Bob Dylan Yazıları

Bob Dylan

Bob Dylan

Bob Dylan Kimdir?

Bob Dylan (d. 24 Mayıs 1941, Minnesota), asıl adı Robert Allen Zimmerman olan Amerikalı müzisyen ve yazardır. Abram Zimmerman ile Beatrice "Beatty" Stone'nın oğlu olarak dünyaya geldi. Rusya'dan göç eden Yahudi atalarının neden bir Alman soyismi taşıdıkları hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Dylan, 2004 yılında yayımladığı anı kitabı Chronicles: Volume One'da babaannesinin ailesinin Kağızmanlı olduğunu ve kökeninin İstanbul'a uzandığını belirtmiş; ayrıca Türk ataları olduğunu da yazmıştır. Büyükbabası Zigman Zimmerman ve babaannesi Anna Zimmerman, Trabzon'dan Odessa'ya göç etmiş, 1905'teki antisemitik pogromların ardından ABD'ye yerleşmiştir. Anne tarafından büyükanne ve büyükbabası ise Litvanyalı Yahudi olup 1902'de ABD'ye göç etmiştir.

Sonradan "Huzurevine oranla daha fazla kişinin öldüğü yer" olarak tanımlayacağı üniversiteden atıldığında henüz 18 yaşında bir gençti. Yirmisinde ise dağınık ve kirli saçları, eski püskü giysileri, omzunda gitarı ile New York'ta beatniklerin arasında bulunmuştur. Ona göre New York "Henüz çok fazla insanın gitmediği, gidenin de geri dönmediği" bir yer ve oraya gitmek "Aya gitmek gibi bir şey"dir.

1962'de kendi adını taşıyan ilk albümünü yayımladı. "The Freewheelin' Bob Dylan" 1963'te piyasaya çıktığında Dylan, bir ilah olma yoluna çıkmıştır. Albümün kapağında New York sokaklarında sevgilisi Suze Rotolo ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafı bulunmaktadır. "Blowin' in the Wind" ve "A Hard Rain's a-Gonna Fall" gibi şarkılar herkesin diline düşmüştür. 1964'te siyasi içerikli The Times They Are a-Changin' ve daha soyut, içe dönük Another Side of Bob Dylan'ı yayınladı. 1965 ve 1966'da amplifikatörlü rock enstrümantasyonunu benimseyerek Bringing It All Back Home, Highway 61 Revisited ve Blonde on Blonde albümlerini kaydetti; bu dönüşüm folk sadelik taraftarları arasında tartışmalara yol açtı. Altı dakikalık "Like a Rolling Stone" (1965) şarkısı popüler müzikte ticari ve yaratıcı sınırları genişletti.

Her seferinde farklı bir şeylerden bahseden Dylan; savaşların anlamsızlığından, Tanrı'dan, adaletsizlikten, seksten, aşktan, sevgiden bahsetmiştir. Her seferinde değişik kesimlerin tepkisini çekmiştir. Çoğu kişiye göre o, sadece içinden geleni yapıyordu. Folk müziği seçmesinin nedeni de gitarı ve armonikasından başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayacak olmasıydı.

Joan Baez'in söylediğine göre, "gördükleri sadece kendisi için bir şey ifade ediyordu" ve "başkalarının ihtiyaçları için kafa yoran biri değildi." Yine de Baez ona aşık oluyordu. Geceliği on iki dolarlık izbe bir otel odasında gazetecilere üstünde kocaman siyah ceketi, beyaz gömleği ve mor kol düğmeleri ile röportaj verirken, Baez'in gözünde "Gözleri Tanrı'nınki kadar yaşlı ve kendisi bir kış yaprağı kadar naif"ti.

