Plastik Kirliliğiyle Mücadelede 4 Şehirde Saha Çalışması
Sıfır Atık Vakfı, Adana, Mersin, Muğla ve Antalya'da plastik kirliliğinin kaynaklarını inceledi. Başkan Samed Ağırbaş, çözümün şehirler ve sektörler arası koordinasyon gerektirdiğini, bulguların Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda ele alınacağını bildirdi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve Cop31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Adana, Mersin, Muğla ve Antalya'daki saha çalışmalarında yaptıkları gözlemler doğrultusunda plastik kirliliğinin kaynakları ve etkilerinin farklı bölgelerde ortaya çıkabildiğini, çözüm için şehirler ve sektörler arasında koordinasyon gerektiğini söyledi.
Akdeniz kıyılarında yaz mevsimiyle birlikte yer yer yoğunlaşan plastik kirliliğinin kaynaklarının ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Sıfır Atık Vakfı tarafından Adana, Mersin, Muğla ve Antalya'da saha çalışması gerçekleştirildi.
Sahadaki izlenimlerini AA muhabiriyle paylaşan Ağırbaş, plastik kirliliğini sadece bir atık yönetimi meselesi olarak ele almadıklarını, üretim, tarım, turizm, kıyı ve deniz ekosistemleri, su kaynakları ve yerel yönetim kapasitesiyle birlikte değerlendirdiklerini belirtti.
Ağırbaş, "Adana, Mersin, Muğla ve Antalya farklı özellikleriyle Türkiye'nin plastik döngüsünün önemli kesişim noktalarını temsil ediyor. Bu illerin belirlenmesinde, nehir havzalarında ve deniz kıyılarında ortaya çıkan plastik atık kirliliği de etkili oldu." dedi.
Özellikle karasal kaynaklardan nehirler yoluyla taşınan plastiklerin denizlere ulaşmasının, kıyı ekosistemlerinin yanı sıra turizm, balıkçılık ve yerel ekonomiler açısından da önemli bir risk oluşturduğunu kaydeden Ağırbaş, "Adana güçlü sanayi ve tarımsal üretim kapasitesiyle, Mersin limanı, ticareti, tarımı ve Akdeniz'e açılan konumuyla, Muğla ve Antalya ise güçlü turizm ekonomileri, uzun kıyı şeritleri, koyları ve yoğun mevsimsel nüfus hareketleriyle öne çıkıyor." ifadelerini kullandı.
"Adana'da sanayi ve tarımın plastik döngüsüyle ilişkisi öne çıktı"
Adana'da sanayi ve tarımın plastik döngüsüyle ilişkisine vurgu yapan Ağırbaş, "Plastik atıkların yalnızca toplanması değil, üretimden kullanım sonrasına kadar izlenebilir bir sistem içerisinde yönetilmesi gerektiğini gördük." diye konuştu.
Ağırbaş, Adana'da sulama kanalları, su kaynakları ve geri dönüşüm tesislerinin çevresel performansının öne çıktığını dile getirerek, plastik ve mikroplastik kirliliğine yönelik İl Eylem Planı hazırlanması kararını önemli bulduğunu ve kaynağında ayrıştırma ve lisanslı geri dönüşüm tesislerinin güçlendirilmesinin öncelikli ihtiyaçlar arasında olduğunu vurguladı.
"Mersin'de kara-deniz bağlantısı çok güçlü"
Mersin'de karasal kaynaklarla deniz arasındaki bağlantının çok daha görünür olduğu yönündeki gözlemini aktaran Ağırbaş, kentin limanı, ticari hareketliliği, tarımsal üretimi ve Akdeniz kıyısındaki konumu nedeniyle plastik döngüsünün hem ekonomik hem de çevresel boyutunun birlikte ele alınması gerektiği tavsiyesinde bulundu.
Ağırbaş, kentte plastik atıkların kaynağında önlenmesi, geri kazanım altyapısının güçlendirilmesi ve kıyı, liman ve deniz kaynaklı atıkların izlenmesinin öncelikli olduğunun altını çizdi.
"Muğla ve Antalya'da turizm sezonu göz önünde bulundurulmalı"
Muğla'da kıyı ve doğal alanların korunmasının yanı sıra turizm sezonunda artan nüfusun atık yönetimine etkisinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Ağırbaş, plastik kirliliğiyle mücadelede kaynağında azaltım, yeniden kullanım ve geri dönüşüm uygulamalarının güçlendirilmesi gerektiğinden bahsetti.
Ağırbaş, Antalya'daki gözlemlerine ilişkin şunları söyledi:
"Antalya'da turizm, kıyı ve deniz ekosistemleriyle plastik yönetimi arasındaki ilişki belirgin biçimde öne çıktı. Antalya gibi yüksek turizm yoğunluğuna sahip şehirlerde atık yönetimi planlamasının yalnızca daimi nüfusa göre yapılması yeterli değil, turizm sezonundaki hizmet nüfusu, konaklama kapasitesi, günübirlik ziyaretçi hareketliliği, marina ve yat trafiği gibi unsurlar da hesaba katılmalı. Tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, turizm tesislerinde kaynağında ayrı toplamanın güçlendirilmesi, yeniden kullanım ve geri kazanım uygulamalarının yaygınlaştırılması bu açıdan kritik. Bu dört şehir farklı görünse de ortak bir gerçeklik ortaya koydu, plastik kirliliğinin kaynağı ile etkisi çoğu zaman aynı yerde ortaya çıkmıyor. Bir bölgede oluşan atık, akarsular, sulama kanalları, rüzgarlar veya deniz akıntıları yoluyla başka bir bölgeyi etkileyebiliyor. Bu nedenle çözümün de şehirler ve sektörler arasında koordineli olması gerekiyor."
Ağırbaş, hazırladıkları stratejik politika raporunda da kıyı kalitesi, toprak ve sulama suyu, denizel ekosistemler ve yerel hizmet kapasitesinin plastik sızıntısının başlıca ekonomik etki kanalları olarak değerlendirildiğine işaret etti.
Yerel paydaşlar 5 başlığı öne çıkardı
Çözümün yalnızca merkezi politikalarla değil, yerel deneyimle birlikte şekillendirilmesi gerektiğinin bir kez daha görüldüğüne dikkati çeken Ağırbaş, yerel paydaşlara ilişkin özellikle beş başlığın öne çıktığını belirtti.
Ağırbaş, bunlardan ilkini, atığın kaynağında azaltılması ve ayrı toplanması, ikincisini geri dönüşüm tesislerinde çevresel standartların ve denetimin güçlendirilmesi, üçüncüsünü su ve deniz ekosistemlerinin korunması, dördüncüsünü liman, marina ve balıkçı barınaklarında atık kabul ve izleme altyapısının güçlendirilmesi, beşincisini ise veri ve izlenebilirlik olarak sıraladı.
Ağırbaş, "Plastik döngüsünün nerede başladığını, atığın hangi kanaldan sisteme girdiğini, hangi tesiste işlendiğini ve nihai olarak hangi ürüne dönüştüğünü daha iyi takip etmemiz gerekiyor. Bunun için uçtan uca dijital izlenebilirlik, ortak veri standartları ve düzenli performans göstergelerinin oluşturulması büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Çıktılar Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda ele alınacak
Plastik kirliliğiyle mücadelede yerel ihtiyaçları görmek kadar, bu ihtiyaçları ulusal ölçekte uygulanabilir politikalara dönüştürmek gerektiğini kaydeden Ağırbaş, elde edilen gözlem ve tecrübelerin 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda ele alınacağını bildirdi.
Akdeniz kıyılarında yaz mevsimiyle birlikte yer yer yoğunlaşan plastik kirliliğinin kaynaklarının ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Sıfır Atık Vakfı tarafından Adana, Mersin, Muğla ve Antalya'da saha çalışması gerçekleştirildi.
Sahadaki izlenimlerini AA muhabiriyle paylaşan Ağırbaş, plastik kirliliğini sadece bir atık yönetimi meselesi olarak ele almadıklarını, üretim, tarım, turizm, kıyı ve deniz ekosistemleri, su kaynakları ve yerel yönetim kapasitesiyle birlikte değerlendirdiklerini belirtti.
Ağırbaş, "Adana, Mersin, Muğla ve Antalya farklı özellikleriyle Türkiye'nin plastik döngüsünün önemli kesişim noktalarını temsil ediyor. Bu illerin belirlenmesinde, nehir havzalarında ve deniz kıyılarında ortaya çıkan plastik atık kirliliği de etkili oldu." dedi.
Özellikle karasal kaynaklardan nehirler yoluyla taşınan plastiklerin denizlere ulaşmasının, kıyı ekosistemlerinin yanı sıra turizm, balıkçılık ve yerel ekonomiler açısından da önemli bir risk oluşturduğunu kaydeden Ağırbaş, "Adana güçlü sanayi ve tarımsal üretim kapasitesiyle, Mersin limanı, ticareti, tarımı ve Akdeniz'e açılan konumuyla, Muğla ve Antalya ise güçlü turizm ekonomileri, uzun kıyı şeritleri, koyları ve yoğun mevsimsel nüfus hareketleriyle öne çıkıyor." ifadelerini kullandı.
"Adana'da sanayi ve tarımın plastik döngüsüyle ilişkisi öne çıktı"
Adana'da sanayi ve tarımın plastik döngüsüyle ilişkisine vurgu yapan Ağırbaş, "Plastik atıkların yalnızca toplanması değil, üretimden kullanım sonrasına kadar izlenebilir bir sistem içerisinde yönetilmesi gerektiğini gördük." diye konuştu.
