TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Huzur Olmadan Ticaret Olmaz

Güncel Haberler

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır'da düzenlenen İş Dünyası Finans Buluşması'nda, bölgedeki huzur ve güven ortamının ticareti canlandırdığını belirterek, yüksek faiz ve kredi sorunlarına dikkat çekti. Merkez Bankası'nın faiz indiriminin kredi faizlerine yansıtılmasını isteyen Hisarcıklıoğlu, KOBİ'lere pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini vurguladı.

Haber: Serhat YETÜT
(DİYARBAKIR) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bölgede oluşan huzur ve güven ortamına dikkati çekerek, "Ben o ekonominin ne kadar canlı olduğunu bizzat gördüm. İşte bu neyi gösteriyor? Huzur, güven ve istikrar ortamı öne çıktığı zaman ticaret öne çıkıyor. Huzur olmadan ticaret olmaz. Ticaret olmadan da zenginlik olmaz değerli kardeşlerim. İnşallah Diyarbakır'ı daha çok güzel günler bekliyor" dedi.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'nin ortaklığıyla "İş Dünyası Finans Buluşması Diyarbakır" programı gerçekleştirildi.
Toplantıya, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim (TOBB) Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Engin Yeşil, OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Alican Ebedinoğlu,  Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Halk Bankası Genel Müdür Recep Süleyman Özdil, Kredi Garanti Fonu (KGF) Başkanı Erdoğan Özegen, Diyarbakır iş dünyası temsilcileri katıldı.
Konuşmasına toplantının önemine değinerek başlayan Hisarcıklıoğlu, "Bugün reel sektör ile finans sektörü aynı salonda bir aradayız. Bu niye önemli diye baktığımız zaman nasıl bir tek kuş tek kanatla uçamaz ise bir ekonomi de tek kanatla yaşayamaz. İkisi de güçlü ve çalışır olmak durumunda. Yani özel sektör, finans sektörü ikisi birbirini çalıştırmak durumunda. Yaşayabilmek işte. Onun için de bugün Diyarbakır'da bir araya geldik.  Özellikle kamu bankalarına benim bir teşekkürüm var. Sıkıntılı günlerimizde kamu bankalarımız hep reel sektörün yanındalar. İşte bunu pandemide gördük. Devamını söylememe gerek yok.  Sadece güneşli günlerde şemsiye uzatanlardan olmuyorlar. Yağmur yağdığında da yani asıl bizim şemsiyeye ihtiyaç duyduğumuz zaman yanımızda görüyoruz kendilerini. Kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.
"Terörsüz Türkiye" süreciyle birlikte bölgede oluşan huzur ve güven ortamına ilişkin değerlendirmede bulunan Hisarcıklıoğlu, "Ben o ekonominin ne kadar canlı olduğunu bizzat gördüm. İşte bu neyi gösteriyor? Huzur, güven ve istikrar ortamı öne çıktığı zaman ticaret öne çıkıyor. Huzur olmadan ticaret olmaz. Ticaret olmadan da zenginlik olmaz değerli kardeşlerim. İnşallah Diyarbakır'ı daha çok güzel günler bekliyor" ifadelerini kullandı.
"FİNANSMANA ERİŞİMİN SIKINTILARININ TEK SORUMLUSU BANKALARIMIZ DEĞİL"
Şu anda özel sektörün en büyük sıkıntısı finansmana erişim olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kredi faizlerimiz uzun süredir çok yüksek. İşte sadece faizle de bitmiyor. Komisyondan masraflar, dosya ücretleri derken bunlar görünmeyen haberiniz olsun. Çaktırmadan bizden talep ettikleri maliyetler ilan ettikleri zaman faizlerin çok üstüne çıkıyor. Finansman adeta vücuttaki kan akışı gibidir. Kan akışı tıkandığı zaman organlar düzgün çalışmaz. Hastalıklar başlar. Elbette biz de şunun farkında olmalıyız. Finansmana erişimin sıkıntılarının tek sorumlusu bankalarımız değil, bunu biliyoruz. Bankacılığa ekonomik koşullar, kredi büyüme sınırları gibi düzenlemeler nedeniyle bankalarımızın da elleri kolları bağlı. Ama hepimizin derdi ortak. Aramızdaki empatiyi güçlendirmek, birbirimizi doğru anlarsak, birlikte hareket edersek bu sorunların iyileştirilmesi güçlü bir ortak ses olabiliriz.
"EN BÜYÜK SIKINTI DARALAN KREDİ LİMİTİDİR"
Sizlerin bize ilettiğiniz sorunları başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bakanlarımızla sürekli sizlere sıkıntı iletmek üzere istişare halindeyiz. Sahadaki sıkıntıları devamlı aktarıyoruz. En büyük sıkıntı daralan kredi limitidir. Yüksek faizler, aşırı teminat karakteri başta olmak üzere sizden gelen sıkıntıları aktarıyorsun. Burada en önemli sıkıntıyı da gördüğümüz kesim KOBİ'ler kısmı. Ticari kredilerdeki büyüme sınırının KOBİ'lere yönelik pozitif ayrımcılık yapıp genişletilmesi lazım. Çünkü yüksek enflasyonla mücadeleyi zayıflatmayacak şekilde reel ekonomiye dönük destekler hızlıca hayata geçirilmesi lazım diyoruz. İhracatçımızı rahatlatmak için reeskont kredileri, döviz dönüşüm desteğinin ciddi ölçülerde artırılmasını talep ediyoruz."
"RAKİPLERİMİZLE REKABET EDEMİYORUZ DÜNYA GENELİNDE"
Yüksek faizin yaşattığı sorunlara değinen Hisarcıklıoğlu, önceki gün Merkez Bankası'nın faiz indirimi kararının bir an önce uygulanması gerektiği çağrısında bulunarak, şöyle konuştu:
"Bazı taleplerimizin neticesinde düşük faizli uzun vadeli, biraz önce Erdoğan kardeşimin anlattığı gibi kredi garanti fonu destekli nefes kredilerinin başlatılmasını sağladık. Ama neyse bir damla su nefes kredileri haberiniz olsun. Daha bankaya gelmeden nefes kredisi bitti diyorlar bizim millet. Teminat yetersizliği çeken firmalara nefes aldıracak, finansman yükünü hafifletecek, üretimi istihdamı koruyacak yeni imkanların getirilmesini bekliyoruz. Arttan girdi maliyetleri özellikle tarımda, istihdamda ve enerjide hepsi bizim belini büküyor. Rakiplerimizle rekabet edemiyoruz dünya genelinde. Enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın açılması dövizi kazandıran tüm sektörlerimizi zor durumda bırakıyor ki burayı ihracatımızdaki artışla da gözlemleyebiliyoruz. Bunun gibi çok sıkıntılar var değerli kardeşlerim. Merkez Bankası iki gün önce güzel bir kararla faiz oranlarında üç puanlık indirim sağladı. Şu anda yüzde kırklarda seyreden Türk lirası gecelik faiz oranı yüzde 37'e çekildi. Merkez Bankası'nın bu normalleşme adımı piyasalara nefes aldıracak olumlu bir gelişmedir. Bunu sanayicimiz, tüccarımız üzerindeki faiz yükünü hafifletmek adına memnuniyet verici bir başlangıç olarak görüyoruz. Bankacılık sektörümüzün vakit kaybetmeksizin ticari kredi faizlerinde bu üç puanlık indirimi de hızlıca yansıtmalarını talep ediyoruz. Özellikle politika faizi ile kredi faizleri arasında tam 20 puan fark var. Tarihimizde hiç bu kadar fark olmamıştı.
Hisarcıklıoğlu, doğudaki illerde gayrimenkul teminatlarının tüm illerden düşük olmasına tepki gösterek, "Hatta bazı üyelerimiz bankadan diyor ki git batıdan gayrimenkul al. Allah Allah niye batıdan gayrimenkul alacak kardeşim. Adamın işi burada ya. Fabrika binası ise bizim Kayseri'deki fabrika binasının maliyetiyle Diyarbakır'daki fabrikanın binasının maliyeti değişik mi ya? İkisi de aynı. Peki niye batıdan veya İç Anadolu'dan gayrimenkul getireceğim? Bu mantıklı değil. Bunun hızla düzeltilmesi hakkaniyetidir değil" dedi.
"GELECEĞİMİZ BUGÜNDEN DAHA İYİ OLACAK"
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ben asla gelecekten umutsuz değilim. Bir ticarette sanayi ile uğraştığım için tüccar sanayici umutsuz olamaz. Umutsuz olursa iş yapamaz. İnancımız gereği biz umutsuz olamaz. Geleceğimiz bugünden daha iyi olacak. Bizler bir ve beraber olunca Allah da rahmetini, bereketini ona göre verir. Hani güzel bir söz var ya, birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır.  Birliğin getirdiği en büyük sonuç bu. Değerli kardeşlerim. Yeter ki birbirimize öteki diyerek birbirimizi etnik kökeninden, mezhebinden, inancından, dininden dolayı öteki diye görmeyin. Siyasi fikrinden dolayı öteki diye görme, insan olmanın özelliği. Allah bize beyin vermiş. Beyin ne işe yarıyor? Diğer yaratıklardan farklı düşünmek için var. Yüce yaratıkların en şereflisi insan diyor. Niye bana beyin vermiş düşünüyor. Parmak izimiz benzemiyor birbirine. Yaratan aynı istese yaratmaz mıydı? Farklıyız. Farklı bir düşüncemiz var. Beyin var çünkü. Farklılıklarımızı oturup konuşacağız.  Allah diğer yaratıklardan farklı olarak konuşalım diye beyin ve dil vermiş. Bu bir konuşmak için. İnsanoğlunun farkı bu işte. Diğer yaratıklarla. Konuşacağız. Aynı masada ortak noktada birleşeceğiz. Hep beraber yürüyeceğiz. Allah yolunuzu yolumuzu hepimize açık etsin diyor."