Dylan, 1965'te İngiltere turnesi sırasında yanındaki "elit bohemlerle" birlikte Savoy Otel'de ikamet etmiştir. Marianne Faithfull ona yakın olabilmek için otele gider, odada bir köşeye çekilir. Dylan'ın daktilosuna, "eninin ideal mısra ölçüsü olduğunu söylediği" kalın bir tuvalet kağıdı takılıdır. Faithfull onun dikkatini çekmediğini düşünürken, o sürekli bir şeyler yazmıştır. Ne yazdığını sorduğunda, Dylan'ın onun hakkında bir şiir yazdığını öğrenir. Dylan'ın teklifi üzerine yeni albümünü dinlerler bir gece otel odasında. Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir. Faithfull'un o gece gerçeği söylediği için pişmanlık duymasının nedeni, onunla yatamamış olması değil, o tuvalet kağıtlarına kendisi için yazılanları hiçbir zaman öğrenemeyecek olmasıdır.

İngiltere turnesi Joan Baez'le ilişkilerinin de sonu olur. Forest Hill Konseri'ne kendisini davet ederek New York'tan Amerika'ya açılmasına yardımcı olan Joan Baez'i, İngiltere turnesinde sahneye davet etmemiştir.

Temmuz 1966'da bir motosiklet kazası geçiren Dylan, bir süre turneye ara verdi. Bu dönemde The Band üyeleriyle çok sayıda şarkı kaydetti; bu kayıtlar 1975'te The Basement Tapes ortak albümü olarak yayınlandı. 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında John Wesley Harding (1967), Nashville Skyline (1969) ve New Morning (1970) albümlerinde country müziğini ve kırsal konuları keşfetti. 1973'teki "Pat Garrett and Billy The Kid" albümüne kadar bir süre sessiz kaldı. Bu yıl, "Knockin' on Heaven's Door" ile Bob Dylan olduğunu bir kez daha hatırlattı. 1975'te Blood on the Tracks'i yayımladı; üç yıl sonra gelen Desire albümündeki "One More Cup of Coffee" ise bir başka klasik oldu. 1970'lerin sonlarında yeniden doğmuş bir Hristiyan oldu ve 1980'lerin başında daha tanıdık rock temelli üslubuna dönmeden önce çağdaş İncil müziği albümleri çıkardı. 1980'lerin sonundan itibaren Never Ending Tour olarak bilinen turneye çıktı. 1997 tarihli Time Out of Mind albümü kariyerinde bir Rönesans başlattı; ardından en sonuncusu Rough and Rowdy Ways (2020) olmak üzere eleştirmenlerce beğenilen beş orijinal materyal albümü yayımladı. 2010'larda Frank Sinatra tarafından kaydedilen şarkılar başta olmak üzere geleneksel Amerikan standartlarını içeren üç albümlük bir seri kaydetti.

Dylan, 1994'ten beri dokuz çizim ve resim kitabı yayımladı ve eserleri büyük sanat galerilerinde sergilendi. 145 milyondan fazla plak satarak tüm zamanların en çok satan müzisyenleri arasında yer aldı. Başkanlık Özgürlük Madalyası, on Grammy Ödülü, Altın Küre Ödülü ve Akademi Ödülü dahil olmak üzere çok sayıda ödül aldı. Rock and Roll Onur Listesi, Nashville Söz Yazarları Onur Listesi ve Şarkı Yazarları Onur Listesi'ne alındı. 2008'de Pulitzer Ödül Kurulu, "olağanüstü şiirsel güçlü lirik kompozisyonlarla işaretlenmiş, popüler müzik ve Amerikan kültürü üzerindeki derin etkisi" nedeniyle ona özel bir alıntı yaptı. 13 Ekim 2016'da Nobel Vakfı tarafından 2016 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü; ödül, "büyük Amerikan şarkı geleneğinde yeni şiirsel ifadeler yarattığı için" verildi. Dylan, hem Oscar hem de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış iki yazardan biridir (diğeri George Bernard Shaw) ve Nobel, Pulitzer, Oscar ve Grammy ödüllerinin hepsine sahip olan ilk kişidir.