AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu:
- "(Terörsüz Türkiye) Bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte 2 yıllık bir sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu" "Türkiye'nin, bizim, 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' diyerek ortaya koyduğumuz bu irade, bölgemize dönük kötü niyet besleyen emperyalist ve siyonist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan bir tanesidir" "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' nedir?' diye bir cümleyle tanımlayacak olsak, bölgemizde herkes için, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi ve Şii için kötü niyet besleyenlere, bu kötü niyetlerine geçit vermeyecek şekilde verilen bir cevaptır"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla, 2 yıllık sürecin en önemli aşamasına gelindiğini bildirdi.
Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
MKYK toplantısında Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in sunumlarının olacağını belirten Çelik, partinin 14 Ağustos'ta kutlanacak 25. kuruluş yıl dönümü hazırlıklarını da Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar'ın koordinasyonunda güçlü şekilde sürdürdüklerini ifade etti.
Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarının alındığını anımsatan Çelik, bugüne kadar görev yapan ve görevden ayrılan bütün askerlere, komutanlara teşekkür etti, yeni göreve gelenleri ve yeni rütbe alanları da tebrik etti.
Çelik, YAŞ kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki kadın general sayısının artmasının "sevindirici" olduğunu belirterek, "Bütün kuvvetlerimizde kadın general sayısının artmasının, Türk ordusunun niteliğini göstermesi ve kadınlarımızın da yüksek rütbelerde bulunmasının Cumhuriyet'in bir kazanımı olarak değerlendirilmesi bakımından son derece önemli olduğunun altını çizmek isterim. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne her zamanki gibi başarılar diliyoruz." dedi.
"Süreci başarıya ulaştırmak için yapılması gerekenlerle ilgili talimatlar verdi"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın MKYK toplantısının açılışındaki konuşmasında, "Terörsüz Türkiye" konusuna değindiğini aktaran Çelik, "Şimdiye kadar yaptığımız çalışmaların bugün geldiği nokta ve bundan sonrasında da inşallah bütün bu süreci başarıya ulaştırmak için yapılması gerekenler, ortaya koyulması gereken tavırlar, kullanılması gereken üslup, Cumhur İttifakı'nın birlik ve dirliği açısından ilgili talimatları verdiler. Aynı şekilde bu konuyla ilgili devlet kurumlarının koordinasyonu bakımından talimatlarını tekrar hatırlattılar. Bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte 2 yıllık bir sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu." diye konuştu.
Çelik, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın son derece büyük riskler ve tehditlerle dolu olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:
"Tüm bunların arkasında birtakım siyasi projeler de var, ülkemizi yolundan çevirmeye çalışan, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kastetmeye çalışan. Bütün bunlar karşısında şimdiye kadar Türkiye Cumhuriyeti, bütün unsurlarıyla beraber milletimizin desteğiyle en güçlü mücadeleyi verdi. Her türlü darbe girişiminden tutun, birtakım emperyalist ve siyonist projelerin ülkemize musallat olan kötü niyetlerine kadar her şey, kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin büyük fedakarlıklarıyla engellendi."
Şehitlere Allah'tan rahmet dileyip gazilere hürmetlerini sunan Çelik, "Onları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu, her zaman gündemimizde olduklarını ifade etmek isterim." şeklinde konuştu.
"Kurallı dünya düzeni sona ermiş, kuralsız dünya düzenine geçilmiştir"
"Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" süreci için çok emek sarf edildiğini, pek çok çalışma yapıldığını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:
"Esasında 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefi, etrafımızdaki gelişmeleri çok iyi izlediğimizde, yakın bölgemizde emperyalistlerin, siyonistlerin hangi kirli planları, bölgeyi parçalamaya, bölge insanlarını birbirine düşürmeye dönük hangi şer şebekelerini devreye soktuğunu düşündüğümüzde, Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü devlet aklının, siyasette, Meclis'te ve diğer alanlarda tecelli eden siyaset aklının, milletimizin değerlerinin, irfanının, basiretinin bir neticesi olarak ortaya çıktı. Bölgemizdeki bütün bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, özellikle son 10 yıla odaklandığımızda, göreceğimiz şey şudur, kurallı bir dünya düzeni sona ermiştir, kuralsız bir dünya düzenine geçilmiştir. Kaotik bir şekilde ortaya çıkan bu tablo neticesinde dünyanın bütün dikişleri sökülmektedir."
Çelik, Sykes-Picot Anlaşması rejiminin bölgede değişmesi gerektiğine dair tartışmaların, Batılı bazı odaklar, düşünce kuruluşları tarafından başlatıldığını anımsatarak, şöyle konuştu:
"O zaman bakıldı ki aslında Sykes-Picot'un bölgeye getirdiği yanlışlıkların ve zararların giderilmesini amaçlayan bir yaklaşım değil bu. Tam tersine daha çok bölünmüş, parçalanmış, etnik ve dini temelde birbiriyle daha kavgalı hale gelmiş bir bölgenin ortaya çıkmasını istiyorlar. Bununla ilgili olarak birçok diplomasi yürütüldü. Arap Baharı'ndan başlayarak Türkiye, bu dalgaların geldiğini görerek, çok büyük çalışmalar yaptı. Mesela Arap Baharı zamanında da bazı ülkelerdeki halkların meşru tepkilerini, o devletlerin kurumlarını, devlet kapasitesini yok edecek şekilde yönlendirdiler. O zaman da uyarımızı yapmıştık ve bölgede buna karşı yeni bir kardeşlik siyaseti atağı başlatmıştık. Onun sabote edilmesi için de çeşitli büyük güçler devreye girmişti, birtakım istihbarat örgütleri doğrudan vekalet savaşlarını terör örgütleri yoluyla devreye sokmuştu."
"Meselenin sahibi 86 milyon vatandaşımızdır"
Son 3-5 yıla bakıldığında çok daha sert bir dalganın, kötü bir planın devreye sokulduğunu gördüklerini hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:
"Ama günün sonunda şu oldu, yine terör örgütleri üzerinden yükseltilen bütün bu dalgalar, bölge halklarının daha çok acı çekmesine yol açtı. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Ezidi, Keldani acı çekti. Tüm bunların içerisinde aslında bölge, kendi iradesini özgün şartlarıyla ortaya koyamamanın büyük bedellerini ödedi. Türkiye'nin, bizim, 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' diyerek ortaya koyduğumuz bu irade, bölgemize dönük kötü niyet besleyen emperyalist ve siyonist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan bir tanesidir. Burada devletimizin binlerce yıllık tecrübesi, milletimizin binlerce yıllık tarihin içinden süzülerek gelen kardeşliği ve basireti, esasında bütün bu politikaların ana dinamiğini oluşturmuştur. Dolayısıyla 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' nedir?' diye bir cümleyle tanımlayacak olsak, bölgemizde herkes için, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi ve Şii için kötü niyet besleyenlere, bu kötü niyetlerine geçit vermeyecek şekilde verilen bir cevaptır, diyebiliriz. Bugüne kadar da bununla ilgili gerçekten çok hassas çalışmalar yürütüldü. Ama günün sonunda meselenin sahibi 86 milyon vatandaşımızdır."
(Sürecek)
Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
MKYK toplantısında Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in sunumlarının olacağını belirten Çelik, partinin 14 Ağustos'ta kutlanacak 25. kuruluş yıl dönümü hazırlıklarını da Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar'ın koordinasyonunda güçlü şekilde sürdürdüklerini ifade etti.
Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarının alındığını anımsatan Çelik, bugüne kadar görev yapan ve görevden ayrılan bütün askerlere, komutanlara teşekkür etti, yeni göreve gelenleri ve yeni rütbe alanları da tebrik etti.
Çelik, YAŞ kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki kadın general sayısının artmasının "sevindirici" olduğunu belirterek, "Bütün kuvvetlerimizde kadın general sayısının artmasının, Türk ordusunun niteliğini göstermesi ve kadınlarımızın da yüksek rütbelerde bulunmasının Cumhuriyet'in bir kazanımı olarak değerlendirilmesi bakımından son derece önemli olduğunun altını çizmek isterim. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne her zamanki gibi başarılar diliyoruz." dedi.
"Süreci başarıya ulaştırmak için yapılması gerekenlerle ilgili talimatlar verdi"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın MKYK toplantısının açılışındaki konuşmasında, "Terörsüz Türkiye" konusuna değindiğini aktaran Çelik, "Şimdiye kadar yaptığımız çalışmaların bugün geldiği nokta ve bundan sonrasında da inşallah bütün bu süreci başarıya ulaştırmak için yapılması gerekenler, ortaya koyulması gereken tavırlar, kullanılması gereken üslup, Cumhur İttifakı'nın birlik ve dirliği açısından ilgili talimatları verdiler. Aynı şekilde bu konuyla ilgili devlet kurumlarının koordinasyonu bakımından talimatlarını tekrar hatırlattılar. Bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte 2 yıllık bir sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu." diye konuştu.
Çelik, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın son derece büyük riskler ve tehditlerle dolu olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:
"Tüm bunların arkasında birtakım siyasi projeler de var, ülkemizi yolundan çevirmeye çalışan, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kastetmeye çalışan. Bütün bunlar karşısında şimdiye kadar Türkiye Cumhuriyeti, bütün unsurlarıyla beraber milletimizin desteğiyle en güçlü mücadeleyi verdi. Her türlü darbe girişiminden tutun, birtakım emperyalist ve siyonist projelerin ülkemize musallat olan kötü niyetlerine kadar her şey, kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin büyük fedakarlıklarıyla engellendi."
Şehitlere Allah'tan rahmet dileyip gazilere hürmetlerini sunan Çelik, "Onları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu, her zaman gündemimizde olduklarını ifade etmek isterim." şeklinde konuştu.
"Kurallı dünya düzeni sona ermiş, kuralsız dünya düzenine geçilmiştir"
"Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" süreci için çok emek sarf edildiğini, pek çok çalışma yapıldığını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:
"Esasında 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefi, etrafımızdaki gelişmeleri çok iyi izlediğimizde, yakın bölgemizde emperyalistlerin, siyonistlerin hangi kirli planları, bölgeyi parçalamaya, bölge insanlarını birbirine düşürmeye dönük hangi şer şebekelerini devreye soktuğunu düşündüğümüzde, Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü devlet aklının, siyasette, Meclis'te ve diğer alanlarda tecelli eden siyaset aklının, milletimizin değerlerinin, irfanının, basiretinin bir neticesi olarak ortaya çıktı. Bölgemizdeki bütün bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, özellikle son 10 yıla odaklandığımızda, göreceğimiz şey şudur, kurallı bir dünya düzeni sona ermiştir, kuralsız bir dünya düzenine geçilmiştir. Kaotik bir şekilde ortaya çıkan bu tablo neticesinde dünyanın bütün dikişleri sökülmektedir."
Çelik, Sykes-Picot Anlaşması rejiminin bölgede değişmesi gerektiğine dair tartışmaların, Batılı bazı odaklar, düşünce kuruluşları tarafından başlatıldığını anımsatarak, şöyle konuştu:
"O zaman bakıldı ki aslında Sykes-Picot'un bölgeye getirdiği yanlışlıkların ve zararların giderilmesini amaçlayan bir yaklaşım değil bu. Tam tersine daha çok bölünmüş, parçalanmış, etnik ve dini temelde birbiriyle daha kavgalı hale gelmiş bir bölgenin ortaya çıkmasını istiyorlar. Bununla ilgili olarak birçok diplomasi yürütüldü. Arap Baharı'ndan başlayarak Türkiye, bu dalgaların geldiğini görerek, çok büyük çalışmalar yaptı. Mesela Arap Baharı zamanında da bazı ülkelerdeki halkların meşru tepkilerini, o devletlerin kurumlarını, devlet kapasitesini yok edecek şekilde yönlendirdiler. O zaman da uyarımızı yapmıştık ve bölgede buna karşı yeni bir kardeşlik siyaseti atağı başlatmıştık. Onun sabote edilmesi için de çeşitli büyük güçler devreye girmişti, birtakım istihbarat örgütleri doğrudan vekalet savaşlarını terör örgütleri yoluyla devreye sokmuştu."
"Meselenin sahibi 86 milyon vatandaşımızdır"
Son 3-5 yıla bakıldığında çok daha sert bir dalganın, kötü bir planın devreye sokulduğunu gördüklerini hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:
"Ama günün sonunda şu oldu, yine terör örgütleri üzerinden yükseltilen bütün bu dalgalar, bölge halklarının daha çok acı çekmesine yol açtı. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Ezidi, Keldani acı çekti. Tüm bunların içerisinde aslında bölge, kendi iradesini özgün şartlarıyla ortaya koyamamanın büyük bedellerini ödedi. Türkiye'nin, bizim, 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' diyerek ortaya koyduğumuz bu irade, bölgemize dönük kötü niyet besleyen emperyalist ve siyonist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan bir tanesidir. Burada devletimizin binlerce yıllık tecrübesi, milletimizin binlerce yıllık tarihin içinden süzülerek gelen kardeşliği ve basireti, esasında bütün bu politikaların ana dinamiğini oluşturmuştur. Dolayısıyla 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' nedir?' diye bir cümleyle tanımlayacak olsak, bölgemizde herkes için, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi ve Şii için kötü niyet besleyenlere, bu kötü niyetlerine geçit vermeyecek şekilde verilen bir cevaptır, diyebiliriz. Bugüne kadar da bununla ilgili gerçekten çok hassas çalışmalar yürütüldü. Ama günün sonunda meselenin sahibi 86 milyon vatandaşımızdır."
(Sürecek)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA