Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

Gazze Filoları Davası'nda 35 sanık 23 Ekim'de İstanbul'da yargılanacak

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Gazze Filoları Davası'nda 35 sanık 23 Ekim'de İstanbul'da yargılanacak
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Küresel Sumud Filosu, Gazze Filoları Davası'nın ilk duruşmasının 23 Ekim'de İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüleceğini bildirdi. Davanın 35 sanığı arasında Netanyahu, Ben-Gvir ve Katz var; İtalyan savcılar soruşturmayı Katz, Zamir ve 11 üst düzey yetkiliye genişletti.

(ANKARA) - Küresel Sumud Filosu, Gazze Filoları Davası'nın 23 Ekim'de İstanbul'da başlayacağını bildirdi. Filo'dan yapılan açıklamada, İtalyan savcıların soruşturmaya İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ve üst düzey komutanların dahil ettikleri bilgisine de yer verildi.

Küresel Sumud Filosu, Gazze'ye yönelik deniz ablukasını kırarak bölgeye insani yardım ulaştımayı amaçlayan Sumud Filosu'nun İsrail tarafından durdurulması, katılımcıların kaçırılmasından, kötü muameleye ve şiddete maruz bırakılmasından sorumlu İsrailli askeri ve siyasi yetkililerin cezalandırılması için atılan hukuki adımlara ilişkin açıklama yaptı.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2026/108 esas sayılı davanın ilk duruşmasının 23 Ekim'de saat 10.00'da yapılacağı belirtilen açıklamada, "Nisan 2026'da düzenlenip mahkemece kabul edilen iddianameyle açılan dava, evrensel yargı yetkisi kapsamında görülüyor. İddianamede, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve üst düzey askeri komutanların da bulunduğu 35 sanığın işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, deniz ulaşım araçlarının kaçırılması, soykırım ve insanlığa karşı suçlardan cezalandırılması talep ediliyor. Uluslararası sularda silahsız sivil gemilere yönelik İsrail askeri saldırılarının ardından 35 sanığın tamamı hakkında yakalama kararı çıkarıldı; Interpol Kırmızı Bülten talebine ilişkin ulusal yargı süreçleri de tamamlanarak talep tüm sanıkları kapsayacak şekilde genişletildi" ifadelerine yer verildi.

"İTALYAN SAVCILAR SORUŞTURMAYI GENİŞLETTİ"

Eş zamanlı olarak Roma'da hukuki açıdan bir dönüm noktası yaşandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İtalyan savcılar, 16 Ekim 2026'da, Küresel Sumud Filosu'un 2025 ve 2026'da gerçekleşen iki seferine katılan 50 İtalyan sivile yönelik kötü muameleye ilişkin soruşturmayı genişletti. Roma Cumhuriyet Savcılığı, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir hakkında işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, yağma ve batma tehlikesine yol açan mala zarar verme şüphesiyle yürüttüğü soruşturmanın kapsamına İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ı, İsrail ordusu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir'i ve ordu, polis ile cezaevi teşkilatlarından 11 üst düzey yetkiliyi de aldı.

Savcılık, Nisan–Mayıs 2026 seferinde aynı ihlallerin, elektroşok silahı (taser) ve plastik mermi kullanımı dahil olmak üzere çok daha sert yöntemlerle tekrarlandığını tespit etti. Savcılığın açıklamasına göre, benzer soruşturmalar yürüten ülkelerin yargı makamlarıyla Lahey'deki Avrupa Birliği Ceza Adaleti İşbirliği Ajansı (Eurojust) bünyesinde bir eşgüdüm toplantısı yapıldı. La Repubblica gazetesinin haberine göre bu toplantıya, aynı olayları soruşturan on ülkenin temsilcileri katıldı: Portekiz, İspanya, Fransa, İsveç, Polonya, Belçika, Hollanda, Avustralya, Finlandiya ve Slovakya. Böylece yalnızca Avrupa'da iddia edilen suçları soruşturan ülke sayısı İtalya ile birlikte 11'e ulaşıyor."

