İran: Lübnan'daki ateşkes nihai anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Lübnan'daki ateşkesin savaşı sonlandıracak nihai anlaşmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. ABD ile müzakerelerde güvensizlik olduğunu vurgulayan Bekayi, nükleer konuların gündemde olmadığını ve yeniden yapılanma için 300 milyar dolarlık fon talebi iddialarının karmaşık olduğunu ifade etti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin, " Lübnan'daki ateşkes, savaşı sonlandıracak nihai bir anlaşmasının ayrılmaz bir parçasıdır." dedi.
Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, şu ifadeleri kullandı:
"Lübnan'daki ateşkes, savaşı sonlandıracak nihai bir anlaşmasının ayrılmaz bir parçasıdır. Lübnan'da olanların başat aktörü ABD'dir. Siyonist rejim, görünürdeki ateşkese rağmen Lübnan'da ve işgal altındaki Filistin topraklarında en ağır ve en vahşi suçları işlemeye devam ediyor."
ABD ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin ise Bekayi, müzakere ve diyalogun taraflar arasında güven olduğu anlamına gelmediğini, ABD ile görüşmelerin şüphe ve güvensizlik ortamında başladığını vurguladı.
ABD'nin çelişkili açıklamaları, talepleri ve medya üzerinden verdiği mesajların müzakere sürecini uzattığını belirten Bekayi, mevcut aşamada nükleer konuların gündemde olmadığını öne sürdü. Bekayi, konuyla ilgili adım atmaları gerektiğinde ne yapacaklarını iyi bildiklerini söyledi.
Bekayi, savaş sonrası İran'ın yeniden yapılanma için 300 milyar dolarlık bir fon talebinde bulunduğu iddialarına ilişkin ise şunları kaydetti:
"Mutabakat zaptının bölümlerinden biri, savaştan kaynaklanan hasarların yeniden inşası için gerekli koşulların hazırlanması konusudur. Ancak bu karmaşık bir konu ve kendine has ayrıntıları bulunuyor."
ABD'nin bölge ülkelerindeki üsleri kullanarak İran'a yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini belirten Bekayi, bölge ülkelerinin topraklarını kullandırmaması gerektiğini dile getirdi.
İran'ın 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmada aldığı paranın dondurulmuş varlıklarla ilgili olduğunu ve bunun da Tahran'ın hakkı olduğunu söyleyen Bekayi, mevcut durumda kimseden imtiyaz talep etmediklerini ve yine ülkenin hakkı olan parayı istediklerini ifade etti.
Bekayi, ABD'nin İran'ın güney kesimlerinde gerçekleştirdiği saldırılarla ateşkesi ihlal ettiğini ve Birleşmiş Milletler Şartı'na göre kendilerinin de meşru müdafaa hakkına sahip olduklarını söyledi.
Bekayi son olarak, NATO'nun Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve Basra Körfezi'ne yönelik bir girişimde bulunmasının konuyu daha karmaşık hale getireceğini ve yine NATO ile Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin sorumluluk almak istemeleri halinde İsrail ve ABD'yi hesap vermeye çağırmaları gerektiğini ifade etti.???????
Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, şu ifadeleri kullandı:
"Lübnan'daki ateşkes, savaşı sonlandıracak nihai bir anlaşmasının ayrılmaz bir parçasıdır. Lübnan'da olanların başat aktörü ABD'dir. Siyonist rejim, görünürdeki ateşkese rağmen Lübnan'da ve işgal altındaki Filistin topraklarında en ağır ve en vahşi suçları işlemeye devam ediyor."
ABD ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin ise Bekayi, müzakere ve diyalogun taraflar arasında güven olduğu anlamına gelmediğini, ABD ile görüşmelerin şüphe ve güvensizlik ortamında başladığını vurguladı.
ABD'nin çelişkili açıklamaları, talepleri ve medya üzerinden verdiği mesajların müzakere sürecini uzattığını belirten Bekayi, mevcut aşamada nükleer konuların gündemde olmadığını öne sürdü. Bekayi, konuyla ilgili adım atmaları gerektiğinde ne yapacaklarını iyi bildiklerini söyledi.
Bekayi, savaş sonrası İran'ın yeniden yapılanma için 300 milyar dolarlık bir fon talebinde bulunduğu iddialarına ilişkin ise şunları kaydetti:
"Mutabakat zaptının bölümlerinden biri, savaştan kaynaklanan hasarların yeniden inşası için gerekli koşulların hazırlanması konusudur. Ancak bu karmaşık bir konu ve kendine has ayrıntıları bulunuyor."
ABD'nin bölge ülkelerindeki üsleri kullanarak İran'a yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini belirten Bekayi, bölge ülkelerinin topraklarını kullandırmaması gerektiğini dile getirdi.
İran'ın 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmada aldığı paranın dondurulmuş varlıklarla ilgili olduğunu ve bunun da Tahran'ın hakkı olduğunu söyleyen Bekayi, mevcut durumda kimseden imtiyaz talep etmediklerini ve yine ülkenin hakkı olan parayı istediklerini ifade etti.
Bekayi, ABD'nin İran'ın güney kesimlerinde gerçekleştirdiği saldırılarla ateşkesi ihlal ettiğini ve Birleşmiş Milletler Şartı'na göre kendilerinin de meşru müdafaa hakkına sahip olduklarını söyledi.
Bekayi son olarak, NATO'nun Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve Basra Körfezi'ne yönelik bir girişimde bulunmasının konuyu daha karmaşık hale getireceğini ve yine NATO ile Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin sorumluluk almak istemeleri halinde İsrail ve ABD'yi hesap vermeye çağırmaları gerektiğini ifade etti.???????
Kaynak: AA / Güncel
Amerika Birleşik Devletleri, Dışişleri Bakanlığı, Savaş ve Çatışma, Orta Doğu, Diplomasi, Politika, Güvenlik, Lübnan, Güncel, Dünya, İran, Amerika Birleşik Devletleri, İran, Lübnan, Nükleer, Ateşkes, Dışişleri Bakanlığı, Savaş ve Çatışma, Güvenlik, Orta Doğu, Diplomasi, Politika, Dünya, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA