Farkındalar mı bilmiyorum ama bir zamanlar onlar da henüz genç iken anne babalarının, atalarının kendinden önceki kuşağın acımasız ve empatiden yoksun eleştirilerine muhatap olmuş, kimisi bizi anlamıyorsunuz, kimisi aynı dili konuşmuyoruz, kimisi de dünya değişti bu içine doğduğunuz dünya değil artık siz de değişin demişlerdi.
Onlara da bakıp gelecekten umutlarının olmadığını, dünyanın çivisinin çıktığını ne saygı ne de sevgiden eser kalmadığını söylemişlerdi.
Hiçbir şey değişmedi aslında ne dünyanın çıkacak çivisi bitti ne de umudun kendisi. Ne dünya değişimini bitirdi, ne de insanlar.
Diyorum ya dünya değişmedi aslında değişen insanlar oldu. Yok insanların kendi değişmedi sadece yerlerini birbirlerine terk eti.
1984 ve Hayvan Çiftliği adlı şu meşhur kitapların yazarı George Orwell'ın Milliyetçilik Üzerine Notlar isimli bir makalesi var. Söz konusu makalede Orwell'in çok basit ama bir o kadar da güzel bir ifadesi "Her nesil, kendinden öncekilerden daha zeki, kendinden sonrakilerden ise daha bilge olduğunu sanır." Der.
Bugün her birimizin farklı coğrafya ve farklı kültürlerde, sahip olduğumuz aidiyetler ne olursa olsun farklı dozlarda yaşadığımız kuşak çatışması bitmedi bitmez.
Bazen diyorum, bizden önceki ve hatta ondan da önceki kuşak mensupları, siz yetişkinler konuşurken, hele ki karşınızdaki sizin dünyaya getirdiğiniz ve en çok sevdiğiniz olduğunu söylediğiniz biz çocuklarınıza karşı bu kadar acımasız olmayın.
En azından cümlelerinizi kurmadan önce, aynı mealde cümlelerle ve hatta bazen aynı cümlelerle size çatılıp kaşları, sivrilen dilleri aklınıza getirin.
Belki de o zaman, aramızdaki hiçbir farklılığın, birbirimizi bu kadar kırmaya değmediğini bilirsiniz. Ve gülümseyerek karşılarsınız tecrübesizliklerimizi de acemiliklerimizi de
Ve bize gelince, biliyorum aynı şeyi bizden sonraki nesle bizler de söyleyeceğiz ve sizin bugün geçmiş hayatlarınıza dönük pişmanlıklarınızın hepsini bizler de taşıyacağız.
Yetmez mi bu kısır döngü. Bunca çatışmayla boğuşurken bir de kuşak çatışmasının döngüsünde parçalanmaya lüzum var mı?
Köprüler kurmamız gereken aramızdaki o derin vadilere, atlamaktan ya da düşmekten yorulmadınız mı?








