Edirne'de öğretmen Başar Atarbay, kızı için yazdığı masallarla 6 kitap yayımladı

Güncel Haberler

Edirne'de Türkçe öğretmeni Başar Atarbay, kızının ilk doğum günü için yazdığı masallarla başladığı yazarlık serüveninde 6 kitap yayımladı. Kızına miras bırakmak istediği ilk kitabının ardından öğrencileriyle projeler yürüten Atarbay, Edirne Kitap Fuarı'nda okurlarla buluştu.

Edirne'de Türkçe öğretmeni ve yazar Başar Atarbay'ın kızının ilk doğum günü için kaleme aldığı masallar, yaklaşık 9 yıldır devam eden yazarlık serüveninin başlangıcı oldu.
Gazi Osman Paşa Ortaokulu'nda görev yapan Atarbay'ın yazmaya olan ilgisi, ilkokul yıllarında öğretmenlerinin teşvikiyle başladı.
Ortaokul döneminde katıldığı yarışmalarla yazma becerisini geliştiren Atarbay, öğretmenlik mesleğine başladıktan sonra bu ilgisini kitap yazmaya yöneltti.
Kızı Deniz Gökçe'nin dünyaya gelmesiyle yazarlık serüveni farklı bir boyut kazanan Atarbay, kızının ilk doğum gününe özel ve kalıcı bir hediye hazırlamak istedi.
Deniz Gökçe henüz 9 aylıkken kaleme aldığı ilk masalın ardından yenilerini yazan Atarbay, ortaya çıkan hikayeleri bir kitapta topladı.
Başlangıçta yalnızca doğum günü kutlamasına katılacak misafirlere dağıtmak üzere 50 kitap bastırmayı planlayan Atarbay'ın masalları, yayınevi sahibinin de beğenisini kazandı.
Yayınevi sahibinin önerisiyle daha fazla basılan "Deniz Gökçe Masalları", yaklaşık 9 yıl önce okurlarla buluştu.
Kızının büyüdüğünde eline alabileceği bir hatıra bırakma düşüncesiyle yola çıkan Atarbay, zamanla öğrencileriyle ortak kitap projeleri hazırlamaya ve tarihi konuları eserlerine taşımaya başladı.
İlk kitabını yaklaşık 9 yıl önce yayımlayan Atarbay, bu süreçte 6 kitabı okurlarla buluşturdu.
"Kızımın bu kitaptan gurur duyması beni mutlu etti"
Edirne Kitap Fuarı'ndaki stantta okuyucuyla buluşan Atarbay, AA muhabirine, kızına kalıcı bir doğum günü hediyesi verme isteğinin kendisini masal yazmaya yönelttiğini söyledi.
"Deniz Gökçe Masalları"nın kendisi için diğer eserlerinden farklı bir anlam taşıdığını vurgulayan Atarbay, kızının küçük yaşlarda kitabını eline alarak "Bak, benim kitabım var." dediği anı unutamadığını söyledi.
Kızının kitabıyla gurur duymasının kendisini çok mutlu ettiğini belirten Atarbay, "Sanırım kitap yazma konusunda beni en çok tatmin eden, en çok hoşuma giden şey buydu. Kızımın bu kitaptan gurur duyması ve ölene kadar ona miras bırakabileceğim bir hediye olmasıydı." ifadelerini kullandı.
Öğrencileriyle birlikte kitaplar hazırladı
Yazarlık çalışmalarını öğretmenlik mesleğiyle birleştirdiğini anlatan Atarbay, öğrencileriyle birlikte çeşitli kitap projeleri yürüttüklerini söyledi.
Sponsorların desteğiyle bastırdıkları kitapları Edirne'deki okullara ücretsiz dağıttıklarını belirten Atarbay, öğrencileriyle bu okulları ziyaret ederek söyleşiler gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Atarbay, çalışmaların öğrenciler tarafından ilgi gördüğünü ifade ederek, masal kitaplarının yanı sıra görev yaptığı okula adını veren Gazi Osman Paşa'nın hayatını konu alan bir kitap da hazırladıklarını anlattı.
Bu eserle öğrencilerin Gazi Osman Paşa'nın hayatını ve tarihi kişiliğini daha yakından tanımalarını amaçladıklarını dile getirdi.
Tarihi olayları kitaplarına taşıdı
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında da iki kitap kaleme aldığını belirten Atarbay, eserlerini hazırlarken tarihi kaynaklardan yararlandığını söyledi.
Yunan ve İngiliz arşivlerinin yanı sıra Anıtkabir Kütüphanesi ve Samsun'daki Gazi Kütüphanesi'nde araştırmalar yaptığını anlatan Atarbay, Atatürk'ün bilinen öyküleriyle birlikte araştırmaları sırasında ulaştığı öykülere de kitaplarında yer verdiğini ifade etti.
Edirne'nin tarihine duyduğu ilgiyi de yazarlık çalışmalarına yansıtan Atarbay, son olarak "Şifre Edirne Kayıp Şiir" adlı eserini kaleme aldı.
Balkan Savaşları ve Çanakkale Savaşları'nda mücadele eden Rüstem Çavuş karakteri üzerine kurgulanan kitapta, çocuklar ve aileleri karakterin bıraktığı şifreleri çözerek kayıp şiiri tamamlamaya çalışıyor.
Kitabın kurgusunu oluştururken araştırmalar yaptığını ve konu hakkında bilgi sahibi kişilere danıştığını belirten Atarbay, hikayede yalnızca kayıp şiire ulaşmanın değil, şiiri tamamlama sürecinde yaşanan yolculuğun da önemli olduğunu sözlerine ekledi.