Kafe ve restoranlarda manzaralı alanların sigara içenlere ayrılması "mekansal ayrımcılık" olarak değerlendiriliyor
İstanbul'daki kafe ve restoranların manzaralı açık alanlarının sigara içenlere tahsis edilmesi, sigara içmeyenler tarafından büyük tepki topluyor. Sağlık Bakanlığı'nın yeni düzenlemeleriyle, bu alanların kapalı sayılması ve sigara içmenin yasaklanması hedefleniyor.
İstanbul'da kafe ve restoranlarda manzaralı açık alanların büyük ölçüde sigara içenlere ayrılması, sigara kullanmayan vatandaşların tepkisini çekiyor. Sigara içmeyenler, bu uygulamanın kendilerini kapalı alanlara mahkum ettiğini ve mekansal ayrımcılığa neden olduğunu savunuyor.
Türkiye'de kapalı alanlarda sigara içilmesi halihazırda yasak olmasına rağmen, bazı işletmeler tente veya açık alan düzenlemeleriyle zaman zaman sigara kullanımına izin veriyor.
Sağlık Bakanlığı, 21 Ocak'ta bu alanları da düzenleme kapsamına almayı hedefleyen yeni bir mevzuat hazırlığı başlattığını duyurdu. Bu kapsamda, açılır-kapanır tavanlı alanlar ile kış bahçesi olarak kullanılan mekanların da kapalı alan sayılması ve bu alanlarda sigara ile tütün ürünleri kullanımının yasaklanması öngörülüyor.
AA muhabiri, 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü'nde İstanbul'un Üsküdar Meydanı'nda vatandaşlara, açık alan düzenlemelerine ilişkin tartışmaları sordu.
"Açık alanlarda sigara içilmesini bir işgal olarak değerlendiriyorum"
Hayatında hiç sigara içmediğini belirten Mete Şahiner, pasif içiciliğin en az aktif kullanım kadar tehlikeli olduğunu belirterek, "İster istemez içenlerin yanında oturuyoruz, seyrediyoruz. Yapacak bir şey yok, mecburen maruz kalıyoruz. Sigara dumanı üzerimize siniyor. Evde çocuk var. Hanım zaten rahatsız oluyor. İçmediğimiz için bize çok daha fazla dokunuyor. İçmeyen için gerçekten çok zor." dedi.
21 yaşındaki Azra Acar, açılır-kapanır sistemin de kendilerini sigara dumanından korumadığının altını çizerek, "Bu beni rahatsız ediyor. Masalar çok yakın. İster istemez duman doğrudan soluduğum havaya karışıyor. Oturmak istemezsek, bu kez manzaralı taraf sigara içenlere kalıyor." diye konuştu.
Yaklaşık 17 yıldır sigara bağımlılığı olan 34 yaşındaki Ömer Gürel, içici olmasına rağmen kafelerin açılır-kapanır alanlarında bu alışkanlığa izin verilmesinin doğru olmadığına, bunun sigara içmeyenler için "mekansal ayrımcılık" anlamına geldiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
"Hem kafelerde sigara içilmesi beni rahatsız ediyor hem de en güzel yerleri alıyorlar. Oradan insanlar geçiyor. Ailesi olan kişiler, çocuklar, astımı olan, rahatsızlığı olan kişiler geçebiliyor. Bunu bir işgal olarak değerlendiriyorum. Neden açık havalar kirlensin ki? Açık havalar sadece sigara içenlerin elinde olsun. Açık alanda gün batımı izlemek istediğinizde sigaraya maruz kalıyorsunuz. Bence bu hiç uygun değil, sağlıklı değil. Aynı zamanda kul hakkı."
"Sigara beş dakikalık bir zevk, o zevk için başkalarının hakkı engellenmemeli"
Sigarayı düzensiz kullandığını belirten 52 yaşındaki Hesna Esen Yılmaz, kafe ve restoranların açık alanlarında dahi sigara içilmemesi gerektiğini savunarak, "Asıl sigara kullananların çok daha ayrı, arka planlarda olması gerekiyor. İçmeyenler manzaraya karşı oturmalı. Çünkü sigara beş dakikalık bir zevk, o beş dakikalık zevk için başkalarının hakkı engellenmemeli." şeklinde konuştu.
Yakın zamanda gittiği restoranda sigara kullanmadığı için iç alanda oturmak zorunda kaldığını belirten Türker Sayer de söz konusu uygulamaya, "Sigara içenlere güzel manzaralı yerler vermişler, sigara içmeyenleri arkaya koymuşlar. Oysa sigara içenlerin kokusu kapı açıldığında arkaya geliyor." sözleriyle tepki gösterdi.
Sayer, Japonya'ya yaptığı bir ziyaretine atıfta bulunarak, "Orada insanlar kuralları kendileri uyguluyor. Biz toplum olarak saygımızı yitirdik. Biraz üstüne gitseniz dayak yersiniz. Samimi söylüyorum, o restoranda biraz daha üstlerine gitseydim beni kovarlardı." görüşünü paylaştı.









