Bolu'daki Otel Yangını Davasında İlk Duruşma Gerçekleşti
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de gerçekleşen yangınla ilgili 32 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması yapıldı. Siyasi parti liderleri ve mağdur yakınları davayı takip ederek, adalet talebinde bulundu.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davayı izleyen siyasi parti genel başkanları ile olayda yakınlarını kaybeden avukat değerlendirmede bulundu.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen ilk duruşmayı izleyenler arasında Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu da yer aldı.
Duruşma çıkışında gazetecilere açıklama yapan Özdağ, salonda ağır havanın hakim olduğunu belirtti.
Özdağ, yangının, insani hatalar olduğu kadar hatta ondan daha fazla sistemsel hata sonucu gerçekleşen bir felaket olduğunu söyledi.
İlk sanığın savunma yaptığını aktaran Özdağ, hem sanık avukatının savunmasının hem şikayetçi ailelerin avukatlarının sorularının, gerçeğin bulunması ve suçluların belirlenmesi sürecinin uzun süre devam edeceğini gösterdiğini dile getirdi.
Özdağ, "Ancak sadece içerideki sanıklar mı suçlu yoksa o salonda sanık olarak bulunması gereken başka insanlar da var mı? Sanıkların avukatları bu konuda ciddi iddialar gündeme getiriyorlar, mahkeme salonu dışında. Ama her şeyden önce yakınlarını kaybedenlerin ağır acısını hala salonun üzerine çökmüş şekilde teneffüs etmek mümkündü." diye konuştu.
"Süreci takip ediyoruz"
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu da duruşmaya verilen arada, yangında yakınlarını kaybeden ailelerin yanına giderek başsağlığı diledi.
Ailelerle sohbet eden Ağıralioğlu, "Milletin, devletin mahkemelerinin şuna bakması lazım; küçücük bir evrak bu kadar cana sebep oluyor. Klasik konuşmalar yapılıyor. Bizim milletimize ait, 'Hallederiz, sonra yaparız, bakarız.' gibi. Bu kadar acıya sebep olan bir evrak. Bir itfaiye. İnanılmaz bir şey." dedi.
Yangında yakınlarını kaybedenlere sabır dileyen Ağıralioğlu, "Gerçekten çok zor. Süreci takip edeceğiz. Davanın siyasallaşması doğru değil. Siyasetin bu işlere bulaşması doğru değil. Bizim buradaki varlığımız; gevşeme olmasın, ciddiyetle soruşturma devam etsin." ifadelerini kullandı.
"Adaletin yerini bulması için elimden gelen her şeyi yapacağım"
Yangında 3 çocuğunu, gelinini ve 4 torununu kaybeden avukat Yüksel Gültekin ise duruşma çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, adaletin yerini bulması için elinden gelen her şeyi yapacağını kaydetti.
Soruşturma sürecinde hazırlanan bilirkişi raporunda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sorumluluklarına işaret edildiğini söyleyen Gültekin, "Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumluluğu kabul etmiyor. Netice itibarıyla 'Bizim burada bir kusurumuz yok.' diyor. Bununla ilgili Danıştaya gerekli müracaatları yaptık. Diğer aileler de yaptı." diye konuştu.
Gültekin, bundan sonraki çabasının yangında hayatını kaybeden evlatlarının adını yaşatacak hayır müesseseleri kurmak olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"İnşallah Bolu'ya bu hususta evlatlarımızın hayır kapıları kapanmayacak eserler kazandıracağız. Ben mezara iki kere gidiyorum. Bir sabah gidiyorum, bir öğleden sonra gidiyorum. Bu psikolojiyi anlamak mümkün değil. Ben dört torunuma her gün üçer tane balon takıyorum. Balon makinesi aldım. Sanki balonlar havada uçtuğu zaman onlar canlı gibi geliyor. Bu psikolojide bir hukukçu olduğum için, ilk gününde çok yol alınmayacağını biliyorum ama bu süreci takip edeceğim."