CEZAİ YARGILAMALARIN BAŞLANGICI

Açıklamada, Türkiye ve İtalya'daki gelişmelerin, bir filonun durdurulmasının artık bir hikayenin sonu olmadığını, aksine bireysel karar alıcılar hakkındaki cezai yargılamaların başlangıcı olduğunu kanıtladığı ifade edildi.

BM İsrail Uygulamalarını Soruşturma Özel Komitesi'nin de 9 Eylül tarihli raporunda, filo teknelerinin "uluslararası sularda hukuka aykırı biçimde durdurulduğunu" ve "yüzlerce katılımcının keyfi biçimde yakalandığını, zorla İsrail'e nakledildiğini ve alıkonulduğu" yönündeki tespiti hatırlatılan açıklamada, Komite'nin, İsrail'in İşgal Altındaki Filistin Topraklarındaki varlığını sürdürmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varan Uluslararası Adalet Divanı'nın, Temmuz 2024 tarihli danışma görüşüne dayanarak, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı "hukuka aykırı" olarak nitelendirdiği aktarıldı.

Gazze ablukasının, dünyanın dört bir yanında mahkemelerin ve savcılıkların önüne taşındığı belirtilen açıklmada,Küresel Sumud Filosu'nun, ulusal mahkemelerde, Avrupa yargı kurumlarında ve uluslararası platformlarda eşgüdüm içinde yürüttüğü çalışmalarla, kamuoyunda yarattığı görünürlüğü bağlayıcı hukuki sonuçlara dönüştürmeyi amaçladığı kaydedildi.

"DELİLLER SİSTEMATİK ŞİDDETİ BELGELİYOR"

Açıklamada, "İstanbul'da 23 Ekim'de görülecek duruşma, Vicdan (Conscience) gemisine ve ona eşlik eden sekiz tekneye, ayrıca Küresel Sumud Filosuna yönelik hukuka aykırı askeri müdahalelere karşı doğrudan bir meydan okuma niteliği taşıyor. Bu müdahaleler, Tunus'ta Alma ve Familia Madeira teknelerine düzenlenen İHA saldırılarından, aralarında sağlık çalışanları, milletvekilleri, avukatlar ve gazetecilerin de bulunduğu 462 sivil gönüllüyü taşıyan 42 yardım teknesinin tamamına el konulmasına kadar uzanıyor" denildi.

Mahkemeye sunulan delillerin sistematik şiddeti belgelediği ifade edilen açıklamada, Malta açıklarında ve Tunus'ta sivil teknelere yönelik İHA saldırıları, Girit açıklarında teknelere düzenlenen saldırılar, İsrail işgal güçlerinin açık denizde sivil gemilere düzenlediği tehlikeli baskınlar, zorla sınır dışı etmeler, fiziksel saldırılar, çıplak aramalar ve Ketziot Hapishanesi gibi tesislerde maruz kalınan ağır aşağılayıcı muamelelerin delil olarak sunulduğu belirtildi.

WOLAS ve Küresel Sumud Filosu Hukuk Ekibi, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Bu dava, yalnızca dosyada temsil edilen 101 mağdur için adalet arayışı değil, aynı zamanda cezasızlık doktrinine yönelik köklü bir meydan okumadır. Devletler, aç bırakılmış bir halka hayati yardım ulaştırmaya çalışan silahsız sivillere karşı silahlı güç kullandığında, o komuta zincirinde yer alan herkes yargı önünde hesap vermelidir."

Ulusal ve uluslararası barolara, BM mekanizmalarına, insan hakları izleme kuruluşlarına, sivil toplum temsilcilerine, basın mensuplarına ve diplomatik temsilcilere ilk duruşmaya bizzat katılma çağrısında bulunulan açıklamada, "Ulusal mahkemeler kapılarını mağdurlara açarken ve savcılıklar soruşturmaları üst düzey bakanlara kadar genişletirken Küresel Sumud Filosu; el konulan teknelerin geri alınmasına yönelik bayrak devletleri nezdindeki hukuki talepler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığına yaptığı başvuru da dahil olmak üzere tüm hukuki yolları, bu vahşetin sorumluları hesap verene, el konulan her tekne iade edilene ve hukuka aykırı Gazze ablukası kalıcı olarak sona erene dek kararlılıkla sürdürecek" denildi.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.