10 yıl geçti, evlat acısı ilk günkü gibi
FETÖ'nün darbe girişiminde Ankara Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığına saldırıda şehit düşen Eyyüp Oğuz'un babası Tevfik Oğuz, 10 yıl sonra bile evlat acısını taze yaşadığını ve vatan için gurur duyduğunu belirtti.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit düşen özel harekat polisi Eyyüp Oğuz'un babası Tevfik Oğuz, aradan geçen 10 yıla rağmen evlat acısını ilk günkü gibi yaşıyor.
Görev yaptığı 22 yıl boyunca yurt içinde ve yurt dışında terörle mücadelede aktif görev alan, 2006 yılından itibaren Özel Harekat Daire Başkanlığında görev yapan iki çocuk babası Eyyüp Oğuz, darbe girişimi gecesi görev yaptığı yerleşkeye düzenlenen bombalı saldırıda şehit düştü.
Aradan geçen 10 yıla rağmen şehidin Elazığ'daki baba ocağında acı ve gurur bir arada yaşanıyor.
Sık sık oğlunun mezarını ziyaret eden 84 yaşındaki baba Tevfik Oğuz, bir yandan evlat hasretini yaşarken bir yandan da oğlunun vatanı uğruna verdiği mücadeleyle gurur duyuyor.
"Oğlum Eyyüp yiğit bir insandı"
9 çocuk babası Tevfik Oğuz, AA muhabirine, oğlunun birçok yerde görev yaptıktan sonra Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığında görevine devam ettiği sırada şehit düştüğünü söyledi.
Oğlunun görevine bağlı ve başarılı bir polis olduğunu belirten Oğuz, şunları kaydetti:
"Oğlum Eyyüp çok zorluklar yaşadı ama takdiriilahi, Ankara Gölbaşı'nda görev yaptığı sırada şehit oldu. Orada hainlerin attığı bombayla şehadet mertebesine ulaştı. Aradan yıllar geçmesine rağmen acımız hala dünkü gibi taze. Oğlum Eyyüp yiğit bir insandı. Köyde zor şartlarda yaşadık, onu büyük emeklerle okuttuk. Oğlum, her gittiği yerde sevilen, görevini en iyi şekilde yapan bir polisti. Mesleğinde son derece başarılıydı."
Darbe girişimi gecesi yaşadıklarını anlatan Oğuz, şöyle konuştu:
"Elbette oğlumuzun şehit olmasına üzülüyoruz. Ancak bir yandan da ülkemizin büyük bir felaketten kurtulmuş olmasının tesellisini yaşıyoruz. O gün Cumhurbaşkanımıza ve devletimize bir şey olsaydı ülkemizin ne hale geleceğini düşünmek bile istemiyoruz. Allah Cumhurbaşkanımızı korudu, ardından da bu olay önlendi. Onlar da yaptıklarının karşılığını görüyorlar. Darbe girişimi gecesi oğlumu aradım. Telefonu çaldı ama cevap vermedi. Yaklaşık 15 dakika sonra yeniden aradım, bu kez telefonu da çalmadı. O anda içime doğdu. Ankara'ya gitmek istedim ancak yollar kapalıydı, uçaklar kalkmıyordu. Sabah saatlerinde eve gelen görevlileri görünce oğlumun şehit olduğunu anladım."
Geçen yıllara rağmen hüzünlerinin aynı olduğunu ifade eden Oğuz, oğlunun unutulacak biri olmadığını dile getirdi.
"Vatandaşlarımızın hainlere karşı duyarlı olmasını istiyorum"
Oğuz, "Bu darbe girişimi sadece evladımızı değil ülkemizi hedef aldı. 100 yıl geçse de bunu unutmamamız gerekiyor. Eğer unutursak bu ülkenin başına yine benzer felaketler gelebilir. Bu nedenle her zaman uyanık ve duyarlı olmak zorundayız. Allah ülkeyi hain insanlardan uzak tutsun." ifadelerini kullandı.
FETÖ'nün bu ülkenin düşmanı olduğunu anlatan Oğuz, şunları aktardı:
"Cumhurbaşkanımıza Allah sağlık ve sıhhat versin. Onu başımızdan eksik etmesin. Vatandaşlarımızın hainlere karşı duyarlı olmasını istiyorum. Herkes çocuklarına sahip çıksın, uyanık olsun. Eğer o darbe girişimi başarılı olsaydı ülkemiz bitmişti. Şehidimizin acısını her zaman içimizde hissediyoruz. Sanırım bütün şehit aileleri aynı duyguları yaşıyordur. Bizim için sanki dün olmuş gibi. Annesi vefat edene kadar 15 günde bir şehitliğe giderdik. Evde de eşim ağıt yakardı, ben ağlardım. Annesi öldükten sonra ben de çöktüm."
Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığında saldırının izlerini gördüğünü anlatan Oğuz, "Bombanın düştüğü yerde en az 10 metre derinliğinde, 30 metre genişliğinde bir çukur oluşmuştu. Nasıl bir bombaysa şehitlerin tüfekleri erimiş, geriye sadece bir top demir parçaları kalmıştı. Eyyüp'ün silahı ise ortadan ikiye bölünmüştü. Sonraki ziyaretimde oranın müze haline getirildiğini gördüm. Şehitlerimizin eşyaları ve silahları sergileniyordu." diye konuştu.
Görev yaptığı 22 yıl boyunca yurt içinde ve yurt dışında terörle mücadelede aktif görev alan, 2006 yılından itibaren Özel Harekat Daire Başkanlığında görev yapan iki çocuk babası Eyyüp Oğuz, darbe girişimi gecesi görev yaptığı yerleşkeye düzenlenen bombalı saldırıda şehit düştü.
Aradan geçen 10 yıla rağmen şehidin Elazığ'daki baba ocağında acı ve gurur bir arada yaşanıyor.
Sık sık oğlunun mezarını ziyaret eden 84 yaşındaki baba Tevfik Oğuz, bir yandan evlat hasretini yaşarken bir yandan da oğlunun vatanı uğruna verdiği mücadeleyle gurur duyuyor.
"Oğlum Eyyüp yiğit bir insandı"
9 çocuk babası Tevfik Oğuz, AA muhabirine, oğlunun birçok yerde görev yaptıktan sonra Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığında görevine devam ettiği sırada şehit düştüğünü söyledi.
Oğlunun görevine bağlı ve başarılı bir polis olduğunu belirten Oğuz, şunları kaydetti:
"Oğlum Eyyüp çok zorluklar yaşadı ama takdiriilahi, Ankara Gölbaşı'nda görev yaptığı sırada şehit oldu. Orada hainlerin attığı bombayla şehadet mertebesine ulaştı. Aradan yıllar geçmesine rağmen acımız hala dünkü gibi taze. Oğlum Eyyüp yiğit bir insandı. Köyde zor şartlarda yaşadık, onu büyük emeklerle okuttuk. Oğlum, her gittiği yerde sevilen, görevini en iyi şekilde yapan bir polisti. Mesleğinde son derece başarılıydı."
Darbe girişimi gecesi yaşadıklarını anlatan Oğuz, şöyle konuştu:
"Elbette oğlumuzun şehit olmasına üzülüyoruz. Ancak bir yandan da ülkemizin büyük bir felaketten kurtulmuş olmasının tesellisini yaşıyoruz. O gün Cumhurbaşkanımıza ve devletimize bir şey olsaydı ülkemizin ne hale geleceğini düşünmek bile istemiyoruz. Allah Cumhurbaşkanımızı korudu, ardından da bu olay önlendi. Onlar da yaptıklarının karşılığını görüyorlar. Darbe girişimi gecesi oğlumu aradım. Telefonu çaldı ama cevap vermedi. Yaklaşık 15 dakika sonra yeniden aradım, bu kez telefonu da çalmadı. O anda içime doğdu. Ankara'ya gitmek istedim ancak yollar kapalıydı, uçaklar kalkmıyordu. Sabah saatlerinde eve gelen görevlileri görünce oğlumun şehit olduğunu anladım."
Geçen yıllara rağmen hüzünlerinin aynı olduğunu ifade eden Oğuz, oğlunun unutulacak biri olmadığını dile getirdi.
"Vatandaşlarımızın hainlere karşı duyarlı olmasını istiyorum"
Oğuz, "Bu darbe girişimi sadece evladımızı değil ülkemizi hedef aldı. 100 yıl geçse de bunu unutmamamız gerekiyor. Eğer unutursak bu ülkenin başına yine benzer felaketler gelebilir. Bu nedenle her zaman uyanık ve duyarlı olmak zorundayız. Allah ülkeyi hain insanlardan uzak tutsun." ifadelerini kullandı.
FETÖ'nün bu ülkenin düşmanı olduğunu anlatan Oğuz, şunları aktardı:
"Cumhurbaşkanımıza Allah sağlık ve sıhhat versin. Onu başımızdan eksik etmesin. Vatandaşlarımızın hainlere karşı duyarlı olmasını istiyorum. Herkes çocuklarına sahip çıksın, uyanık olsun. Eğer o darbe girişimi başarılı olsaydı ülkemiz bitmişti. Şehidimizin acısını her zaman içimizde hissediyoruz. Sanırım bütün şehit aileleri aynı duyguları yaşıyordur. Bizim için sanki dün olmuş gibi. Annesi vefat edene kadar 15 günde bir şehitliğe giderdik. Evde de eşim ağıt yakardı, ben ağlardım. Annesi öldükten sonra ben de çöktüm."
Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığında saldırının izlerini gördüğünü anlatan Oğuz, "Bombanın düştüğü yerde en az 10 metre derinliğinde, 30 metre genişliğinde bir çukur oluşmuştu. Nasıl bir bombaysa şehitlerin tüfekleri erimiş, geriye sadece bir top demir parçaları kalmıştı. Eyyüp'ün silahı ise ortadan ikiye bölünmüştü. Sonraki ziyaretimde oranın müze haline getirildiğini gördüm. Şehitlerimizin eşyaları ve silahları sergileniyordu." diye konuştu.
Kaynak: AA / Güncel
Ankara Gölbaşı, Darbe Girişimi, 15 Temmuz, Güncel, Polis, Fetullahçı Terör Örgütü, Polis, Şehit, Darbe, 15 Temmuz, Özel Harekat, Ankara Gölbaşı, Darbe Girişimi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA