Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 5. Kuruluş Yıldönümü Dolayısıyla Basın Toplantısı Düzenledi
Ak Parti Genel Başkanı Ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 5. Kuruluş Yıldönümü Dolayısıyla Genel Merkezde Basın Toplantısı Düzenledi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 5. kuruluş yıldönümü dolayısıyla genel merkezde basın toplantısı düzenledi.
-MİLLET-
Gündeme ilişkin birçok konuya değinen Başbakan Erdoğan, Türkiye`nin AKP ile yıllardır özlemini çektiği özgüvene kavuştuğunu ifade eden Başbakan Erdoğan,¨Millet ile elele vererek Türkiye`de güven ve istikrarı tesis ettik. Elde ettiğimiz bütün başarılar milletimizin eseridir. AKP siyasetinin çıkış noktası milletin ta kendisidir. Milletimizin iradesini ülke yönetiminde hakkı ile temsil etmek üzere ilk günkü heyecanımızdan hiçbir şey kaybetmedik ve kaybetmeyeceğiz. Kısa sürede katettiğimiz büyük mesafeler heyecanımızı daha arttırıyor. Hizmet aşkımızı taze tutuyor. Kuruluşumuzdan bu yana sürdürdüğümüz kararlı yürüyüşle ülkemiz her alanda büyük kazanımlar elde etti. AKP, Türkiye`nin çehresini değiştirdi. Gücüne güç kattı. Hedefimiz refah düzeyini daha da arttırmaktır. Rehberimiz aziz milletimiz olmaya devam edecektir. Yakaladığımız sinerji ile birlikte Türkiye`yi o eski alışkanlıklara döndürmeyeceğiz.
AKP ile Türkiye eski siyasetin yüklerinden kurtulmuştur. İnsanın güvenini zedeleyen, siyasi çıkar odaklı meslek haline getiren yamalı parçalı siyaset anlayışı o bol sıfırlı paralar gibi tedavülden kalkmıştır.
AKP, Türkiye`nin öncelikli meselelerine odaklanmıştır. Türkiye`nin birikmiş sorunlarını çözmek için samimiyetle çalışıyoruz. Ciddi başarılar elde ettik, etmeye de devam ediyoruz. AK Parti yola Türkiye`nin temel ve acil sorunlarını tespit ederek yola çıkmıştır. Parti programında acil eylem planında da bunları ortaya koymuştur. AKP milletin değişim talebini icraata geçirmiştir.¨dedi.
-MESAFE-
Sivil toplumun önemine de değinin Başbakan,¨Toplumu zayıf bırakan bölgesel adeletsizliklerin, derinliklerin en önemli nedeni yönetim ile halk arasında meydana gelen kopukluktur. Halk ile yönetim arasında açılan mesafeyi kapatmak kolay deği. Biz mesafeyi kapattık. Biz halka fildişi kulelerden bakmıyoruz. Biz halkın içindeyiz.
-GÜÇLÜ TOPLUM-
Halkın gücü ile devletin gücünü birleştirmek için yolsuzlukla mücadele gerekiyordu. Biz bunu gerçekleştirdik. Güçlü bir toplum, zayıf bir devletle ayakta duramayacağı gibi zayıf bir toplum ile güçlü bir devlette ayakta durmaz. Gerçek güç sahibi olmak güçlü bir demokrasi sahibi olmak gerekir. Bizim siyaset felsefemize göre güçlü devlet, toplum birbirini alternafi değil tamamlayıcısıdır. Siyasi ekonomik, sosyal kazanımların kalıcı hale getirmek önemli.
-DEMOKRASİ-
Demokrasimize, birlik ve bareberliğimize sonuna kadar sahip çıkmalıyız. Demokrasiden, adaletten, insan hak ve hürriyetlerden vazgeçerek Türkiye`nin kalkınması mümkün değildir. Türkiye potansiyeli ile insan ve kaynakları ile büyük bir ülkedir. Yasama, yürütme yargı erki üzerin düşeni yapacaktır. Hepsi adil çizgide üzerine düşeni yaptığında kazanan Türk milleti olacaktır. Türkiye`nin ilerlemesi çatışma alanlarından hızla uzaklaşmasına bağlıdır. Siyaseti gerilim sanatı olarak görenler, demokratik anlayışın gelişmesinden rahatsız olanlar bu ülkeye zarar veriyor. Muhalefet demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bazı çevreler AKP`ye muhalefet edeyim derken çoğu zaman Türkiye`ye muhalefet ediyor. Bu ülkenin rejim sorunu yoktur. Rejimimiz toplumsal dokumuza işlemiştir. Türkiye`nin başarısı hepimizin ortak başarısıdır. Bunun sevincide ortak olmalıdır.
-BİRLİK VE BERABERLİK-
Türkiye`nin kayıplarında beraber üzülmeyi öğrenmek zorundayız. Siyasi rekabetimiz birbirimizi karalama değil birbirimizden daha iyi olmak, artı değer üretmek üzerine olmalıdır. Bize göre gerçek milliyetçilik budur. O benden daha kötü demek kimseyi milletin gözünde daha iyi yapmaz. Önemli olan ben ondan daha iyiyim demek bunu göstermek. O zaman devlet millet herkes kazanır. Öyle ise gelin hep bereber kaybetmek yerine kazanmayı seçelim. Biz başından beri bunu seçtik¨diye konuştu.
-TERÖR ÖRGÜTÜ-
AK Parti olarak siyaseti rant aracı olarak görmediklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye`nin AK Parti iktidarı ile uluslararası arene da itibarının arttığını belirtti.
Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü; ¨Türkiye artık gündemi belirlenen bir ülke değil, gündem belirleyen ülke konumuna gelmiştir. Dünyada barış ve uzlaşmaca çabalarının başarıya ulaşması için önce çalışmalar yapıyoruz. Biz Türkiye olarak zor dönemden milletimize yakışır anlayışla geçmek gayreti içindeyiz. Terörle mücadele de aynı kararlılık içindeyiz. Bu sabır zaman ve kararlılık ister. Terörle mücadele ortak hareket, işbirilği gerektirir. Biz Türkiye olarak bunun gerekliliklerini yerine getirmekteyiz. Bunu diğer ülkelerden de beklemek doğal hakkımızdır. Bölücü terör örgütünü karşı bundan sonrada her türlü tedbiri almaya, hangi zemin ve şartlarda olursa olsun mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu kuru sıkı atmakla olmuyor. Terörle mücadelede dünya ülkelerinin neler çektiğini herkes biliyor. Bütün mesele, mücadale azmimiz yerindedir. Komşu ülkelerden terör örgütüne güvenli sığınak imkanı sağlanmamalıdır. Bu konuda yanlış davrananlar bilsinler ki bugünün dünyasından herkes güvende değilse hiç kimse güvende değildir. Hiç kimse evlatlarımızın kanı dökülürken sabırımızı denemeye kalkmamalıdır. ¨
-YOLSUZLUK-
¨Adalet mülkün temelidir¨ diyen Başbakan, adaletin insanca yaşamanın temel unsuru olduğunu, bunun için Adalet Bakanlığı`na özel önem verdiklerini söyledi. Bu çerçevede hak ve özgürlüklerin, düşünce özgürlüğünün genişletildiğini, işkencenin önüne geçmek için önemli çalışmalar yapıldığını belirten Başbakan, ¨Yolsuzlukları önlemek için de büyük çabalar gösterdik. Finans sektörünü yeniden yapılandıracak, kamu maliyesinde şeffaflığı sağlayacak kanunlar çıkarılmıştır. Bu ülkeyi yönetecek olanlar geniş bir dünya vizyonuna sahip olmak zorundadır¨dedi.
-AB-
AB`ye üyelik konusunda olumlu politikalar izlediklerini belirten Erdoğan, Kıbrıs konusunda da önemli kazanımlar elde edildiğini , KKTC`nin barış isteyen taraf olduğunu bütün dünyanın gördüğünü söyledi.
Kıbrıs`ta hiçbir şeyin peşkeş çekilmediğini ifade eden Başbakan,¨KKTC bugün düne göre daha iyidir. Yarın daha iyi olacaktır. Bölgede kalıcı barışın tesis edilmesi için çalışıyoruz¨ dedi.
-ORTADOĞU-
Konuşmasında Ortadoğu` da yaşanan çatışmalara da değinen Erdoğan, ¨Ortadoğudaki yükselen alevlerin küresel yangına dönüşmemesi için çaba sarfediyoruz. BM gibi kuruluşların daha da etkin olması lazım. Bu konuda dünyada söz sahibi devletlere büyük görevler düşmektedir. Ortadoğu`daki tablo nedeniyle kutlama yapmıyoruz. Biz bunu şölen havasında da yapabilirdik. Bugün İsrail`in Lübnan`a saldırısında gördüğümüz gibi orantısız güç kullanımına, masum insanların ölümüne yol açan olaylar, insanlığın geleceği için umutlu tablolar çizmemektedir. Hiçbir mücadele insan onurunun çignenmesinin, masum kadın, çocuk ve yaşlıların öldürülmesini gerekçesi olamaz.
Bu bağlamda BM Güvenlik Konseyi`nin zaafa uğratan girişimlerde çok tehlikeli. Biz BM daha güçlendirilmesini arzuluyoruz. Türkiye, Ortadoğu`daki çatışmalara yönelik yapıcı girişimlerini sürdürmektedir. Devlet ve millet olarak her türlü yardımı yapmaya devam edeceğiz. Diplomatik çabaların yanısıra acil insani yardımları arttırarak sürdürmeye gayret ediyoruz. Barış ve istikrar uluslararası ticaretin gelişmesi, halkların refah düzeyinin yükseltilmesi için önemlidir. Türkiye bölgesinde bugün istikrar unsudur¨ şeklinde konuştu.
-EKONOMİ-
Türkiye ekonomisinin gün geçtikçe güçlendiğini ifade eden Başbakan, ihracatın arttığını enflasyonun, faizlerin düştüğünü ifade etti. Küresel dalgalanmadan Türkiye`nin de etkilendiğini ifade eden Başbakan, ancak Türkiye ekonomisinin dayanıklılığının bir kez daha gözlendiğini ifade etti.
Enflasyondaki tek haneli rakamı korumaya çalıştıklarını söymleyen Erdoğan, Türkiye`nin IMF`ye olan borcunun yarı yarıya azaldığını, 23.4 milyar dolardan 11.7 milyar dolara düştüğünü söyledi.
-İŞSİZLİK-
İşsizliğin çok azda olsa düştüğünü söyleyen Erdoğan,¨Genç ve dinamik bir nüfusumuz var. Er veya geç bu sıkıntıları da aşacağız. İşsizlik oranını dondurduk, artmadı. Hem de iş gücüne her yıl yeni katılan insanlarımıza iş bulduk. Bu iyileşmenin kalıcı olması içinde ekonomiyi sağlam bir zeminde oluşturmaya gayret ediyoruz. Mali disiplinden taviz verilmeyecek. Hedeflerimizden sapma olmayacak.¨dedi.
-FINDIK-
AKP olarak eğitimde, sağlıkta, emniyette ve adelette büyük adımlar attıklarını ifade eden Başbakan, konuşmasında fındık sorununa da değinerek FİSKOBİRLİK yönetimini eleştirdi.
Başbakan konuşmasını şöyle sürdürdü; ¨Bunu açıkladım ama bu noktadan AKP iktidarını zaafa düşürmeye gayret eden bazı çevreler Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) fındık alma görevi nerden çıktı diyorlar. Devlet bunu niye çözmedi diyorlar. 1.9 katrilyon FİSKOBİRLİK`in borcu çizildi. Ve anlaşma yapıldı özerksiniz diye. Biz özerk kuruluş diye fazla rakam açıkladı dedik.
Biz Ububatta fiyat açıklaması yapıyoruz ama kılı kırk yarıyoruz. Öyle yaptığımız için hububatta sıkıntı yok. Bütün mesele akıllı yönetim meselesi. Yoksa böyle sürekli zarar et devlet ödesin. Yok böyle birşey. Bunu yapınca başkaları istiyor. Biz böyle hep batakçıların durumunumu çözeceğiz. En sonunda karar aldık. Kararı da biz bunu en ideal kiminle yaparız dedik. Bu da TMO idi. FİSKOBİRLİK`in deposundan, experlerinden yararlanalım dedik. Bu defa da TMO nerden çıktı dediler. Bu işi anlayanda anlamayanda konuşuyor. Lisanslı depoculuk anlayışını getiriyoruz. Biz milletin kaynaklarını siyasi rant uğrana heba etmek yerine çözüm getiriyoruz. Bazı siyasiler biz çözerdik diyorlar. Yıllarca böyle çözdünüz diye bu ülke bu noktalara geldi¨ ifadesini kullandı.

















