Yemenli Büyükelçi Turayk: "Yemen halkı, Husilerin darbesi sebebiyle çok büyük acılara maruz kalıyor"

Güncel Haberler

Yemen'in Ankara Büyükelçisi Muhammed Salih Ahmed Turayk, İran destekli Husilerin Yemen'de çatışma sürecini sürdürerek varlığını korumaya çalıştığını belirterek, "Yemen halkı, Husilerin darbesi sebebiyle çok büyük acılara maruz kalıyor.

Yemen'in Ankara Büyükelçisi Muhammed Salih Ahmed Turayk, İran destekli Husilerin Yemen'de çatışma sürecini sürdürerek varlığını korumaya çalıştığını belirterek, "Yemen halkı, Husilerin darbesi sebebiyle çok büyük acılara maruz kalıyor. Husilerin saldırıları sebebiyle milyonlarca sivil yerinden edildi." dedi.
Büyükelçi Turayk, İstanbul'daki Arap Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde (ASAM) bazı Türk ve Arap gazetecilerle düzenlediği basın toplantısında, ülkesindeki son gelişmeleri ve hükümetin İran destekli Husilere karşı 5 Ekim'de duyurduğu "Yemen Şafağı Operasyonu"yla ilgili konuştu.
"Husilerin darbesi, Yemen'de her şeyi yıktı"
"İran'ın destekleriyle Husilerin Eylül 2014'te başlattığı darbe sebebiyle Yemen gerçekten çok zor bir dönemden geçiyor. Husilerin darbesi, Yemen'de her şeyi yıktığı gibi başka taraflarında ülkedeki altyapının yıkmasına sebep oldu." ifadesini kullanan Turayk, Husilerin 2014'te hem Yemen Merkez Bankası'ndaki milyarlarca dolarlık rezervleri hem de Yemen ordusuna ait silah ve cephaneliklerini gasbettiğini söyledi.
Turayk, Husilerin 12 yıldan beri dışarıdan silah getirmeye devam ettiğini, bu silahları hem Yemen halkına karşı hem de Suudi Arabistan gibi komşu ülkelere karşı kullandığını belirtti.
Husilerin Yemen'den sonra hem komşu ülkelere hem de Kızıldeniz'deki uluslararası seyrüseferi??????? tehdit etmeye başladığını dile getiren Turayk, "Husiler son olarak Babulmendeb Boğazı'na saldırdı ve Kızıldeniz'deki korsanlık alanını genişletmeye çalıştı." diye konuştu.
"Yemen halkı, Husilerin darbesi sebebiyle çok büyük acılara maruz kalıyor"
Husilerin Yemen'de çatışma sürecini sürdürerek varlığını korumaya çalıştığını belirten Turayk, "Yemen halkı, Husilerin darbesi sebebiyle çok büyük acılara maruz kalıyor. Husilerin saldırıları sebebiyle milyonlarca sivil yerinden edildi. Cephelere de sürekli küçük çocukları sürüyorlar. Öyle ki Yemen ordusunun Husilerle çatışmalarda esir aldığı savaşçıların çoğu çocuk." diye konuştu.
"Husiler, müzakere sürecini dünya kamuoyunun desteğini almak için kullandı"
Yemen hükümeti ile Husiler arasında 2018 yılında Kuveyt ve İsveç'te gerçekleştirilen müzakere sürecine dikkati çeken Turayk, Husilerin söz konusu diplomatik süreci uluslararası kamuoyunda destek bulmak için kullandıklarını ancak ilk fırsatta Yemen halkına savaş açtıklarını kaydetti.
Husilerin kontrolündeki Yemen kentlerindeki halkın inançlarını yok etmeye çalıştıklarına işaret eden Turayk, "Yemen'in geleceğinde bunlara yer yoktur. Maalesef şu anda eğitim sistemimizi bozarak çocuklarımızı değiştirmeye çalışıyorlar. Husiler, şu anda Yemen'i geriye götürmeye çalışıyor." ifadelerini kullandı.
Yemen halkının şu anda yoksulluk, açlık ve korku içinde yaşadığını anlatan Turayk, Yemen hükümeti olarak halkı kurtarmak için Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonunun desteğiyle "Yemen Şafağı Operasyonu"nu başlattıklarını hatırlattı.
"Türkiye, Yemen'e destek veren ülkelerin başında geliyor"
Arap ve Müslüman ülkelerin Yemen'e verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Turayk, şunları kaydetti:
"Yemen'e destek veren ülkelerin başında da Türkiye geliyor. Türkiye'nin gurur verici duruşunu her daim takdir ediyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki konuşması da tüm Müslümanların başını dik tutacak kadar onurlu bir konuşmaydı. Bu, güzelleme ve olumsuz duruşların sergilendiği bir dönemde çok cesurca bir konuşmaydı. Türkiye'nin Yemen halkı ve hükümetinin yanında olduğunu biliyoruz ve bunu takdir ediyoruz."
Yemen Şafağı Operasyonu'nun hedefleri
Yemen'in Ankara Büyükelçiliği Basın Müsteşarı Talal Ahmed Camil de Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi tarafından açıklanan Yemen Şafağı Operasyonu'nun 6 hedefini de şöyle sıraladı:
"Devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi, Husi darbesinin sona erdirilmesi ve Yemen hükümetinin otoritesinin ülke topraklarının tamamında yeniden sağlanması.
Başkent Sana'nın ve Husi milislerinin kontrolü altındaki bölgelerin kurtarılması ve anayasal kurumların görevlerini yerine getirmelerinin sağlanması.
Vatandaşların korunması ve sivilleri, kamu tesislerini ve altyapıyı hedef alan saldırı ve ihlallerin sona erdirilmesi.
Husi milislerinin ulusal ve bölgesel güvenliğe, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki uluslararası seyrüsefer güvenliğine yönelik tehditlerinin azaltılması.
İstikrarın yeniden sağlanması, kurumların yeniden inşası, temel hizmetlerin iyileştirilmesi ve kalkınma ile ekonomik toparlanma çabalarının yeniden başlatılması için gerekli koşulların oluşturulması.
Uluslararası alanda kabul gören siyasi çözüm referanslarına dayanan; silah kullanma yetkisinin devletin tekelinde olmasını ve yönetim yetkisinin meşru kurumlar aracılığıyla kullanılmasını güvence altına alan adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi."
Taiz kentine yönelik kuşatma ve insani kriz
Camil, Husilerin ülkenin güneybatısındaki Taiz il merkezine uyguladıkları kuşatmaya ve insani krize dikkati çekti.
Husilerin 4 Ekim'den itibaren ikmal yollarını ve geçiş noktalarını aşamalı olarak kapattığına, bunun da yakıt ve gıda kıtlığına ve fiyatların hızla yükselmesine neden olduğuna dikkati çeken Camil, şunları kaydetti:
"Birleşmiş Milletlerin raporlarına göre, yolların kapanmasından dolayı yaklaşık 2,8 milyon kişi etkilendi. Dört gün içinde bir çuval unun fiyatı bir buçuk katına çıktı. Taiz sakinleri, ana yollar kapalı olduğu için tüccarların malları dolambaçlı güzergahlardan ve çok daha yüksek maliyetlerle getirmek zorunda kaldığını anlatıyor."
Taiz kentindeki sağlık sektörünün de çöküşün eşiğinde olduğunu belirten Camil, "Taiz Sağlık Ofisi, 13 Ekim'de ilaç, tıbbi malzeme, serum ve sağlık tesislerinin çalışması için gereken yakıt stoklarının kritik seviyeye indiği uyarısında bulundu. Sağlık Bakanlığına göre yakıtın tükenmesi; jeneratörlerin, ambulansların ve ilaçlarla aşıların soğuk zincirinin çalışmasını tehlikeye atabilir. Bu durum, önlenebilir can kayıplarına yol açabilir." diye konuştu.
"Suriye devrik rejiminin subayları Husilerin saflarına katıldı"
Basın toplantısında konuşan Suriye Ulusal Çalışma Hareketi Başkanı Ahmed Ramazan, Yemen'de yaşananları, ülkeyi kurtarmaya yönelik büyük bir mücadele olarak gördüklerini söyledi.
Elde ettikleri bilgilere göre, Suriye'deki devrik Beşşar Esed rejiminden subayların hem İran hem de Rusya üzerinden Husilerin saflarına katılarak Yemen hükümet güçlerine karşı savaştıklarını dile getiren Ramazan, Husilerin ise bunun üstünü örtmek için Suriye hükümetinin Yemen'e asker gönderdiği yönünde propaganda yaptığı değerlendirmesinde bulundu.
Ramazan, Suriyelilerin halk ve yönetim olarak Husilere karşı Yemen hükümeti ve halkının yanında olduklarını ifade etti.