Arzu Çerkezoğlu: Türkiye'de Vergi Yükü Giderek Daha Fazla İşçilerin, Emekçilerin, Emeklilerin Dar Gelirlilerin Omuzlarına Yıkılmaktadır

Güncel Haberler

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin adaletsiz olduğunu ve işçilerin vergi yükünün arttığını ifade etti. Asgari ücretin enflasyon karşısında eridiğini belirten Çerkezoğlu, yeni düzenlemeyle işçilerin net gelirlerinin daha da azalacağını vurguladı.

(ANKARA) - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 2026 gelir vergisi tarife dilimlerine ilişkin, " Türkiye'de vergi yükü giderek daha fazla işçilerin, emekçilerin, emeklilerin dar gelirlilerin omuzlarına yıkılmaktadır. Vergide adalet her gün biraz daha bozulmaktadır. Bu adaletsiz vergi sistemi nedeniyle 2025'in 11 ayında işçilerin cebinden 926,5 milyar lira alınmıştır. Yeni düzenleme ile işçiler, 2026'da daha da çok vergi verecek, net ücretleri daha hızlı düşecek ve yılın ilk birkaç ayında ikinci ve üçüncü vergi dilimlerine girecek. Çalışanlar üzerindeki vergi yükünün düşürülmesi için adil bir vergi sistemi şarttır" dedi.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 2026 yılı gelir vergisi tarife dilimlerine ilişkin açıklama yaptı. DİSK'in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, asgari ücretin enflasyon karşısında eridiği ve 2026 yılı için açlık sınırının altında bir asgari ücret belirlendiği bir dönemde, vergi dilimleri yoluyla işçilerin alım gücüne yeni bir darbe vurulduğu ifade edildi.
2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin, 31 Aralık 2024 tarihli Resmi Gazete'nin 5'inci mükerrer sayısında yayımlandığı hatırlatılan açıklamada, gelir vergisi tarife ilk diliminin yeniden değerleme oranının altında yüzde 18,95 artırılarak 190 bin TL'ye çıkarıldığı, ikinci dilimin ise yüzde 21,2 artışla 400 bin TL olarak belirlendiği belirtildi.
Açıklamada, bu düzenleme nedeniyle milyonlarca işçinin 2026 yılında yılın ilk aylarında üst vergi dilimlerine geçerek daha yüksek vergi ödemek zorunda kalacağı, bunun da net ücretlerin düşmesine yol açacağı kaydedilerek şu ifadelere yer verildi:
"Vergide adaletsizliğin artması bilerek, isteyerek tercih edildi. Cumhurbaşkanı vergi tarife dilimlerini yetkisini kullanarak yukarıya çekebilirdi; ancak tersine gelir vergisi dilimine yapılan artış, yeniden değerleme oranının altında gerçekleşti. Böylece işçilerin 2026'daki net gelirleri daha da düşürüldü.
Vergi sistemi, gelir bölüşümünü daha adil hale getirmek için önemli bir araç olmasına rağmen ülkemizde bölüşüm sorununu daha büyütecek şekilde kullanılmaktadır. Gelir vergisi tarife dilimlerinin yıllardır bilinçli olarak az artırılmasıyla, ücretlilerin erkenden bir üst vergi dilimine girmesi ve daha yüksek oranda vergi vermeleri sağlanıyor.
"Vergide adalet her gün biraz daha bozulmaktadır"
Yıllardır asgari ücret ve gelir vergisi tarife ilk dilimi arasındaki makas kapanıyor. 2000 yılında 2 bin 500 TL olan en düşük vergi tarife dilimi, 114 TL olan brüt asgari ücretin 21,9 katıydı. 2026 yılı için belirlenen 190 bin TL'lik ilk vergi dilimi ise 2026 brüt asgari ücretinin 5,8 katına kadar geriledi. Brüt asgari ücret ve gelir vergisi ilk dilimi arasındaki ilişki korunsaydı ve gelir vergisi tarifesi çalışanlar lehine düzenlenseydi, vergi tarife ilk dilimi 2026 yılında 723 bin TL olacaktı. Oysa 2026'da işçiler 723 bin TL değil, 190 bin TL gelir elde ettikleri an bir üst vergi dilimine geçecekler.
Türkiye'de vergi yükü giderek daha fazla işçilerin, emekçilerin, emeklilerin dar gelirlilerin omuzlarına yıkılmaktadır. Vergide adalet her gün biraz daha bozulmaktadır. Bu adaletsiz vergi sistemi nedeniyle 2025'in 11 ayında işçilerin cebinden 926,5 milyar lira alınmıştır. Yeni düzenleme ile işçiler, 2026'da daha da çok vergi verecek, net ücretleri daha hızlı düşecek ve yılın ilk birkaç ayında ikinci ve üçüncü vergi dilimlerine girecek.
Çalışanlar üzerindeki vergi yükünün düşürülmesi için adil bir vergi sistemi şarttır. DİSK olarak dört yılı aşkın süredir sürdürdüğümüz 'Gelirde Adalet, Vergide Adalet' mücadelemiz için işyerlerinden meydanlara sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz: Gelir vergisi tarife dilimleri yeniden değerleme oranında (asgari ücret artışından az olmamak kaydıyla) artırılmalıdır. Asgari ücret istisnası vergiden değil, matrahtan indirim yoluyla uygulanmalıdır. Asgari ücret sonrası ilk gelir vergisi tarife oranı ücretliler için yüzde 10'a düşürülmelidir. İşverenlere uygulanan SGK prim desteği çalışanlara da uygulanmalıdır. Çağ dışı damga vergisi kaldırılmalıdır."