CHP'den bayram ziyaretleri: "Haksızlığa karşı engel tanımayız"

Güncel Haberler

CHP heyeti, Kurban Bayramı'nda Gelecek, Demokrat ve TİP'i ziyaret etti. Görüşmelerde demokrasi, hukuk ve ekonomi ele alındı. CHP'li Kayışoğlu, haksızlığa karşı kararlılık vurgusu yaparken, DP'li Salman CHP'deki süreci "sıkıntılı" buldu.

(ANKARA) - CHP TBMM Grubu heyeti, Kurban Bayramı dolayısıyla Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve Türkiye İşçi Partisi'ni ziyaret etti. Ziyaretlerde demokrasi, hukuk, ekonomi ve siyasi gelişmeler öne çıkarken, CHP'li Nurhayat Altaca Kayışoğlu, "Haksızlık ve hukuksuzluk karşısında her türlü engeli aşmayı her zaman göze alıyoruz" dedi. Demokrat Partili Arslan Salman ise CHP'nin yaşadığı sürece ilişkin "Türk demokrasisi açısından sıkıntılı bir durum" değerlendirmesinde bulundu.

CHP TBMM Grubu heyeti, Kurban Bayramı dolayısıyla Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve Türkiye İşçi Partisi'ni ziyaret etti. Ziyaretlerde CHP'li heyette Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Özgür Karabat ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu yer aldı.

CHP heyeti, Demokrat Parti ziyaretinde Mali İşler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Arslan Salman, Genel İdare Kurulu Üyesi Hasan Aysal, Genel Sekreter Yardımcısı Özge İrem Aksu ve Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Serdar Erünsal tarafından karşılandı.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada, "Haksızlık ve hukuksuzluk karşısında her türlü engeli aşmayı her zaman göze alıyoruz. Bir de biz Büyük Atatürk'ün partisiyiz. Onun cesareti, onun korkusuzluğu, onun mücadeleciliği elbette ki bizde de var" ifadelerini kullandı.

Kayışoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in selamlarını ileterek, "Bütün teşkilatınızın bayramınızı kutluyoruz. İstiyoruz ki böyle herkesin huzur içinde kutladığı, dayanışmanın, birliğin, beraberliğin büyüdüğü, herkesin refah içinde yaşadığı, kaygı duymadığı nice bayramları hep birlikte yaşayalım" dedi. Bunun için hep birlikte çalıştıklarını belirten Kayışoğlu, "Olacağına da inanıyoruz. En kısa zamanda böyle güzel günlerin geleceğine inanıyoruz. Bayram vesilesiyle sizleri ziyaret etmek istedik. Sizin de nezaketiniz, ev sahipliğiniz için, destekleriniz için teşekkür ediyoruz" diye konuştu.

"BİZ KARDEŞ PARTİLERİN MENSUPLARIYIZ"

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Arslan Salman da ziyarette yaptığı konuşmada, "Biz kardeş partilerin mensuplarıyız. Siz Atatürk'ün partisisiniz, biz de Atatürk'ün son Başbakanı, Celal Bayar'ın ve Adnan Bey'in partisiyiz. Köklü bir gelenekten geliyoruz" ifadelerini kullandı.

Salman, "İstiyoruz ki haksızlık olmasın, hukuksuzluk olmasın, memleket iyi noktalara gitsin. Adalet olsun, hukuk olsun efendim, huzur olsun, ekmek olsun, barış olsun. Hepimiz bu mücadelenin içindeyiz. Belli sıkıntılarla mücadele ederek bu davaları yürütmeye çalışıyoruz her şeye rağmen" dedi.

CHP'nin yaşadığı sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Salman, " Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yıllık Cumhuriyeti kuran bir parti. Biz dostlarınız ve kardeşleriniz olarak bir an önce problemlerinizi kendi aranızda çözüp milletin karşısına yine geçen seçimde olduğu gibi birlik, bütünlük içinde çıkarsanız biz komşunuz olarak, kardeşiniz olarak mutlu oluruz" diye konuştu.

Yapılan işin Türk demokrasisi açısından sıkıntılı bir durum olduğunu kaydeden Salman, "Memleket insanının hemen hemen genelinde kabul görmüş bir durum, üzüntü verici. Söylediğiniz gibi Aziz Atatürk'ün partisine yakışmayan birtakım işlerin olması hepimizi üzdü; sizin kadar biz de üzüldük, seyrederken üzdü. Cumhuriyet Halk Partisini, kardeş partimiz, biz de bu partiden doğduk. O yüzden 'baba ocağı' diyorsunuz ya, biz de bu Cumhuriyet Halk Partisinin bağrından çıktık efendim" ifadelerini kullandı.

SALMAN'DAN CHP'Lİ KAYIŞOĞLU'NA TEBRİK

Salman, ayrıca konuşmasında pazar günü CHP Genel Merkezi'ne parmaklıklardan atlayarak giren Bursa milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nu tebrik ederek, "Başkanım o gün baya cesurdunuz" dedi.

CHP heyeti, Gelecek Partisi ziyaretinde STK ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ferhat Esenler, Ticaret Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Fırat, Parti Yönetim Kurulu Üyesi Önder Nafiz Caner, Parti Yönetim Kurulu Üyesi Sevda Yılmaz, Parti Yönetim Kurulu Üyesi Reyhan Nalbant, Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı Abdülkadir Karakeçili ve Parti Yönetim Kurulu Üyesi Latif Akış tarafından ağırlandı. Ziyarette ekonomi, "mutlak butlan" ve siyasi gelişmeler ele alındı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, yaşanan durumun yalnızca CHP açısından değil, Türkiye demokrasisi açısından da ciddi bir sorun olduğunu söyledi. Karabat, "Böyle bir alışkanlığın yavaş yavaş oluşuyor olması, Türkiye'de mahkemelerle partilerin dizayn edilme alışkanlığı çok doğru değil. Kaldı ki sadece mahkemeler değil; hani yerel yönetimlerde kayyum anlayışı var, üniversitelerde var, barolarda da var, hatta şirketlerde de var" dedi.

Bunun hem fikir özgürlüğü hem siyasi partiler rejimi hem de Türk demokrasisi açısından büyük bir sorun olduğunu ifade eden Karabat, CHP'nin  kendisine özel sorunlarını kendi üyeleri ve kadrolarıyla çözmek için çaba göstereceğini belirtti. Karabat, "Ama diğer taraf için çok daha kıymetli ve önemli bir durum; sistemin geldiği nokta ciddi bir sorun" diye konuştu.

FIRAT'TAN DEMOKRASİYE "LİG" BENZETMESİ: TEKRAR KÜME DÜŞTÜK

Gelecek Partisi Ticaret Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Fırat da konuşmasında, demokrasiyi 'lige" benzeterek, "Bu demokrasi ligi önemli bir ligdir. Yani öyle hafife alınacak bir lig değil. Yani bir yere kadar geldik, şimdi tekrar küme düştük, Şampiyonlar Ligi'nden küme düştük maalesef. Bunun izahı yok" dedi.

Fırat, yaşananların yalnızca bir partiyle sınırlı olmadığını belirterek, "Bugün size, yarın bana, öbür gün öbürüne de olabilir. İktidarıyla, muhalefetiyle Türkiye'nin bütün unsurları, Türkiye'nin bütün demokratları bir araya gelerek Türkiye'nin önümüzdeki yıllarını veya torunlarımızın geleceğini kurtarabilme açısından bu konuda ciddi olarak hem savunma yapmamız lazım hem çalışma yapmamız lazım. Bu sadece sizin meseleniz değil; iç mesele olmaktan çok, Türkiye'nin demokrasi meselesi haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fırat, baskılanma olmasa doların 70-75 lira bandında olması gerektiğini ileri sürerek, bu durumda Türkiye'nin ihracat açısından avantaj sağlayacağını söyledi. Fırat, "Dışarıya ihraç eden ürünler ucuza gelecek ve Türkiye, yani mal anlamında baktığında bunların ithalatçılarının cenneti, bizim de ihracatçının cenneti olacaktı. Bir anda üretim artacaktı. Dört beş yıl içerisinde şu anda bu krizden kurtulmuş olacaktı. Çünkü lobileri çok güçlüdür, faiz lobileri var, onların iş birlikçileri vardır ve bunu götürüyorlar" diye konuştu. Dikkati başka tarafa çekmek için 'Emekli maaşına şunu yapın, bunu yapın' diyorlar, Türkiye'nin bir numaralı partisine kayyum atıyor, bir numaralı partisinin üzerine çöküyor. Bu şu demektir: Ben hiçbir şey tanımıyorum. Sistem bu hale gelmiş, rakip istemiyorlar" dedi.

Karabat'ın, "Gelecek Partisi'nin ilk kurulduğu yıllar benzer baskılar olmuştu" sözleri üzerine Fırat, "Biz o baskıyı çok iyi bilenlerdeniz. Üniversitemiz kapatıldı, yıllarca başımıza üşüştüler, olmadık iftiralarla karşı karşıya kaldık, hep destek bekledik, sizlerden de pek ses çıkmadı" yanıtını verdi.

DEĞİRMENCİ: "TARİH O ŞÜPHELERİ HAKLI ÇIKARDI"

CHP heyetinin Türkiye İşçi Partisi'ne gerçekleştirdiği ziyaret sırasında güncel hukuki ve siyasi süreçler ele alındı. Görüşmede, mutlak butlan, cezaevinde bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay'ın durumu ve "19 Mart süreci" üzerine duruldu.

Ziyarette CHP heyetini ağırlayan TİP heyetinde, TİP İl Başkanı Fırat Çoban, İl Sekreteri Ahmet Bademci, Parti Meclisi (PM) Üyesi İrfan Değirmenci ve İl örgütünden Fatma Tulum Eryoldaş bulundu.

Görüşme sırasında geçmişteki adalet arayışlarına ve güncel hukuki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan TİP PM Üyesi İrfan Değirmenci, 10 yıl önce gerçekleştirilen Adalet Yürüyüşü'ne atıfta bulundu. O dönem yaşadığı tereddütleri ve gelinen noktayı aktaran Değirmenci, "10 yıl önceki adalet yürüyüşünde 'Hak, hukuk, adalet' diye bağıranlar arasındaydım. O zaman da yürürken aklımızın bir köşesinde aslında 'Yanlış yere mi gidiyoruz?' diye bir soru işareti vardı ama tarih o şüpheleri maalesef haklı çıkardı galiba" dedi.