Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi:
- "Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır" "Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikaye yazmaya başlayacaktır" "Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız" "Kıbrıs Türk'ünün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz" "Bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs'ı yeni askeri yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı dikkatle takip ediyoruz" "Türkiye tarih boyunca olduğu gibi 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türk'ü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir" "Geçmişte asrın projesiyle Kıbrıs Türk'ünün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek, önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır." dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Türkiye'nin geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşadığını, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri, büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir." ifadelerini kullandı.
Bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istediğini bildiren Erdoğan, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışmada, terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Buna göre, terörün faturasının, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'da 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İstihdamdaki kayıp, 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Şurası da oldukça dikkat çekicidir; terör kaynaklı kayıplar, kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı, bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım ve güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor.
Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır. İş adamı kadar emekçi kardeşlerimiz de kazanacak. Çiftçilerimiz kadar turizmcilerimiz de kazanacak. Yatırımcı, ihracatçı kadar ev hanımı, emekli de kazanacak. Türk kadar Kürt de Arap da Laz da Çerkes de kazanacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikaye yazmaya başlayacaktır."
"Türkiye, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir"
Terör engelinin ortadan kalkacağına yürekten inandıklarını söyleyen Erdoğan, önümüzdeki günlerde, bir süredir üzerinde çalıştıkları yasal düzenlemeyi de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunacaklarını belirtti.
"Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu da her fırsatta vurguladığı gibi devletin nitelikleriyle, milletin değerlerine halel getirmeden yapacaklarını kaydetti.
Geçen hafta, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünün, Kıbrıs Türkü vatandaşlarla, yine büyük bir gururla idrak edildiğini hatırlatan Erdoğan, "20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türk halkının varlığını, hürriyetini ve güvenliğini teminat altına alan, tarihi bir dönüm noktasıdır. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan, garantörlük hakkı ve sorumluluğu çerçevesinde, Kıbrıs Türkü'nün maruz kaldığı zulme son vermiş, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir." ifadelerini kullandı.
Bundan 52 sene önce, Mehmetçikle mücahitlerin omuz omuza verdiği mücadele sayesinde Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında özgür, güvenli ve onurlu bir geleceğe kavuştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle milli dava uğruna canlarını feda eden aziz şehitlere Cenab-ı Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet diledi.
Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı'nın hayata geçirilmesinde, tarihi sorumluluk üstlenen dönemin başbakanı Bülent Ecevit'i, başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan'ı, bu yolda güçlü katkılar sunan Alparslan Türkeş'i, Kıbrıs Türk halkının cesaretli liderlerini, harekatı sevk ve idare eden komutanları ile emeği geçen devlet büyüklerini şükranla yad etti.
"Kıbrıs Türkü'nün meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz"
Bugün Kıbrıs meselesini değerlendirirken tarihi gerçekleri görmezden gelen yaklaşımlarla sağlıklı bir sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kıbrıs'taki mesele, iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesidir. Dolayısıyla Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres'in 16 yıl aradan sonra Ada'ya giden ilk Genel Sekreter olması, kuşkusuz çok kıymetlidir. Türkiye, Sayın Guterres'in barış çabalarına her daim güçlü destek olmuş, kendisini samimiyetle desteklemiş bir ülkedir.
Bundan sonra da kendisiyle yakın istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Tabii bu noktada Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkum etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığı herkesin malumudur. Ada'da sükunet ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabilir. Öte yandan bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs'ı yeni askeri yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı, dikkatle takip ediyoruz. Burada yanlış hesap yapanlara, şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum. Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir."
"Farklı projeleri hayata geçirmeye, devam edeceğiz"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yüksek öğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri haline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için işbirliğini yıldan yıla güçlendirdiklerini belirten Erdoğan, "Geçmişte asrın projesiyle Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek, önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." dedi.
(Sürecek)
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Türkiye'nin geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşadığını, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri, büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir." ifadelerini kullandı.
Bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istediğini bildiren Erdoğan, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışmada, terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Buna göre, terörün faturasının, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'da 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İstihdamdaki kayıp, 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Şurası da oldukça dikkat çekicidir; terör kaynaklı kayıplar, kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı, bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım ve güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor.
Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır. İş adamı kadar emekçi kardeşlerimiz de kazanacak. Çiftçilerimiz kadar turizmcilerimiz de kazanacak. Yatırımcı, ihracatçı kadar ev hanımı, emekli de kazanacak. Türk kadar Kürt de Arap da Laz da Çerkes de kazanacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikaye yazmaya başlayacaktır."
"Türkiye, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir"
Terör engelinin ortadan kalkacağına yürekten inandıklarını söyleyen Erdoğan, önümüzdeki günlerde, bir süredir üzerinde çalıştıkları yasal düzenlemeyi de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunacaklarını belirtti.
"Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu da her fırsatta vurguladığı gibi devletin nitelikleriyle, milletin değerlerine halel getirmeden yapacaklarını kaydetti.
Geçen hafta, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünün, Kıbrıs Türkü vatandaşlarla, yine büyük bir gururla idrak edildiğini hatırlatan Erdoğan, "20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türk halkının varlığını, hürriyetini ve güvenliğini teminat altına alan, tarihi bir dönüm noktasıdır. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan, garantörlük hakkı ve sorumluluğu çerçevesinde, Kıbrıs Türkü'nün maruz kaldığı zulme son vermiş, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir." ifadelerini kullandı.
Bundan 52 sene önce, Mehmetçikle mücahitlerin omuz omuza verdiği mücadele sayesinde Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında özgür, güvenli ve onurlu bir geleceğe kavuştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle milli dava uğruna canlarını feda eden aziz şehitlere Cenab-ı Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet diledi.
Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı'nın hayata geçirilmesinde, tarihi sorumluluk üstlenen dönemin başbakanı Bülent Ecevit'i, başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan'ı, bu yolda güçlü katkılar sunan Alparslan Türkeş'i, Kıbrıs Türk halkının cesaretli liderlerini, harekatı sevk ve idare eden komutanları ile emeği geçen devlet büyüklerini şükranla yad etti.
"Kıbrıs Türkü'nün meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz"
Bugün Kıbrıs meselesini değerlendirirken tarihi gerçekleri görmezden gelen yaklaşımlarla sağlıklı bir sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kıbrıs'taki mesele, iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesidir. Dolayısıyla Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres'in 16 yıl aradan sonra Ada'ya giden ilk Genel Sekreter olması, kuşkusuz çok kıymetlidir. Türkiye, Sayın Guterres'in barış çabalarına her daim güçlü destek olmuş, kendisini samimiyetle desteklemiş bir ülkedir.
Bundan sonra da kendisiyle yakın istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Tabii bu noktada Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkum etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığı herkesin malumudur. Ada'da sükunet ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabilir. Öte yandan bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs'ı yeni askeri yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı, dikkatle takip ediyoruz. Burada yanlış hesap yapanlara, şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum. Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir."
"Farklı projeleri hayata geçirmeye, devam edeceğiz"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yüksek öğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri haline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için işbirliğini yıldan yıla güçlendirdiklerini belirten Erdoğan, "Geçmişte asrın projesiyle Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek, önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." dedi.
(Sürecek)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA