Fon krizi tartışmalarına Özgür Özel de katıldı! "Asrın soygunu ile karşı karşıyayız"

Güncel Haberler

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye'nin konuştuğu fon krizi tartışmalarına dahil oldu. Özel, "Asrın soygunu, asrın yolsuzluğu, asrın dolandırıcılığı ile karşı karşıyayız. Memlekette 2 milyon kişiyi göz göre göre dolandırdılar. Burada Maliye Bakanı'na ve ona bağlı MASAK'a çok önemli görev düşüyor" dedi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı Davası duruşmasını takip etmek üzere Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geldi.

Duruşmaya verilen aranın ardından basın açıklamasında bulunan Özel, Türkiye'nin konuştuğu fon krizi olayını yakından takip ettiklerini söyleyerek, "Memlekette 2 milyon kişiyi göz göre göre dolandırdılar. Buraya para koydular ve düpedüz soyuldular. Bu insanlar açısından neresi güvende? 2 milyon kişinin küçücük birikimlerinin ya da belli birikimlerinin ortadan kaldırıldığı bir durum var" dedi.

Özgür Özel, şunları söyledi:

"Bir yerde insanlığa karşı bir suç işleniyorsa ya devlet yoktur ya devlet çoktur denir. Burada devletin sorumluluğunu tartışmak için çok önemli bir nokta, bunu hatırlatalım. Şimdi burada Türkiye'de yine devletin yok olduğu ya da çok olduğu bir konuyla karşı karşıyayız. Burada da devlet çok. Devlette görev almış olan, hükümette görev almış olan, sarayda görev almış olan çok sayıda kişinin içinde olduğu, onlar içinde olduğu için insanlara güven telkin edilen, 7 milyon yatırımcının 3,5 milyonu, yarısı Türkiye'de 10 bin liranın altında küçük paralarla 'Acaba borsada bir şeyler elde edebilirim de borcumu ödeyebilir miyim, kredi kartımı ödeyebilir miyim, kiramı ödeyebilir miyim?' diyen, bir umutla buraya parasını koymuş 2 milyon kişiyi etkileyecek, 455 bin tekil kullanıcıyı soydular.

"ASRIN SOYGUNU"

Bu asrın soygunu, asrın yolsuzluğu, asrın dolandırıcılığı ile karşı karşıyayız. Bu konuya Ekonomiye Eşgüdüm Konseyimiz büyük bir dikkatle yaklaşıyor. Burada iki tane olaya dikkat çekmek isterim. Bir tanesi dün Sayın Erdoğan'ın yapmış olduğu açıklama. 'Türkiye'nin ekonomisi güçlüymüş, Türkiye'de riskler yokmuş, borsa güvenliymiş ve Türkiye bu anlamda güvenilir bir ülkeymiş.' Nasıl güvenilir bir ülke? Memlekette 2 milyon kişiyi göz göre göre dolandırdılar. Hem de sizin sağınızda, solunuzda, yanınızda, kabinenizde bulunan kişilerin 'Efendim TERA Fon'da paralarını değerlendiriyorlar, TERA Fon onların, yönetimi onların' deyip onlara güvenen, bilhassa size çok yakın, oyunu çoğu size veren insanlar size güvendiler, buraya para koydular ve düpedüz soyuldular. Bu insanlar açısından neresi güvende? 2 milyon kişinin küçücük birikimlerinin ya da belli birikimlerinin ortadan kaldırıldığı bir durum var.

"MALİYE BAKANI'NA VE MASAK'A ÖNEMLİ GÖREV DÜŞÜYOR"

Burada Maliye Bakanı'na ve ona bağlı MASAK'a çok önemli görev düşüyor. MASAK'ın hızlı bir şekilde üzerine düşeni yapması gerekiyor. Biz kapalı dönemle ilgili işlem yapanların MASAK tarafından savcılığa bildirilmesi gerektiğini söylemiştik. O konuda olumlu bir gelişme oldu. Onu yakından takip ederken, bugün sabah Adalet Bakanı, ki adalet bürokrasisi bu fonla çok ilişkilendiriliyor. Birtakım isimler var, bunları ileride enine boyuna tartışacağız, konuşacağız. Onların MASAK raporlarında yer alıp almaması önemli.

Şimdi bir askeri ve sivil casusluk davası açıp, içinde eski MASAK başkanlarını, MASAK çalışanlarını anarak bu soruşturmanın yürütülmekte olan soruşturmayla zamanlaması manidar bir hamle yapıyor. Buna dikkat çekmek lazım, bunun altını çizmek lazım. Bu iş kime ulaşıyorsa ulaşsın, mutlaka bunun hesabının verilmesi gerekiyor. Bu dönemde, yani 2024'ten sonrasına değil; fonun kurulduğu günden itibaren, fonun kurulduğu 2021'den, ilk işlemden itibaren bakmak gerekiyor.

"KİMSELERİ KENARDA TUTMAK, GİZEMLİ TUTMAMAK GEREKİYOR"

Kimseleri kenarda tutmak, gizli tutmamak gerekiyor. Nasıl Amerika bu meseleyi geçmişte bu parayı kazananlardan bu paraları tahsil edip mağdurlara dağıttı ve sorunu çözdüyse; aynı şekilde bu sorunun Türkiye'de de çözülmesi lazım. Geçmişte buradan o büyük paraları kazanan AK Parti'nin içindeki kişilerin her birisinden mal varlıkları ile birlikte bunun tahsil edilip, mağdurlara paylaştırılması gerekiyor."

"TÜRKİYE CEHENNEMİ YAŞAMIŞTI"

10 Ekim Ankara patlamasına ilişkin konuşan Özel şunları söyledi:

"104 masum insanın hayatını kaybettiği ve 7 Haziran 1 Kasım arası yani Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Meclis çoğunluğunu sağlayamadığı 7 Haziran seçimleriyle seçimlerin yenilenmesi sonucunda çoğunluğu sağlayıp tek başına iktidarına devam ettiği 1 Kasım seçimleri arasında Türkiye adeta cehennemi yaşamıştı. ve bir anda bir düğmeye basılmışçasına başta IŞİD olmak üzere çeşitli terör örgütlerinin bombalı saldırılarıyla, canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda katliam yaşandı. ve Gar Katliamı 104 masum insanı daha önceden haberi verilmiş, izni alınmış bir mitinge bariyerlerde kendileri aranarak geçen 104 masum insanı, önce sınırdan geçip, sonra Gaziantep'ten kalkıp Ankara'nın göbeğine, garın önüne kadar gelene kadar bırakın herhangi bir arama, bir kimlik kontrolü ya da bir trafik uygulamasına bile rastlamaksızın gelen iki canlı bombanın yarattığı bir katliam bu. ve tarihte aydınlatılması gereken en karanlık sayfalardan bir tanesi.

"KAMU GÖREVLİLERİ YARGILANMADAN ASLA BU KARANLIK SAYFA AÇIĞA ÇIKARILAMAZ"

Tabii ki hüküm almış olanlar var. Dünya kadar firari var. Şimdi firarilerden bir tanesi artık Kırşehir Cezaevi'nde ve bugün buraya gelip yüz yüze yargılaması yapılması gerekiyordu. Hastalığı bahane ederek gelmedi. Uzaktan bağlantıyla katıldı. Bir diğeri Eylül ayında Türkiye'ye getirilen IŞİD'liler arasında adı geçiyor. Onun bir an önce mahkemeye getirilmesi ve doğrudan bu katliamın organizatörlerinden, bu katliamın planlayıcılarından bir tanesi olduğu düşünülen kişinin derhal yargılanmaya başlanması ailelerin bugüne dair somut taleplerinin başında yer alıyor. Ama esas iki konunun altını çizmek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi Ankara'nın göbeğinde yapılan bu katliam IŞİD militanlarının sınırdan geçmemesi gereken her birisi aranan ve katliam yapmak üzere gelmiş olan terör örgütü üyelerinin dışında birtakım yardımlar, hazırlıklar, ön açmalar ya da görevi kötüye kullanmalar, görevi ihmaller olmadan hayata geçirilmesi mümkün olmayan bir iştir bu. Bunun için sorumluluğu olan kamu görevlilerinin yargılanması gerekmektedir. Bu konuda çok sayıda başvuru yapılmış, kimi hiç kabul edilmemiş, kimi önce izin verilmiş sonra izinler iptal edilmiş ama asla kamu görevlilerinin sorumluluğu mahkeme önünde yargılama konusu yapılamamıştır. Kamu görevlileri yargılanmadan asla ve asla bu karanlık sayfa açığa çıkarılamaz.

"BURADAKİ KATİAM İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ BİR SUÇTUR"

Bir diğer husus da 11 yıl oldu ve artık zaman aşımı tehlikesi var. 12'nci yılla birlikte işte bazı kamu görevlilerinin zaman aşımına uğrayacağı, yargılanamayacakları ve ilerleyen zamanla birlikte de zaman aşımı tehlikesi bu davada şu ana kadar yargılanamayan herkes açısından, tüm şüpheliler, suçlular açısından geçerli. Buna karşılık alınması gereken tek bir karar var. Buradaki katliam insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun mahkeme tarafından kabulü, teyidi, karara bağlanması durumunda hiçbir zaman aşımı kuralı geçerli olmayacaktır. Bu durumun en önemli hassasiyetimiz olduğunu bir kez daha kayda geçirmek isterim. Böylesi karanlık olayların, dönemlerin bir daha yaşanmaması, bu olayın tüm yönleriyle açığa çıkarılmasına muhtaçtır. Bunu bir kez daha ifade etmek isterim. Hayatını kaybedenlere bir kez daha rahmet, acılı ailelerine bir kez daha başsağlığı, yüzlerce yaralıdan halen daha tedavileri sürenlere ve çeşitli uzuvlarını kaybetmiş olanlara da bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."