Ağırbaş, Adana'da sulama kanalları, su kaynakları ve geri dönüşüm tesislerinin çevresel performansının öne çıktığını dile getirerek, plastik ve mikroplastik kirliliğine yönelik İl Eylem Planı hazırlanması kararını önemli bulduğunu ve kaynağında ayrıştırma ve lisanslı geri dönüşüm tesislerinin güçlendirilmesinin öncelikli ihtiyaçlar arasında olduğunu vurguladı.
"Mersin'de kara-deniz bağlantısı çok güçlü"
Mersin'de karasal kaynaklarla deniz arasındaki bağlantının çok daha görünür olduğu yönündeki gözlemini aktaran Ağırbaş, kentin limanı, ticari hareketliliği, tarımsal üretimi ve Akdeniz kıyısındaki konumu nedeniyle plastik döngüsünün hem ekonomik hem de çevresel boyutunun birlikte ele alınması gerektiği tavsiyesinde bulundu.
Ağırbaş, kentte plastik atıkların kaynağında önlenmesi, geri kazanım altyapısının güçlendirilmesi ve kıyı, liman ve deniz kaynaklı atıkların izlenmesinin öncelikli olduğunun altını çizdi.
"Muğla ve Antalya'da turizm sezonu göz önünde bulundurulmalı"
Muğla'da kıyı ve doğal alanların korunmasının yanı sıra turizm sezonunda artan nüfusun atık yönetimine etkisinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Ağırbaş, plastik kirliliğiyle mücadelede kaynağında azaltım, yeniden kullanım ve geri dönüşüm uygulamalarının güçlendirilmesi gerektiğinden bahsetti.
Ağırbaş, Antalya'daki gözlemlerine ilişkin şunları söyledi:
"Antalya'da turizm, kıyı ve deniz ekosistemleriyle plastik yönetimi arasındaki ilişki belirgin biçimde öne çıktı. Antalya gibi yüksek turizm yoğunluğuna sahip şehirlerde atık yönetimi planlamasının yalnızca daimi nüfusa göre yapılması yeterli değil, turizm sezonundaki hizmet nüfusu, konaklama kapasitesi, günübirlik ziyaretçi hareketliliği, marina ve yat trafiği gibi unsurlar da hesaba katılmalı. Tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, turizm tesislerinde kaynağında ayrı toplamanın güçlendirilmesi, yeniden kullanım ve geri kazanım uygulamalarının yaygınlaştırılması bu açıdan kritik. Bu dört şehir farklı görünse de ortak bir gerçeklik ortaya koydu, plastik kirliliğinin kaynağı ile etkisi çoğu zaman aynı yerde ortaya çıkmıyor. Bir bölgede oluşan atık, akarsular, sulama kanalları, rüzgarlar veya deniz akıntıları yoluyla başka bir bölgeyi etkileyebiliyor. Bu nedenle çözümün de şehirler ve sektörler arasında koordineli olması gerekiyor."
Ağırbaş, hazırladıkları stratejik politika raporunda da kıyı kalitesi, toprak ve sulama suyu, denizel ekosistemler ve yerel hizmet kapasitesinin plastik sızıntısının başlıca ekonomik etki kanalları olarak değerlendirildiğine işaret etti.
Yerel paydaşlar 5 başlığı öne çıkardı
Çözümün yalnızca merkezi politikalarla değil, yerel deneyimle birlikte şekillendirilmesi gerektiğinin bir kez daha görüldüğüne dikkati çeken Ağırbaş, yerel paydaşlara ilişkin özellikle beş başlığın öne çıktığını belirtti.
Ağırbaş, bunlardan ilkini, atığın kaynağında azaltılması ve ayrı toplanması, ikincisini geri dönüşüm tesislerinde çevresel standartların ve denetimin güçlendirilmesi, üçüncüsünü su ve deniz ekosistemlerinin korunması, dördüncüsünü liman, marina ve balıkçı barınaklarında atık kabul ve izleme altyapısının güçlendirilmesi, beşincisini ise veri ve izlenebilirlik olarak sıraladı.
Ağırbaş, "Plastik döngüsünün nerede başladığını, atığın hangi kanaldan sisteme girdiğini, hangi tesiste işlendiğini ve nihai olarak hangi ürüne dönüştüğünü daha iyi takip etmemiz gerekiyor. Bunun için uçtan uca dijital izlenebilirlik, ortak veri standartları ve düzenli performans göstergelerinin oluşturulması büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Çıktılar Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda ele alınacak
Plastik kirliliğiyle mücadelede yerel ihtiyaçları görmek kadar, bu ihtiyaçları ulusal ölçekte uygulanabilir politikalara dönüştürmek gerektiğini kaydeden Ağırbaş, elde edilen gözlem ve tecrübelerin 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda ele alınacağını bildirdi.
Kaynak: AA / Güncel
Politika, Türkiye, Antalya, Akdeniz, Plastik, Ekonomi, Mersin, Güncel, Muğla, Adana, COP31, Çevre, Muğla, Adana, COP31, Mersin, Türkiye, Antalya, Akdeniz, Plastik, Politika, Ekonomi, Çevre, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA