal bir sorumsuzluğun ve mesleki bir vefasızlığın hazin tablosudur" denildi.

"TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır"

Kamera görüntülerine işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Olayın ilk anından itibaren, sanki karşılıklı bir arbede varmış gibi açıklama yapanlar, kamera kayıtları ortaya çıkınca sus pus olmuşlardır. Melih kardeşimiz tek bir yumruk sallamamış, sadece canını korumaya çalışmıştır. Gerçekleri örtbas etmek için 'kavga' kılıfına sığınanlar, bu cinayetin manevi ortaklarıdır. Hizmet vermesi gereken bir istasyon, ne zamandan beri bir 'infaz alanı' haline gelmiştir? 'Artık personelimiz değil' diyerek elinizi bu kandan yıkayamazsınız. Sabıka kaydı kabarık şahısları bünyenizde barındırıp, olay anında 25-30 personelinizin bir insanı linç etmesini nasıl açıklayacaksınız? Bu cinayete zemin hazırlayan bu TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır."

Açıklamada, Keskin'in ameliyata girerken eşinin elini öperek veda ettiği hatırlatılarak, "Onun yarım kalan hikayesi, hepimizin hikayesidir. Bu davanın sadece bir 'asayiş' vakası değil, bir haysiyet davası olduğunu ilan ediyoruz. Bugün burada can çekişen bir adalet sisteminin, işlemez hale gelmiş hukuk normlarının ve bir linç kültürünün ortasında kalan emniyet teşkilatının çığlığını duyuruyoruz. Çünkü bu sistem, polisi canını kurtarmak ile özgürlüğünü kurtarmak arasında imkansız bir tercihe zorlamaktadır. 'Ölürse şehit, vurursa suçlu' düzeni son bulmalıdır. Kolluk kuvvetlerinin can güvenliğini ve yetki kullanımını, popülist yaklaşımlardan ve yargı baskısından kurtaracak yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir" değerlendirmesi yapıldı.

Kaynak: ANKA / Güncel