Gezi Parkı olaylarının üzerinden 13 yıl geçti
Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında ağaçların başka yere taşınacağı gerekçesiyle bir grup tarafından başlatılan ve Türkiye geneline yayılan eylemler sebebiyle çok sayıda soruşturma açıldı, düzenlenen iddianamelere ilişkin yapılan yargılamalarda birçok kişi çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı - Yargılama sürecinde Osman Kavala'nın ağırlaştırılmış müebbet, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Miner Özerden ve Çiğdem Mater Utku'nun 18 yıllık hapis cezaları onandı - Menajer Ayşe Barım, şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla çağrı yapıp eylemcileri galeyana getirdiği ve şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırlanmasını koordine ettiği iddiasıyla yargılandığı davada, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan 12 yıl 6 ay hapse çarptırıldı
Taksim'deki Gezi Parkı'nda 27 Mayıs 2013'te başlayıp ülke geneline yayılan eylemlerin üzerinden 13 yıl geçti.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Gezi Parkı'nda Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında ağaçların başka yere taşınacağı gerekçesiyle bir grup tarafından 27 Mayıs 2013'te başlatılan eylem, kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Emniyet güçleri, terör örgütlerinin bayraklarının açıldığı ve sloganlarının atıldığı, kamu mallarına zararların verildiği eylemleri, 15 Haziran'da Gezi Parkı'na girip kontrolü sağlayarak sonlandırdı.
Park, 8 Temmuz'da halka açılırken, eylemlerde 46 kamu binası, 231 polis aracı ve 44 ambulans kullanılmaz hale geldi, 326 iş yeri, 201 araç tahrip edildi, 80 belediye otobüsü ve 85 otobüs durağı yakıldı.
Olayların hemen ardından başlatılan soruşturmalar davaya dönüşüp karara bağlanırken, yeni gelişmeler doğrultusunda Gezi Parkı odaklı eylemler dava konusu oldu.
Soruşturmalar ve davalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada Gezi Parkı eylemleriyle ilgili 14 Haziran 2013'te ilk kez, "silahlı terör örgütü üyeliği ve yardım etmek" suçu gündeme geldi ve aralarında SDP üyesi Ulaş Bayraktaroğlu'nun da bulunduğu 4 şüpheli tutuklandı.
Olaylara ilişkin yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan Beşiktaş'ın taraftar gruplarından Çarşı üyelerinin bir kısmı da "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet" suçundan tutuklandı, ESP ile MLKP üyelerinin de yer aldığı çok sayıda kişinin, "terör örgütü üyeliği" ve "kamu malına zarar vermek" gibi suçlardan tutuklanmasına hükmedildi.
Taksim'deki gösterilerde eylemcilere satırla saldıran ve "Palalı Sabri" olarak anılan Sabri Çelebi de hakkında açılan dava kapsamında 11 Mayıs 2017'de "kasten yaralama" suçundan 3 yıl hapse çarptırıldı, bir kadını zırhla yaraladığı gerekçesiyle de 9 bin lira adli para cezası aldı.
Olayları organize ettikleri iddiasıyla Taksim Dayanışmasından Ali Çerkezoğlu, Mücella Yapıcı, Beyza Metin, Ender İmrek ve Haluk Ağabeyoğlu'nun da aralarında bulunduğu 26 sanık hakkında 4 Şubat 2014'te iddianame hazırlandı. Yargılama neticesinde 29 Nisan 2015'te tüm sanıkların beraatine karar verildi.
Berkin Elvan'ın ölümü
Olaylar sırasında yaralanan 15 yaşındaki Berkin Elvan, kaldırıldığı hastanede 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014'te yaşamını yitirdi.
Elvan'ın hastanedeki tedavi sürecinde devam eden protestolar, ölümünün ardından daha da artarken, gösterilere ilişkin 131 kişi gözaltına alındı. Berkin Elvan'ın cenaze töreni sonrası yapılan gösteriler sırasında silahla vurulan Burak Can Karamanoğlu (22) hayatını kaybetti.
Elvan'ın ölümüyle ilgili 7 Aralık 2016'da polis memuru F.D. hakkında "olası kastla öldürme" suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinde 2017'de başlayan yargılama sonucunda, F.D'ye 18 Haziran 2021'de "olası kastla öldürme" suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Burakcan Karamanoğlu'nun ölümüyle ilgili de 1 sanık 22 yıl 6 ay, 4 sanık ise 1 yıl ile 2 yıl 6 ay arasında hapis cezası aldı.
Çadır yakma olayıyla ilgili dava
Gezi Parkı'ndaki eylemlerin başlamasına neden olarak gösterilen "çadır yakma" olayıyla ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesinin zabıta ekipleri hakkında dava açıldı.
Çadırları yakma talimatı verdiği iddia edilen dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Yardımcısı Ramazan Emekli hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "yangın çıkarmaya azmettirmek" suçlarından 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Mahkeme, 23 Mart 2018'de Emekli'yi iki ayrı suçtan 10 ay hapis cezasına çarptırdı, hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Kamuoyunda "kırmızılı kadın" olarak bilinen Ceyda Sungur'a biber gazı sıktığı gerekçesiyle "görevi kötüye kullanmak" suçundan yargılanan polis memuru da 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Bu cezayı erteleyen mahkeme, sanığa ayrıca 600 fidan dikme ve 6 ay boyunca bu fidanların bakımını üstlenme yükümlülüğü getirdi.
Bezmialem Valide Sultan Camisi'ne giren 255 kişiye dava
Dolmabahçe'deki Bezmialem Valide Sultan Camisi'ne girilmesinin de yer aldığı olaylara ilişkin 10 Aralık 2013'te 7'si yabancı uyruklu 255 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.
Mahkeme 23 Ekim 2015'te 244 sanığa, 2,5 ay ile 1 yıl 2 ay arasında değişen hapis cezası verdi. Bu kişiler arasında yer alan 4 sanığa, camiyi kirlettikleri gerekçesiyle 10 ay hapis cezası veren mahkeme, bazı sanıkların dosyasını ayırdı.
Göstericilerin sığındıkları Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi'nin o dönemki müezzini Fuat Yıldırım'ın, başka bir camiye atanması kararının iptali istemiyle idare mahkemesine açtığı dava da reddedildi.
Çarşı grubunun Gezi Parkı davası süreci
Aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı mensuplarının da bulunduğu 35 kişi hakkında 11 Eylül 2014'te, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Mahkeme, 29 Aralık 2015'te sanıkların tamamının beraatine karar verdi.
Başsavcılık 12 Ocak 2016'da Yargıtay Ceza Dairesine temyiz başvurusunda bulunarak, kararın bozulmasını istedi.
Gezi Parkı eylemleri sırasında yaralı vatandaşlara izinsiz sağlık yardımı yapıldığı gerekçesiyle dönemin (2012-2014) İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Onur Kurulu'nun görevden alınması istemiyle İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava, 14 Kasım 2017'deki duruşmada reddedildi.
Osman Kavala'nın Gezi Parkı davası süreci
Gezi Parkı tartışmalarının odağındaki isim Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala oldu. Gezi Parkı olaylarının organizatörü ve finansörü olduğu iddia edilen Kavala, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 17-25 Aralık kumpasları ve 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturmada 1 Kasım 2017'de tutuklandı.
Gezi Parkı soruşturması kapsamında 5 Aralık 2018'de, yurt dışında yaşayan oyuncu Mehmet Ali Alabora ve gazeteci Can Dündar hakkında Gezi Parkı eylemlerinde etkin rol aldıkları gerekçesiyle tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
Yürütülen soruşturma 20 Şubat 2019'da tamamlandı, 16 şüpheli hakkında "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.
Yargılama, 18 Şubat 2020'de karara bağlanırken, Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden'in, somut ve kesin delil bulunmadığından beraatlerine, Kavala'nın tahliyesine hükmedildi. Firari sanıkların dosyası ayrıldı ve haklarında savunmaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
Kavala, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında 19 Şubat 2020'de cezaevinden tahliye edilmeden tekrar gözaltına alındı. Adliyeye getirilen Kavala, yeniden tutuklandı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi (İstinaf), 22 Ocak 2021'de Gezi Parkı olaylarına ilişkin davada, Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında verilen beraat kararını bozdu.
Tutuklu Kavala ve eski CIA danışmanı Henri Jak Barkey hakkında, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin "Anayasa'yı ihlal" ve "siyasal veya askeri casusluk" suçlarından 29 Eylül 2020'de ikinci iddianame hazırlandı.
Devam eden süreçte Çarşı taraftar grubu üyelerinin de içinde bulunduğu 35 sanıklı dava dosyası da bozuldu.
Yeniden görülen davada karar çıktı
Çarşı davası, firari gezi davası sanıkları ve Osman Kavala ile Mücella Yapıcı'nın aralarında bulunduğu sanıkların bozulan gezi davası ile Osman Kavala ve eski CIA danışmanı Henri Barkey'in, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin davalar, tek dosya olarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde birleşti. Devam eden yargılama sürecinde Çarşı davası ana dosyadan ayrıldı.
Mahkeme heyeti, 25 Nisan 2022'de Osman Kavala'yı, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, sanıklar Ayşe Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi'yi "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.
Sanıklar, bu karar üzerine tutuklanırken, aralarında Henri Barkey, Can Dündar ve Mehmet Ali Alabora'nın da bulunduğu firari 9 sanığın dosyası ayrıldı. İstinaf, Osman Kavala'nın da bulunduğu 8 sanık hakkındaki kararı, 28 Aralık 2022'de hukuka uygun buldu.
Yargıtay süreci
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023'te dosya üzerindeki incelemesini tamamladı.
Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis ile Türkiye İşçi Partisinden (TİP) milletvekili seçilen Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku'ya verilen 18'er yıl hapis cezalarını onayan Yargıtay, Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkında verilen 18'er yıl hapis cezalarını bozdu. Yapıcı ile Altınay'ın adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesine karar verdi.
Tutuklu avukat Can Atalay'ın genel seçimlerde Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilmesi üzerine avukatları "hakkındaki yargılamanın durması ve tahliye edilmesi" talebiyle Yargıtay'a başvuru yaptı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi talebi reddetti.
Bunun üzerine avukatları, milletvekili seçilerek yasama dokunulmazlığı kazanan Atalay'ın, "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma" ve "kişi hürriyeti ve güvenliği" hakkının ihlal edildiğini öne sürerek Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurdu. Bu süreçte Yargıtay 3. Ceza Dairesince Atalay'ın 18 yıllık hapis cezası onandı.
Atalay'ın "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma" ile "kişi hürriyeti ve güvenliği" hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla hükmeden AYM, yeniden yargılama ve tahliye için kararını İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. Mahkeme ise ihlal kararının, yerel mahkemenin hükmüne ilişkin olmadığı gerekçesiyle dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesine iletti. Daire, milletvekili seçilen hükümlü Atalay'ın tahliyesi ve hakkındaki yargılamanın durması istemini reddetti.
Atalay'ın hakkındaki karara uyulmaması üzerine yeniden yapılan başvuruda AYM, "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma", "kişi hürriyeti ve güvenliği" ile "bireysel başvuruda bulunma" haklarının ihlal edildiğine hükmetti.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM'nin Atalay hakkındaki ikinci ihlal kararına da uyulmasına yer olmadığına ve kararın TBMM Başkanlığına bir kez daha gönderilmesine kararlaştırdı.
Atalay'ın milletvekilliği 30 Ocak 2024'te düşürüldü. AYM, Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti için CHP'nin yaptığı başvuru ile Atalay'ın avukatlarının yaptığı yeni başvuruda, karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Yeniden görülen Gezi Parkı olayları ve Çarşı grubu davası
Gezi Parkı olaylarına ilişkin Osman Kavala'nın da yer aldığı 9'u firari 17 sanıklı davada haklarında verilen 18'er yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan sanıklar Mücella Yapıcı, Ali Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi'nin yeniden yargılanmasına, 21 Şubat 2024'te başlandı. 11 Şubat 2025'teki duruşmada, delil yetersizliği gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verildi.
Osman Kavala'nın avukatlarının yaptığı "yargılanmanın yenilenmesi" talebi, 15 Mayıs 2024'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince oy birliğiyle reddedildi.
Mahkeme, 24 Aralık 2024'te aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı üyelerinin de bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davada 34 sanığın beraatine, yargılama sürecinde hayatını kaybeden sanık hakkındaki davanın ise düşürülmesine karar verdi.
Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu yalan tanıklıktan ceza aldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, bazı sanatçı ve oyuncuların menajerliğini yapan Ayşe Barım hakkında, Taksim'deki Gezi Parkı odaklı olaylara iştirak ettiğine ilişkin yazılı ve görsel medyada çıkan iddialar üzerine soruşturma başlatıldı.
Barım bu kapsamda, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçundan 28 Ocak 2025'te tutuklandı. Soruşturmada, oyuncular Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Mehmet Günsur, Ceyda Düvenci, Nejat İşler, Rıza Kocaoğlu ve Nehir Erdoğan "tanık" olarak ifade verdi. Ergenç ile Kocaoğlu hakkında "yalan tanıklık" suçundan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Asliye Ceza Mahkemesi, Ergenç'i "yalan tanıklık" suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün, Kocaoğlu'nu da aynı suçtan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırarak, hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Menajer Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Soruşturma sonucunda Barım hakkında "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme" suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebiyle iddianame hazırlandı.
İddianamede, Barım'ın Gezi Parkı olayları sürecinde kendisine ait ID İletişim Danışmanlık Anonim Şirketinin sosyal medya hesaplarından provokatif paylaşımlar yaptırdığı, şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla eylem çağrıları yapıp eylemcileri galeyana getirdiği ve şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırlanmasını koordine ettiği ifade edildi.
Barım'ın İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sürecinde tahliyesine karar verilirken, dava 11 Şubat'ta karara bağlandı.
Mahkeme, Barım'ın "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.
Ayşe Barım'ın suçu "yardım eden" sıfatıyla işlediğine karar vererek cezayı 15 yıla indiren heyet, Barım'ın sabıkasız kişiliği ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını göz önüne alarak hapis cezasını oy birliğiyle 12 yıl 6 aya indirdi.
Heyet, Barım hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbirinin mevcut delil durumu, sanığın rahatsızlığı ve devam eden tedavi süreci ile buna ilişkin dosyaya sunulan evraklar ve Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda devamına karar verdi.
Gazeteci İsmail Saymaz hakkındaki soruşturma
Gazeteci İsmail Saymaz da Gezi Parkı olaylarına ilişkin hakkında başlatılan soruşturma kapsamında "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmek" suçlamasıyla 19 Mart'ta gözaltına alındı. Saymaz hakkında "ev hapsi" şeklinde verilen adli kontrol kararı bir süre sonra kaldırıldı.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Gezi Parkı'nda Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında ağaçların başka yere taşınacağı gerekçesiyle bir grup tarafından 27 Mayıs 2013'te başlatılan eylem, kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Emniyet güçleri, terör örgütlerinin bayraklarının açıldığı ve sloganlarının atıldığı, kamu mallarına zararların verildiği eylemleri, 15 Haziran'da Gezi Parkı'na girip kontrolü sağlayarak sonlandırdı.
Park, 8 Temmuz'da halka açılırken, eylemlerde 46 kamu binası, 231 polis aracı ve 44 ambulans kullanılmaz hale geldi, 326 iş yeri, 201 araç tahrip edildi, 80 belediye otobüsü ve 85 otobüs durağı yakıldı.
Olayların hemen ardından başlatılan soruşturmalar davaya dönüşüp karara bağlanırken, yeni gelişmeler doğrultusunda Gezi Parkı odaklı eylemler dava konusu oldu.
Soruşturmalar ve davalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada Gezi Parkı eylemleriyle ilgili 14 Haziran 2013'te ilk kez, "silahlı terör örgütü üyeliği ve yardım etmek" suçu gündeme geldi ve aralarında SDP üyesi Ulaş Bayraktaroğlu'nun da bulunduğu 4 şüpheli tutuklandı.
Olaylara ilişkin yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan Beşiktaş'ın taraftar gruplarından Çarşı üyelerinin bir kısmı da "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet" suçundan tutuklandı, ESP ile MLKP üyelerinin de yer aldığı çok sayıda kişinin, "terör örgütü üyeliği" ve "kamu malına zarar vermek" gibi suçlardan tutuklanmasına hükmedildi.
Taksim'deki gösterilerde eylemcilere satırla saldıran ve "Palalı Sabri" olarak anılan Sabri Çelebi de hakkında açılan dava kapsamında 11 Mayıs 2017'de "kasten yaralama" suçundan 3 yıl hapse çarptırıldı, bir kadını zırhla yaraladığı gerekçesiyle de 9 bin lira adli para cezası aldı.
Olayları organize ettikleri iddiasıyla Taksim Dayanışmasından Ali Çerkezoğlu, Mücella Yapıcı, Beyza Metin, Ender İmrek ve Haluk Ağabeyoğlu'nun da aralarında bulunduğu 26 sanık hakkında 4 Şubat 2014'te iddianame hazırlandı. Yargılama neticesinde 29 Nisan 2015'te tüm sanıkların beraatine karar verildi.
Berkin Elvan'ın ölümü
Olaylar sırasında yaralanan 15 yaşındaki Berkin Elvan, kaldırıldığı hastanede 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014'te yaşamını yitirdi.
Elvan'ın hastanedeki tedavi sürecinde devam eden protestolar, ölümünün ardından daha da artarken, gösterilere ilişkin 131 kişi gözaltına alındı. Berkin Elvan'ın cenaze töreni sonrası yapılan gösteriler sırasında silahla vurulan Burak Can Karamanoğlu (22) hayatını kaybetti.
Elvan'ın ölümüyle ilgili 7 Aralık 2016'da polis memuru F.D. hakkında "olası kastla öldürme" suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinde 2017'de başlayan yargılama sonucunda, F.D'ye 18 Haziran 2021'de "olası kastla öldürme" suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Burakcan Karamanoğlu'nun ölümüyle ilgili de 1 sanık 22 yıl 6 ay, 4 sanık ise 1 yıl ile 2 yıl 6 ay arasında hapis cezası aldı.
Çadır yakma olayıyla ilgili dava
Gezi Parkı'ndaki eylemlerin başlamasına neden olarak gösterilen "çadır yakma" olayıyla ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesinin zabıta ekipleri hakkında dava açıldı.
Çadırları yakma talimatı verdiği iddia edilen dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Yardımcısı Ramazan Emekli hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "yangın çıkarmaya azmettirmek" suçlarından 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Mahkeme, 23 Mart 2018'de Emekli'yi iki ayrı suçtan 10 ay hapis cezasına çarptırdı, hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Kamuoyunda "kırmızılı kadın" olarak bilinen Ceyda Sungur'a biber gazı sıktığı gerekçesiyle "görevi kötüye kullanmak" suçundan yargılanan polis memuru da 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Bu cezayı erteleyen mahkeme, sanığa ayrıca 600 fidan dikme ve 6 ay boyunca bu fidanların bakımını üstlenme yükümlülüğü getirdi.
Bezmialem Valide Sultan Camisi'ne giren 255 kişiye dava
Dolmabahçe'deki Bezmialem Valide Sultan Camisi'ne girilmesinin de yer aldığı olaylara ilişkin 10 Aralık 2013'te 7'si yabancı uyruklu 255 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.
Mahkeme 23 Ekim 2015'te 244 sanığa, 2,5 ay ile 1 yıl 2 ay arasında değişen hapis cezası verdi. Bu kişiler arasında yer alan 4 sanığa, camiyi kirlettikleri gerekçesiyle 10 ay hapis cezası veren mahkeme, bazı sanıkların dosyasını ayırdı.
Göstericilerin sığındıkları Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi'nin o dönemki müezzini Fuat Yıldırım'ın, başka bir camiye atanması kararının iptali istemiyle idare mahkemesine açtığı dava da reddedildi.
Çarşı grubunun Gezi Parkı davası süreci
Aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı mensuplarının da bulunduğu 35 kişi hakkında 11 Eylül 2014'te, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Mahkeme, 29 Aralık 2015'te sanıkların tamamının beraatine karar verdi.
Başsavcılık 12 Ocak 2016'da Yargıtay Ceza Dairesine temyiz başvurusunda bulunarak, kararın bozulmasını istedi.
Gezi Parkı eylemleri sırasında yaralı vatandaşlara izinsiz sağlık yardımı yapıldığı gerekçesiyle dönemin (2012-2014) İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Onur Kurulu'nun görevden alınması istemiyle İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava, 14 Kasım 2017'deki duruşmada reddedildi.
Osman Kavala'nın Gezi Parkı davası süreci
Gezi Parkı tartışmalarının odağındaki isim Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala oldu. Gezi Parkı olaylarının organizatörü ve finansörü olduğu iddia edilen Kavala, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 17-25 Aralık kumpasları ve 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturmada 1 Kasım 2017'de tutuklandı.
Gezi Parkı soruşturması kapsamında 5 Aralık 2018'de, yurt dışında yaşayan oyuncu Mehmet Ali Alabora ve gazeteci Can Dündar hakkında Gezi Parkı eylemlerinde etkin rol aldıkları gerekçesiyle tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
Yürütülen soruşturma 20 Şubat 2019'da tamamlandı, 16 şüpheli hakkında "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.
Yargılama, 18 Şubat 2020'de karara bağlanırken, Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden'in, somut ve kesin delil bulunmadığından beraatlerine, Kavala'nın tahliyesine hükmedildi. Firari sanıkların dosyası ayrıldı ve haklarında savunmaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
Kavala, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında 19 Şubat 2020'de cezaevinden tahliye edilmeden tekrar gözaltına alındı. Adliyeye getirilen Kavala, yeniden tutuklandı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi (İstinaf), 22 Ocak 2021'de Gezi Parkı olaylarına ilişkin davada, Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında verilen beraat kararını bozdu.
Tutuklu Kavala ve eski CIA danışmanı Henri Jak Barkey hakkında, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin "Anayasa'yı ihlal" ve "siyasal veya askeri casusluk" suçlarından 29 Eylül 2020'de ikinci iddianame hazırlandı.
Devam eden süreçte Çarşı taraftar grubu üyelerinin de içinde bulunduğu 35 sanıklı dava dosyası da bozuldu.
Yeniden görülen davada karar çıktı
Çarşı davası, firari gezi davası sanıkları ve Osman Kavala ile Mücella Yapıcı'nın aralarında bulunduğu sanıkların bozulan gezi davası ile Osman Kavala ve eski CIA danışmanı Henri Barkey'in, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin davalar, tek dosya olarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde birleşti. Devam eden yargılama sürecinde Çarşı davası ana dosyadan ayrıldı.
Mahkeme heyeti, 25 Nisan 2022'de Osman Kavala'yı, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, sanıklar Ayşe Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi'yi "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.
Sanıklar, bu karar üzerine tutuklanırken, aralarında Henri Barkey, Can Dündar ve Mehmet Ali Alabora'nın da bulunduğu firari 9 sanığın dosyası ayrıldı. İstinaf, Osman Kavala'nın da bulunduğu 8 sanık hakkındaki kararı, 28 Aralık 2022'de hukuka uygun buldu.
Yargıtay süreci
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023'te dosya üzerindeki incelemesini tamamladı.
Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis ile Türkiye İşçi Partisinden (TİP) milletvekili seçilen Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku'ya verilen 18'er yıl hapis cezalarını onayan Yargıtay, Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkında verilen 18'er yıl hapis cezalarını bozdu. Yapıcı ile Altınay'ın adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesine karar verdi.
Tutuklu avukat Can Atalay'ın genel seçimlerde Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilmesi üzerine avukatları "hakkındaki yargılamanın durması ve tahliye edilmesi" talebiyle Yargıtay'a başvuru yaptı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi talebi reddetti.
Bunun üzerine avukatları, milletvekili seçilerek yasama dokunulmazlığı kazanan Atalay'ın, "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma" ve "kişi hürriyeti ve güvenliği" hakkının ihlal edildiğini öne sürerek Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurdu. Bu süreçte Yargıtay 3. Ceza Dairesince Atalay'ın 18 yıllık hapis cezası onandı.
Atalay'ın "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma" ile "kişi hürriyeti ve güvenliği" hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla hükmeden AYM, yeniden yargılama ve tahliye için kararını İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. Mahkeme ise ihlal kararının, yerel mahkemenin hükmüne ilişkin olmadığı gerekçesiyle dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesine iletti. Daire, milletvekili seçilen hükümlü Atalay'ın tahliyesi ve hakkındaki yargılamanın durması istemini reddetti.
Atalay'ın hakkındaki karara uyulmaması üzerine yeniden yapılan başvuruda AYM, "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma", "kişi hürriyeti ve güvenliği" ile "bireysel başvuruda bulunma" haklarının ihlal edildiğine hükmetti.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM'nin Atalay hakkındaki ikinci ihlal kararına da uyulmasına yer olmadığına ve kararın TBMM Başkanlığına bir kez daha gönderilmesine kararlaştırdı.
Atalay'ın milletvekilliği 30 Ocak 2024'te düşürüldü. AYM, Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti için CHP'nin yaptığı başvuru ile Atalay'ın avukatlarının yaptığı yeni başvuruda, karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Yeniden görülen Gezi Parkı olayları ve Çarşı grubu davası
Gezi Parkı olaylarına ilişkin Osman Kavala'nın da yer aldığı 9'u firari 17 sanıklı davada haklarında verilen 18'er yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan sanıklar Mücella Yapıcı, Ali Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi'nin yeniden yargılanmasına, 21 Şubat 2024'te başlandı. 11 Şubat 2025'teki duruşmada, delil yetersizliği gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verildi.
Osman Kavala'nın avukatlarının yaptığı "yargılanmanın yenilenmesi" talebi, 15 Mayıs 2024'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince oy birliğiyle reddedildi.
Mahkeme, 24 Aralık 2024'te aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı üyelerinin de bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davada 34 sanığın beraatine, yargılama sürecinde hayatını kaybeden sanık hakkındaki davanın ise düşürülmesine karar verdi.
Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu yalan tanıklıktan ceza aldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, bazı sanatçı ve oyuncuların menajerliğini yapan Ayşe Barım hakkında, Taksim'deki Gezi Parkı odaklı olaylara iştirak ettiğine ilişkin yazılı ve görsel medyada çıkan iddialar üzerine soruşturma başlatıldı.
Barım bu kapsamda, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçundan 28 Ocak 2025'te tutuklandı. Soruşturmada, oyuncular Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Mehmet Günsur, Ceyda Düvenci, Nejat İşler, Rıza Kocaoğlu ve Nehir Erdoğan "tanık" olarak ifade verdi. Ergenç ile Kocaoğlu hakkında "yalan tanıklık" suçundan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Asliye Ceza Mahkemesi, Ergenç'i "yalan tanıklık" suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün, Kocaoğlu'nu da aynı suçtan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırarak, hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Menajer Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Soruşturma sonucunda Barım hakkında "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme" suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebiyle iddianame hazırlandı.
İddianamede, Barım'ın Gezi Parkı olayları sürecinde kendisine ait ID İletişim Danışmanlık Anonim Şirketinin sosyal medya hesaplarından provokatif paylaşımlar yaptırdığı, şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla eylem çağrıları yapıp eylemcileri galeyana getirdiği ve şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırlanmasını koordine ettiği ifade edildi.
Barım'ın İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sürecinde tahliyesine karar verilirken, dava 11 Şubat'ta karara bağlandı.
Mahkeme, Barım'ın "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.
Ayşe Barım'ın suçu "yardım eden" sıfatıyla işlediğine karar vererek cezayı 15 yıla indiren heyet, Barım'ın sabıkasız kişiliği ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını göz önüne alarak hapis cezasını oy birliğiyle 12 yıl 6 aya indirdi.
Heyet, Barım hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbirinin mevcut delil durumu, sanığın rahatsızlığı ve devam eden tedavi süreci ile buna ilişkin dosyaya sunulan evraklar ve Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda devamına karar verdi.
Gazeteci İsmail Saymaz hakkındaki soruşturma
Gazeteci İsmail Saymaz da Gezi Parkı olaylarına ilişkin hakkında başlatılan soruşturma kapsamında "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmek" suçlamasıyla 19 Mart'ta gözaltına alındı. Saymaz hakkında "ev hapsi" şeklinde verilen adli kontrol kararı bir süre sonra kaldırıldı.
Kaynak: AA / Güncel
Türkiye Cumhuriyeti, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Osman Kavala, Ayşe Barım, Güvenlik, Türkiye, Taksim, Güncel, Yılan, Taksim, Türkiye, Ayşe Barım, Gezi Parkı, Çiğdem Mater, Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Türkiye Cumhuriyeti, Ağırlaştırılmış Müebbet, Güvenlik, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA