Edith Piaf Yazıları

Edith Piaf

Edith Piaf

Ünvan: Fransız Şarkıcı

Doğum Tarihi: 19.12.1915 / 10.10.1963

Edith Piaf Kimdir?

Édith Piaf, 19 Aralık 1915'te Paris'te doğdu ve 10 Ekim 1963'te vefat etti. Asıl adı Édith Giovanna Gassion olan sanatçı, kabare ve modern şanson türlerindeki şarkılarıyla tanınan Fransız şarkıcıdır. Fransa'nın en büyük popüler şarkıcısı ve 20. yüzyılın en ünlü sanatçılarından biri olarak kabul edilmektedir. Piaf'ın müziği genellikle otobiyografikti ve aşk, kayıp ve hüzünle ilgili chanson réaliste ve meşale baladlarında uzmanlaştı. En çok bilinen şarkıları arasında "La Vie en rose" (1946), "Non, je ne regrette rien" (1960), "Hymne à l'amour" (1949), "Milord" (1959), "La Foule" (1957), "L'Accordéoniste" (1940) ve "Padam, padam..." (1951) yer almaktadır.

Annesi Annetta Giovanna Maillard yarı İtalyan, yarı Fas asıllı bir göçmen ailesinden geliyordu. Babası Louis-Alphonse Gassion (1881–1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı. Annesi sokakta şarkı söyleyerek yaşamaya çalışmaktaydı, daha sonra babası tarafından bir geneleve kısa süreliğine bakılması için gönderildi. Küçük yaşta gözleri mikrop kapmış ve kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Bu hastalığını yaşarken bir genelevde, oranın patronu ve kadınlarıyla birlikte yaşıyordu. Aradan aylar geçtikten sonra tedavi sonucu gözleri düzelmiştir. Babası, küçük Edith'i genelevden almıştır ve mesleği olan sokak akrobatlığı insanlara yetmeyince kızını sokakta insanlara karşı akrobatlık veya numara yapması için zorlamıştır. Bunun üzerine Edith, en iyi bildiği şarkıyı yani Fransa millî marşı La Marseillaise'i söylemiştir. 14 yaşındayken babasının yanında sokaklarda şarkı söylemeye başladı. Kısa bir süre sonra da babasından ayrı şekilde kenar mahallelerde şarkı söylemeye başladı. 17 yaşındayken ilk ve tek çocuğunu doğurdu. Marcelle adını verdikleri bu kız çocuğu 2 yaşında menenjitten öldü. Gençliğinde, babasının başka bir kadından olan kardeşi Simone ya da Edith'in seslendiği gibi Momone ile birlikte Paris sokaklarında şarkılar söyler ve hayatını kazanmaya çalıştı.

Yine Momone ile sokakta şarkı söylerken, Fransa'nın ünlü müzikhollerinden birinin sahibi olan Louis Leplee ile tanıştı. Louis Leplee, sesini dinledi ve hayran kaldı. Piaf'ın lakabını "Küçük Serçe" yapacaktı ancak bu lakap kullanıldığı için "Kaldırım Serçesi" adına karar verildi. Artık Edith Piaf'ın kariyeri başlamıştı. Kısa süre içinde tüm Fransa tarafından bir gurur olarak kabul edildi. Kendisini keşfeden Louis Leplée öldürüldükten sonra derin ve şüpheli sorgulamalara tabi tutuldu. O dönem Piaf için oldukça zorlu geçti; tüm popülaritesi yok olmuş, halkın nefretini kazanmış bir şekilde kabarelerde şarkı söyledi. Yeni meşhur olduğu dönemde tanıştığı Raymond Asso'yu araması sonucunda "Küçük Piaf" olarak bilinirken, profesyonel müzik hayatına döndü, eğitim aldı ve eski ününe Edith Piaf olarak kavuştu.

Kariyerine on dört yaşında babasıyla birlikte turnelere çıkarak başlayan Piaf'ın ünü, Almanya'nın Fransa'yı işgali sırasında arttı ve 1945'te Piaf'ın imzasını taşıyan "La Vie en rose" şarkısı yayınlandı. 1940'ların sonlarında Fransa'nın en popüler sanatçısı haline gelen Piaf, Avrupa, Güney Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri'nde turnelere çıktı ve Ed Sullivan Show'da sekiz kez sahneye çıktı.

Alkolü aşırı derecede kullanmaktaydı. Fransız orta sıklet boks şampiyonu, evli ve üç çocuk babası Marcel Cerdan ile tanıştı ve ikisi de birbirlerine âşık oldular. Hayatında en çok sevdiği erkek orta sıklet dünya şampiyonu boksör Marcel Cerdan'dı. Cerdan başkasıyla evliydi ve Fransa'da zaten tanınan bir insandı. Marcel Cerdan, Edith Piaf'la buluşmak üzere Ekim 1949'da Paris'ten New York'a uçarken uçağı düştü. Bu kazadan kurtulan olmadı. Piaf'ın hayatı, hayatının erkeği olarak tanımladığı Marcel Cerdan öldükten sonra tamamen değişti; ağrı kesici, alkol ve morfine bağımlı hale geldi. Sonrasında yağmurlu bir günde geçirdiği trafik kazası sebebiyle hayatı boyunca omuriliği iyileşmemiş, yarı kambur bir şekilde yürümek zorunda kaldı.

Piaf, 1963'te 47 yaşında ölümünden birkaç ay öncesine kadar Paris Olympia müzik salonunda birkaç dizi konser de dahil olmak üzere performans sergilemeye devam etti. Son şarkısı "L'Homme de Berlin" Nisan 1963'te kocasıyla birlikte kaydedildi. Edith Piaf, Fransız rivierasındaki Plascassier'de 10 Ekim 1963'te karaciğer kanserinden öldü. Eşi Theo Sarapo'nun aynı gece cenazesini gizlice Paris'e getirdiği, böylece hayranlarının "Edith Piaf'ın kendi evinde öldüğünü" düşüneceğini umduğu söylenir. 11 Ekim günü Edith Piaf'ın öldüğü açıklandıktan kısa bir süre sonra çok sevgili dostu Jean Cocteau da hayata veda etti. Cocteau'nun Piaf'ın acısına dayanamadığı için kalp krizi geçirdiği söylenir. Katolik kilisesi Paris Başpiskoposu, sürdüğü hayat nedeniyle Edith Piaf'ın cenaze törenini yapmayı reddetti. Tabutu Père-Lachaise mezarlığına götürülürken on binlerce hayranı korteje katıldı. Mezarlıktaki törende hazır bulunanların sayısı ise 100.000'i geçti. Ünlü şarkıcı Charles Aznavour, Edith Piaf'ın cenaze törenini anlatırken "İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinden beri bütün Paris'in trafiğini tamamen kilitleyen başka bir olay yoktur." sözleriyle durumu açıkladı.

Ölümden korkmamaktaydı, yalnızlıktan korktuğu kadar. Son röportajında şöyle der: "Bir kadına öğüt verecek olsaydınız, bu ne olurdu? - Sev. Bir genç kıza? - Sev. Peki bir çocuğa? - Sev."

Ölümünden bu yana, Fransız kültürünün mihenk taşlarından biri olan Piaf'ın hayatı hakkında çok sayıda belgesel ve film çekildi.