Netanyahu ile Yüksek Mahkeme arasındaki çatışma İsrail'de anayasal kriz tartışmalarını yeniden alevlendirdi

Güncel Haberler

İsrail'de Başbakan Netanyahu hükümeti, Yüksek Mahkeme kararlarını uygulamayacağını açıklayarak anayasal krizi tırmandırdı. Muhalefet demokrasinin hedef alındığını belirtirken, iktidar krizden mahkemeyi sorumlu tutuyor. Gerilim 2022'den bu yana sürüyor.

İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti ile Yüksek Mahkeme arasında son dönemde tırmanan gerilim, ülkede "anayasal kriz" tartışmalarını yeniden kızıştırdı.
Hükümetin peş peşe Yüksek Mahkeme kararlarını uygulamayacağını açıklaması, yaklaşan genel seçimler öncesinde kuvvetler ayrılığı ve demokratik kurumların işleyişine ilişkin kaygıları artırdı.
İsrail hükümeti, hafta başında ticari yayıncılığı düzenleyen "İkinci Yayın Otoritesi" Konseyine ilişkin Yüksek Mahkeme kararına uymayacağını duyurdu. Bunun ardından Adalet Bakanı Yariv Levin de çarşamba günü, Yüksek Mahkemenin Devlet Denetçisi seçiminin yenilenmesine ilişkin kararının uygulanmaması çağrısında bulundu.
Levin, İsrail Meclisinin, Yüksek Mahkemenin yeniden seçim yapılmasına yönelik kararına uymaması gerektiğini savunarak, Başbakan Netanyahu'nun eski kişisel avukatı Michael Rabello'nun doğrudan Devlet Denetçisi görevine başlaması gerektiğini söyledi.
İsrail basını, hükümetin Yüksek Mahkeme kararlarına karşı tutumunun ülkede anayasal krizi derinleştirdiği değerlendirmesinde bulundu.
Devlet Denetçisi seçimi yeni gerilim başlığı oldu
Yüksek Mahkeme, altı gün önce Knesset'e Devlet Denetçisi seçiminin yeniden yapılması yönünde karar vermişti. Ancak iktidar koalisyonunun itirazları nedeniyle Meclis henüz yeni seçim tarihi belirlemedi.
Rabello'nun geçen ay Devlet Denetçisi seçildiği süreç de tartışmalara neden olmuştu.
İddialara göre Likud milletvekillerinden, oy kabininde Rabello'nun isminin yer aldığı pusulayla fotoğraf çekmeleri istenmiş, daha sonra bu fotoğrafların ortaya çıkmasının ardından muhalefetin başvurusu üzerine Yüksek Mahkeme seçimin yenilenmesine hükmetmişti.
Muhalefet, demokrasinin hedef alındığını belirtiyor
Muhalefetteki isimler, hükümetin Yüksek Mahkeme kararlarına yönelik tutumuna sert tepki gösterdi.
Muhalefet liderlerinden Gadi Eisenkot, Adalet Bakanı Levin'i "İsrail demokrasisinin düşmanı" olarak nitelendirerek, Netanyahu hükümetinin ülke tarihinin en kritik seçimleri öncesinde demokratik sistemin temellerini zayıflattığını savundu.
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan da hükümetin bağımsız bir Devlet Denetçisi istemediğini öne sürerek, "Bu atama uğruna ülkeyi anayasal krize sürüklemeye hazırlar." değerlendirmesinde bulundu.
İktidar, krizin sorumlusunun Yüksek Mahkeme olduğunu savunuyor
Koalisyon ortaklarından Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise anayasal krizden Yüksek Mahkemeyi sorumlu tuttu.
Smotrich, mahkemenin Knesset'in meşru kararlarıyla çelişen hükümler verdiğini öne sürerek, Yüksek Mahkeme Başkanı Yitzhak Amit ile Hükümet Hukuk Danışmanı Gali Baharav-Miara'nın ülkeyi bilinçli şekilde krize sürüklediğini iddia etti.
İsrail'de iç savaş ihtimaline ilişkin soruya ise "Bunun yaşanmaması gerekir." yanıtını verdi.
"Kuvvetler ayrılığı ilkesi zedeleniyor"
Eski Başsavcı Yardımcısı Erez Kaminitz, hükümetin Yüksek Mahkeme kararlarını uygulamama yönündeki tutumunun kuvvetler ayrılığı ilkesini zedelediğini belirtti.
Kaminitz, daha önce görev yaptığı dönemde hiçbir adalet bakanının Yüksek Mahkeme kararlarına uymayacağını dile getirmediğini ifade ederken, yaklaşan seçimlerin sonuçlarının kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin soruya ise, "Bilmiyorum." yanıtını verdi.
Gerilimin geçmişi 2022'ye uzanıyor
Netanyahu hükümeti ile Yüksek Mahkeme arasındaki gerilim, mevcut hükümetin 2022 sonunda göreve gelmesinden bu yana devam ediyor.
Hükümet üyeleri, mahkemeyi Knesset'in çıkardığı yasalara ve hükümet kararlarına müdahale ederek sağ hükümeti zayıflatmaya çalışmakla suçlarken, Yüksek Mahkeme ise yürütmenin bazı uygulamalarını hukuka aykırı bularak durduruyor.
Mahkeme, 17 Haziran'da hükümetin "İkinci Yayın Otoritesi" Konseyine yaptığı yeni atamaları dondurmuş ve itirazlar sonuçlanıncaya kadar mevcut konseyin görevine devam etmesine karar vermişti.
Hükümet ise bu kararın ardından, yasal asgari şartları taşımadığı gerekçesiyle konseyin alacağı hiçbir karar, onay veya atamayı tanımayacağını açıklamıştı.
Şubat ayında da Yüksek Mahkeme, Netanyahu'dan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i neden görevden almadığına ilişkin ayrıntılı gerekçe sunmasını istemiş, bu karar hükümet ile yargı arasındaki gerilimi daha da artırmıştı.
Adalet Bakanı Levin ise o dönemde de taraflar arasındaki anlaşmazlığın "eşi benzeri görülmemiş bir anayasal krize" yol açabileceği uyarısında bulunmuştu.