Van'da 61 bin ünite kan, 183 bin hastaya umut oldu

Güncel Haberler

Türk Kızılay Güneydoğu Bölge Kan Merkezi’nde görev yapan 60 kişilik ekip, bağışlanan kanları laboratuvar testlerinden geçirerek güvenli kan ürünlerine dönüştürüyor - Kızılay Van Şubesi Başkanı Ahmet Ferhat Yeltekin: - "Kan bağışıyla ilgili bir ödül sistemimiz de bulunuyor. Belirli sayıda bağış yapan bağışçılarımıza bronz, gümüş ve altın madalyalar veriyoruz"

Van'da Türk Kızılay Güneydoğu Bölge Kan Merkezi'nde geçen yıl toplanan 61 bin 270 ünite kan, işlenerek güvenli kan ürünlerine dönüştürüldü ve 183 bin 810 hastanın tedavisine katkı sağladı.
Kentte bulunan merkez, Van'ın yanı sıra Bitlis, Muş, Hakkari ve Iğdır'da yürüttüğü kan bağışı kampanyalarıyla bölgenin kan ihtiyacının karşılanmasında önemli rol üstleniyor.
Mobil ve sabit bağış noktalarında gönüllülerden alınan kanlar, merkeze ulaştırıldıktan sonra uzman ekipler tarafından titizlikle işleniyor.
Doktor, sağlık teknikeri ve laboratuvar personelinden oluşan 60 kişilik ekip, bağışlanan kanları ileri test süreçlerinden geçirerek güvenli hale getiriyor.
Çeşitli test ve analizlerin ardından eritrosit, trombosit ve plazma olmak üzere üç temel kan bileşenine ayrılan kanlar, ihtiyaç duyulan hastalara ulaştırılmak üzere stoklanıyor.
Bir ünite kanın 3 hastanın tedavisinde kullanılabilmesi sayesinde bağışlar binlerce kişiye umut oluyor.
Geçen yıl bölgede bağışlanan 61 bin 270 ünite kan, bileşenlerine ayrılarak 183 bin 810 hastanın tedavi sürecine destek sağladı.
Hazırlanan güvenli kan ürünleri, Sağlık Bakanlığı ile yürütülen iş birliği kapsamında bölgedeki 28 sağlık kuruluşuna ulaştırılarak ameliyatlardan acil müdahalelere, kan hastalıklarından yoğun bakım tedavilerine kadar birçok alanda kullanıldı.
Kızılay, düzenli kan bağışını teşvik etmek amacıyla yürüttüğü uygulama kapsamında 10'uncu bağışını yapanları bronz, 25'inci bağışını yapanları gümüş, 35'inci bağışını yapanları altın madalya ve 45'inci bağışını yapanları ise plaketle ödüllendiriyor.
"Bağışlarla alınan kanlar, üç farklı kan ürününe ayrılıyor"
Kızılay Van Şubesi Başkanı Ahmet Ferhat Yeltekin, AA muhabirine, 14 Haziran Dünya Kan Bağışı Günü'nün, kan bağışının öneminin tüm dünyada yeniden hatırlandığı ve vurgulandığı özel bir gün olduğunu söyledi.
Kan bağışının yıl boyunca süren bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yeltekin, bağışlanan kanlardan eritrosit, trombosit ve plazma olmak üzere üç farklı kan ürünü elde edildiğini ifade etti.
Kızılay'a kan bağışı, plazma bağışı, aferez bağışı ve kök hücre bağışı yapılabildiğini belirten Yeltekin, şunları kaydetti:
"Kan bağışı erkeklerde üç ayda bir yapılabiliyor. Sağlıklı bir yetişkin yılda en fazla dört kez kan bağışında bulunabiliyor. Kan bağışıyla ilgili bir ödül sistemimiz de bulunuyor. Belirli sayıda bağış yapan bağışçılarımıza bronz, gümüş ve altın madalyalar veriyoruz. Kan bağışı yapmak sağlık açısından da faydalıdır. Kan bağışının ardından vücut yeni kan hücreleri üretmeye başlar ve dolaşım sistemi kendini yeniler. Bu yönüyle vücuda olumlu katkı sağlar. Kan bağışı kilo aldırmaz, kilo verdirmez ve hastalığa neden olmaz. Aksine, vücut için faydalı bir faaliyettir."
Van'ın kan bağışı ve kan stokları açısından şanslı illerden biri olduğunu ifade eden Yeltekin, vatandaşların kan bağışına gösterdiği duyarlılık sayesinde düzenli olarak bağış toplandığını kaydetti.
Merkez bünyesinde çevre il ve ilçelerden de kan bağışı topladıklarını, alınan kanların gerekli laboratuvar analizlerinin ardından güvenli kan arzı için stoklara dahil edildiğini anlatan Yeltekin, "Türkiye genelinde yıllık ortalama 3 ila 3,1 milyon civarında kan bağışı yapılıyor. Güvenli kan arzı da bu şekilde Kızılay'ın kontrolünde sağlanıyor. Kan hiçbir zaman hastaya ücret karşılığında verilmez. Hiçbir özel ya da devlet hastanesinde sizden kan parası talep edilemez. Sağlık Bakanlığımızla yaptığımız protokol çerçevesinde bu hizmeti halkımıza sunuyoruz." diye konuştu.
"Kan bağışının bir alışkanlık haline gelmesi gerekiyor"
Kendisinin de düzenli bir kan bağışçısı olduğunu, geçen hafta yaptığı son bağışla bağış sayısının 24'e ulaştığını ifade eden Yeltekin şöyle devam etti:
"Kan bağışı yapmaya alıştığınız zaman, bağış zamanı geldiğinde ya da telefonunuza hatırlatma mesajı ulaştığında gidip bağış yapmak istiyorsunuz. Böylece üç farklı hastanın tedavisine katkı sağlamış oluyorsunuz. Düzenli kan bağışı yapmak aynı zamanda sağlıklı yaşamak ve kişinin kendine dikkat etmesi açısından da bir vesile oluşturuyor. Kan, yıl boyunca devam eden ve hiç bitmeyen bir ihtiyaçtır. Bu nedenle vatandaşlarımızı yıl boyunca düzenli olarak kan bağışı yapmaya devam etmelerini istiyoruz. Kan bağışının bir alışkanlık haline gelmesi gerekiyor çünkü kan, yerine koyamadığımız ve laboratuvarlarda üretemediğimiz bir bileşendir. Bu nedenle kan bağışı son derece önemlidir."
"Bu işi severek yapıyoruz"
Merkezde 20 yıldır görev yapan Baş Laboratuvar Teknikeri Mehmet Çağaç ise bölgedeki 28 sağlık kuruluşunun kan ve kan bileşeni ihtiyacını karşıladıklarını ifade etti.
Ekiplerin kan bağışı toplamak için il, ilçe, köy, okul, kamu kurumları ve özel işletmelere giderek çalışmalar yürüttüğünü aktaran Çağaç, alınan kanların soğuk zincir korunarak kan taşıma araçlarıyla merkeze ulaştırıldığını anlattı.
Merkezde laboratuvar sürecinden geçirilen kanların hastane taleplerine göre bileşenlerine ayrılarak sınıflandırıldığını dile getiren Çağaç, şöyle konuştu:
"Eritrosit süspansiyonu, taze donmuş plazma, havuzlanmış trombosit süspansiyonu ve kriyopresipitat gibi ürünler hazırlanır. Bu kanlar, test sonuçları çıkana kadar karantina alanında bekletilir. Testlerimiz Ankara Orta Anadolu Bölge Kan Merkezi'nde çalışılmaktadır. Biz her gün test örneklerini ilk uçakla Ankara'ya ulaştırmaktayız. Testler tamamlandıktan sonra sonuçlar çevrim içi sistem üzerinden iletilir. Testi tamamlanan kanlar 'non reaktif' olarak sisteme düşer. Biz de bu kanların etiketleme işlemlerini yaparak hastane hizmetine sunulmak üzere dağıtım birimine sevk ediyoruz. Kan sürekli bir ihtiyaçtır ve kaynağı sadece insandır. Kan, herhangi bir fabrikada ya da depoda temin edilebilecek bir tedavi aracı değildir. Burada hem sosyal sorumluluk hem de insan hayatının kurtarılmasına katkı sağlayan bir görev yürütüyoruz. Bu işi severek yapıyoruz."