Ahmet Almaz

Pan-Arabizmden Marksizm’e Filistin Bayrağı ve Türk Solu

01.02.2026 22:42
Haber Detay Image

Pan-Arabizmden Marksizm'e Filistin Bayrağı ve Türk Solu

Filistin bayrağı, bugün bildiğimiz formunu (siyah, beyaz, yeşil çizgiler ve kırmızı üçgen) 1916 yılındaki Arap İsyanı sırasında almıştır.

Bayrağın tasarımı İngiliz diplomat Sir Mark Sykes (Sykes-Picot Anlaşması'nın mimarı) tarafından Şerif Hüseyin için hazırlanmıştır.

Bayrak, Osmanlı Devleti'ne karşı başlatılan isyanın sembolüydü. Renkler, İslam tarihindeki dört büyük hanedanı temsil ederek "Pan-Arap" birliği vurgusu yapar:

Siyah: Abbasi Hanedanı (ve intikam simgesi).

Beyaz: Emevi Hanedanı.

Yeşil: Fatımi Hanedanı.

Kırmızı: Haşimi Hanedanı (Arap direnişi)

Thomas Edward Lawrence, İngiliz istihbarat subayı olarak Arap kabilelerini Osmanlı'ya karşı birleştirmekle görevliydi.

Lawrence'ın rolü, Araplara "bağımsızlık" vaat ederek İngiliz çıkarlarını korumaktı. Bayrağın kabulünde ve lojistik destekte kilit rol oynadı. Ancak Lawrence'ın "özgür Arap" hayali, savaş sonrası İngiliz ve Fransızların bölgeyi paylaşmasıyla (Sykes-Picot) suya düşecekti. Filistinliler için bu bayrak, daha sonra sömürgeciliğe ve İsrail işgaline karşı bir kimlik simgesine dönüştü.

Keffiye (Kefiye), aslında kökeni Mezopotamya'ya dayanan geleneksel bir bedevi başlığıdır.

Çiftçinin Simgesi: 1930'lara kadar şehirli elitler "fes" takarken, kırsal kesimdeki çiftçiler keffiye kullanırdı.

Direnişin Simgesi (1936): İngiliz manda yönetimine karşı başlatılan 1936 Arap İsyanı sırasında, savaşçılar kimliklerini gizlemek için keffiye takmaya başladı. İngilizler keffiye takanları tutuklayınca, tüm halk dayanışma amacıyla feslerini çıkarıp keffiye takmaya başladı.

1960'larda Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Arafat, keffiyeyi Filistin davasının dünyaca tanınan üniforması haline getirdi.

1964'te kurulan FKÖ, başlangıçta sadece milliyetçi bir yapı gibi görünse de, bünyesindeki fraksiyonlar aracılığıyla hızla Marksist-Leninist bir karaktere büründü.

George Habbaş ve Nayif Havatme: FKÖ çatısı altındaki Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ve Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi (FDKC), davanın ideolojik motoru oldu.

Küresel Devrim: FKÖ, 1960 ve 70'lerde dünyadaki tüm sol/sosyalist hareketlerin "Kabe"si haline geldi. Onlara göre Filistin davası, sadece bir toprak kavgası değil, emperyalizme karşı küresel bir sınıf mücadelesiydi.

Türkiye'nin 68 ve 78 kuşağı için Filistin, bir staj yeri ve onur meselesiydi.

Deniz Gezmiş ve Arkadaşları:1969 yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve arkadaşları gizlice Ürdün üzerinden Filistin kamplarına (FHKC kampları) giderek askeri eğitim aldılar.

Anti-Emperyalist Ortaklık:Türk devrimciler, "Amerikan emperyalizmi ile Orta Doğu'da hesaplaşma" fikriyle Filistinli gerillalarla omuz omuza savaştılar.

1973'te Lübnan'daki Nahr el-Bared kampında İsrail saldırısı sonucu ölen düşen Bora Gözen ve 7 arkadaşı, bu dayanışmanın en somut kanıtıdır.

Bugün Filistin davası Türkiye'de daha çok İslami bir perspektifle sahiplense de, 1970'lerde bu tamamen sol-sosyalist bir dayanışma üzerinden yürütülüyordu.

Özetle; Filistin bayrağı bir imparatorluğun (Osmanlı) dağılma sürecinde doğmuş, Lawrence gibi figürlerin gölgesinde şekillenmiş, ancak daha sonra Türk devrimcilerinin de kan döktüğü küresel bir direniş sembolüne dönüşmüştür.

Yazarın Tüm Yazıları