CHP'li Tekin'den Muhalefete Çağrı: Milletin Gündemine Dönün
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Türkiye'deki derin yoksulluk, uyuşturucu ve suç oranları artışına dikkati çekerek, muhalefete çağrıda bulundu. Tekin, "Milletin gerçek gündemine dönün. Dolaşıyorlar burhan pazarlama gibi. Fukaraya bir dokunun, onun kederini bir dinleyin. Cumhuriyet Halk Partililer olarak bize çok büyük görev düşüyor" dedi.
(İSTANBUL) - CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Türkiye'deki derin yoksulluk, uyuşturucu ve suç oranları artışına dikkati çekerek, muhalefete çağrıda bulundu. Tekin, "Milletin gerçek gündemine dönün. Dolaşıyorlar burhan pazarlama gibi. Fukaraya bir dokunun, onun kederini bir dinleyin. Cumhuriyet Halk Partililer olarak bize çok büyük görev düşüyor" dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, il başkanlığında 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen programa katılarak açıklamalarda bulundu.
Tekin, CHP'ye yönelik dini konulardaki algılara ve partinin geçmişten bugüne gelen yaklaşımına ilişkin soruya yanıt vererek, inançların siyasete alet edilmemesi gerektiğini ve partinin yöneticilerinin bu konuda hassas davrandığını ifade etti.
Gerek Deniz Baykal gerekse Kemal Kılıçdaroğlu ile yakın çalıştığını belirten Tekin, "Elbette halen algıların, sıkıntıların altındayız. 21. yüzyılda bakın. Bırakın 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl, 20 yıl, 15 yıl önceki sorunu, şuna emin olun bugüne kadar Anadolu'nun dört bir yanında elbette bireysel kusurlar işlenmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yöneticilerinin şöyle bir durumu var, bütün liderlerimiz: 'Aman ha, inançlarımız kutsaldır. Kutsal değerlerimizi siyasete alet etmeyelim. Çünkü siyaset çok kirli bir alan. Hele Türkiye'de halen o kirlilik de devam ediyor. Bunu muhafaza edelim'. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Diyanet İşlerini kurmasının temel nedeni de bu. İnançlarımızı muhafaza etmek adına kurulmuştur" dedi.
İnanç algılarının ve 28 Şubat sürecinin yansımalarına değinen Tekin, kendi yaşadığı bir örneği paylaşarak, "28 Şubat sürecinde sorunun hiçbir parçasında yokuz. İktidar değiliz, iktidarın bir parçası değiliz. 28 Şubat döneminde en ağır bedel ödeyen bir siyasetçi de benim. O gün, bugün kendisini 'muhafazakar', işte 'Milli Görüşçü' olarak tanımlayanların hiçbir tanesinin sesi çıkmış değildir. Ama günün sonunda ne kadar doğru bir şey yaptığımızı daha sonra da Sayın Genel Başkanım Sayın Kılıçdaroğlu'nun kurmuş olduğu o altılı masa, altılı masanın dışında da bu helalleşmek, özür dilemek, yanlışla yüzleşmek kötü bir şey değildir" ifadelerini kullandı.
Açıklamaları nedeniyle geçmişte gündem olduğunu hatırlatan Tekin, "Sadece bana sorulan soru: Altılı masanın dışında HDP dışarıda bizi destekliyor. 'HDP de bakanlık alabilir mi?', 'Ben bakanlık dağıtan bir müessese değilim. Ama millet iradesiyle seçime girmiş her siyasi parti tabii ki alabilir'. Kıyametler koptu. E çok şükür şimdi geldiğimiz duruma bakın. Kısacası hatalarımızı, kusurlarımızı önce keşfedip sonra onunla yüzleşmek bizim en insani görevimizdir" diye konuştu.
"SÜRECİN TAMAMEN PARAYA TAHVİL EDİLDİĞİYLE TOPLUM DA YÜZLEŞTİ"
Muhafazakar kesimin uygulamalarını ve dini yapıların holdingleşmesini eleştiren Tekin, şunları söyledi:
"Kendisini muhafazakar, inançlı, Milli Görüş geleneğinden geldim diyenler... Hani bir dönem çok modaydı, 'Komşun açken sen tok yatmayacaksın' diyenlere de sesleniyorum: Devletin bir sürü yerleri var, vakıf var, şunlar, bunlar... Kimlere tahsis edildiğini git bir gör. Bana ne namaz kılıp kılmamasından? Yaşam biçimi ne kardeşim? Bir hayatın gerçekleri olarak insanlar ibadetlerini yapsınlar, çocuklar Kur'an öğrensinler. Şimdi kardeşim, bakıyoruz holdingler çıkmış. Holdingler, büyük paralar... E hani siz çoluğumuza, çocuğumuza ders verecektiniz? Din, iman öğretecektiniz?
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin hani ısrarla ve ısrarla 'Dini siyasete alet etmeyin' demesine rağmen geldiğimiz noktayla hepimiz yüzleştik kardeşim. Arka plında sürecin tamamen paraya tahvil edildiğiyle toplum da yüzleşti. Bunu nereden görüyorsunuz? Çok şükür seçmenimiz bilinçli bir seçmendir. Bir televizyonda üç ille ilgili düşüncemi ifade edince AK Partili gazeteci arkadaşlarımız da itiraz etti. Dedim ki: 'Kırıkkale'yi alacağız, Kütahya'yı alacağız, Afyon'u alacağız'. Kırıkkale'yi söylememin nedeni şu: Tarihimizin bütün illerine bakın, en muhafazakar, en milliyetçi il Kırıkkale. Çok şükür yüzde 51,7 oy aldık."
"ATA OCAĞI TÜRKİYE'NİN ÇATISI OLDU"
Partiye yeni katılımlar olduğunu açıklayan Tekin, "14 haftadır katılım törenimiz var. Türkiye'nin hemen hemen herkesin bildiği, farklı siyasi partilerde sağda ve solda siyaset yapan arkadaşlarımız bugün bu salonda. Bu da şunu gösteriyor ki: Bu ata ocağı Türkiye'nin çatısı oldu. Geçmiş dönemde kardeşlik hukukumuzu bozanların hepsi fark etsin ki evet kardeşim, yalanla, numarayla, dumarayla hiçbir şey olmaz. Akın akın arkadaşlarımız partimize dahil oluyorlar. Biraz sonra onların isimlerini sayacağım ve rozetlerini hep beraber takacağız" diye konuştu.
Siyasi partilerin durumuna ve derin yoksulluk verilerine işaret eden Tekin, "190 siyasi parti var Türkiye'de. 190 siyasi parti ne iş yapar, doğrusu ben çok merak ediyorum. Bunun 30-35 tanesi işte seçimlere girmeye hak kazanan... Tarihimizin en büyük derin yoksulluğu var. Bunu benim dememe bakmayın. Sadece bakanlık sayfasına baktığınızda 4 milyon 800 bin, 5 milyon dersek 4'le çarptığınızda milyonlarca vatandaşınız derin yoksulluğa ve sosyal yardımla geçinir hale gelmiş" ifadelerini kullandı.
"196 BİN ÇOCUĞUMUZ SUÇA BULAŞMIŞ"
Uyuşturucu ve suç oranlarına ilişkin verilere dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:
"Uyuşturucu meselesi Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış. Köylerde bile torbacı oluşmuş. 2018 yılında il il suça bulaşmış çocukların listesini açıkladım. Bugün önleyemezsek yarın çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalırsın. İki gün önce Merter'e gittik. Merter esnafımızın derdini, kederini dinleyelim dedik. Çok sayıda polis araçlarını gördüm. Polis araçlarını görünce 'Nedir bu? Sorun mu oldu?' dedim. 'Evet başkanım' dedi. '3 aydır büyük sorunla karşı karşıyayız' Neden? Esnafın tamamı tehdit altında. Yeni nesil çeteler var ya geliyor, kurşunluyor, gidiyor. Parayı vermedin mi ondan sonra canından, malından oluyorsun. Dükkanlar bomboş, kiralar dövizle, konkordatolar yüzde 110 artmış. 196 bin çocuğumuz suça bulaşmış. Bu çocuk dediğimiz 13 ile 17 arası, 16 arası. 20 milyonun üstünde derin yoksullukla cebelleşen insan; 7 milyon ile 8 milyon arasında uyuşturucuya bulaşmış insan, 200 bin kayıp çocuk var. Suça bulaşmış çocukların sayısını İçişleri Bakanı belirledi, Anadolu'da 3 il demekti, nüfusun yarısı gitti."
"TERSİNE DÖNÜŞTE ANADOLU'YA GİDEN İNSANLARA TEŞVİK VERELİM"
Tersine göç süreçlerini aktaran ve devlet teşviki çağrısında bulunan Tekin, şunları söyledi:
"Tersine dönüş diye birimler var. Bitmiş, tükenmiş. Kirasını ödeyemiyor, markete para ödeyemiyor. Çocuğuna harçlık veremiyor. Tek çaresi var: Bir an önce bir kamyon bulup kamyona eşyasını yükleyip annesinin, babasının köyüne gitmek. Buradan Türkiye'nin haberi yok. Yetkililerin çoğuyla görüştüm. Bakın, zaten üretimden kopmuşuz. Bu tersine dönüşte Anadolu'ya giden insanlara teşvik verelim, gitsinler orada üretime dahil olsunlar. Şimdi bu aileler gidince bu ailelerin çocukları hiç kendi şehirlerini, doğduğu büyüdüğü köyleri görmemiş. Hiç Batman'a gitmemiş. Batman'ı söylememin nedeni, en çok Batman'a tersine göç var. Erzurum'a, Ardahan'a, Çorum'a, Kayseri'ye, Samsun'a... Hiç görmemiş. Şimdi burada bir sosyal çevresi oluşmuş o çocukların. Onları götürmeye çalışıyorsunuz ve götüremiyorsunuz. O çocukların çoğu başka serüvenlere katılıyor. 5 yıl içerisinde 3 milyon çocuğumuz eğitimine ara vermiş, bir İskandinav ülkesi kadar. Sonra dönüyoruz: 'Bu suçlar niye arttı? Uyuşturucu niye arttı?'. Dönüyoruz: Kardeşim, işsizliktir, sefalettir, yoksulluktur.
"ZENGİNLER 200-250 BİN AİDAT ÖDÜYOR EMEKÇİYE GEÇİNİN DİYORSUNUZ"
Ama bir kesim var, orantısız zenginlik. Geçen sadece o zenginlerin oturdukları yerlerin aidatlarını söylemiştim. 200 bin-250 bin lira aidat ödüyor kendi evlerine, konfora bakın. Öbür tarafta da efendim, 27-28 bin lira emekliye, işçiye diyorsunuz ki geçinin. Bu adaletsizlik Türkiye'nin bütün dengesini altüst eder. Sokakta, sahada mal ve can güvenliği olmaz. Eminönü'nde çocuklar yanımdaydı, dolaştık. Bir anne düşünün, 6 yaşında evladıyla oraya gelmiş, 'Daha ucuz bir şey alabilir miyim?' O evlat annenin eteğini çekiyor, 'Bana dondurma al' diyor. Bir anne evladına dondurma alamıyorsa, bir anne çocuğuna sabah süt alamıyorsa... E hani siz diyordunuz ki: 'Efendim, komşum açken ben tok yatmayacağım'.
Onun için muhalefet, aklınızı başınıza alın. Milletin gerçek gündemine dönün. Aşağılara geçin, bakın. Dolaşıyorlar burhan pazarlama gibi. ya sayı grafiğini sizden isteyen yok kardeşim. Fukaraya bir dokunun, onun kederini bir dinleyin. Onların sizi sevmesi, size yağcılık yapması haber değil. Kısacası Cumhuriyet Halk Partililer olarak bize çok büyük görev düşüyor. Bu kadar derdimiz, sıkıntımız, sorunumuz var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak sizden özel ricam arkaya dönüp bakmayın kardeşim. Çok şükür en ufak bir yanlış yapmadık. Allah da biliyor, kul da biliyor. Yarın hepiniz bileceksiniz. Biz partimizin geleneklerine, kurallarına uygun davrandık."
Gürsel Tekin, konuşmasının ardından partiye yeni katılan üyelerin rozetini taktı.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, il başkanlığında 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen programa katılarak açıklamalarda bulundu.
Tekin, CHP'ye yönelik dini konulardaki algılara ve partinin geçmişten bugüne gelen yaklaşımına ilişkin soruya yanıt vererek, inançların siyasete alet edilmemesi gerektiğini ve partinin yöneticilerinin bu konuda hassas davrandığını ifade etti.
Gerek Deniz Baykal gerekse Kemal Kılıçdaroğlu ile yakın çalıştığını belirten Tekin, "Elbette halen algıların, sıkıntıların altındayız. 21. yüzyılda bakın. Bırakın 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl, 20 yıl, 15 yıl önceki sorunu, şuna emin olun bugüne kadar Anadolu'nun dört bir yanında elbette bireysel kusurlar işlenmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yöneticilerinin şöyle bir durumu var, bütün liderlerimiz: 'Aman ha, inançlarımız kutsaldır. Kutsal değerlerimizi siyasete alet etmeyelim. Çünkü siyaset çok kirli bir alan. Hele Türkiye'de halen o kirlilik de devam ediyor. Bunu muhafaza edelim'. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Diyanet İşlerini kurmasının temel nedeni de bu. İnançlarımızı muhafaza etmek adına kurulmuştur" dedi.
İnanç algılarının ve 28 Şubat sürecinin yansımalarına değinen Tekin, kendi yaşadığı bir örneği paylaşarak, "28 Şubat sürecinde sorunun hiçbir parçasında yokuz. İktidar değiliz, iktidarın bir parçası değiliz. 28 Şubat döneminde en ağır bedel ödeyen bir siyasetçi de benim. O gün, bugün kendisini 'muhafazakar', işte 'Milli Görüşçü' olarak tanımlayanların hiçbir tanesinin sesi çıkmış değildir. Ama günün sonunda ne kadar doğru bir şey yaptığımızı daha sonra da Sayın Genel Başkanım Sayın Kılıçdaroğlu'nun kurmuş olduğu o altılı masa, altılı masanın dışında da bu helalleşmek, özür dilemek, yanlışla yüzleşmek kötü bir şey değildir" ifadelerini kullandı.
Açıklamaları nedeniyle geçmişte gündem olduğunu hatırlatan Tekin, "Sadece bana sorulan soru: Altılı masanın dışında HDP dışarıda bizi destekliyor. 'HDP de bakanlık alabilir mi?', 'Ben bakanlık dağıtan bir müessese değilim. Ama millet iradesiyle seçime girmiş her siyasi parti tabii ki alabilir'. Kıyametler koptu. E çok şükür şimdi geldiğimiz duruma bakın. Kısacası hatalarımızı, kusurlarımızı önce keşfedip sonra onunla yüzleşmek bizim en insani görevimizdir" diye konuştu.
"SÜRECİN TAMAMEN PARAYA TAHVİL EDİLDİĞİYLE TOPLUM DA YÜZLEŞTİ"
Muhafazakar kesimin uygulamalarını ve dini yapıların holdingleşmesini eleştiren Tekin, şunları söyledi:
"Kendisini muhafazakar, inançlı, Milli Görüş geleneğinden geldim diyenler... Hani bir dönem çok modaydı, 'Komşun açken sen tok yatmayacaksın' diyenlere de sesleniyorum: Devletin bir sürü yerleri var, vakıf var, şunlar, bunlar... Kimlere tahsis edildiğini git bir gör. Bana ne namaz kılıp kılmamasından? Yaşam biçimi ne kardeşim? Bir hayatın gerçekleri olarak insanlar ibadetlerini yapsınlar, çocuklar Kur'an öğrensinler. Şimdi kardeşim, bakıyoruz holdingler çıkmış. Holdingler, büyük paralar... E hani siz çoluğumuza, çocuğumuza ders verecektiniz? Din, iman öğretecektiniz?
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin hani ısrarla ve ısrarla 'Dini siyasete alet etmeyin' demesine rağmen geldiğimiz noktayla hepimiz yüzleştik kardeşim. Arka plında sürecin tamamen paraya tahvil edildiğiyle toplum da yüzleşti. Bunu nereden görüyorsunuz? Çok şükür seçmenimiz bilinçli bir seçmendir. Bir televizyonda üç ille ilgili düşüncemi ifade edince AK Partili gazeteci arkadaşlarımız da itiraz etti. Dedim ki: 'Kırıkkale'yi alacağız, Kütahya'yı alacağız, Afyon'u alacağız'. Kırıkkale'yi söylememin nedeni şu: Tarihimizin bütün illerine bakın, en muhafazakar, en milliyetçi il Kırıkkale. Çok şükür yüzde 51,7 oy aldık."
"ATA OCAĞI TÜRKİYE'NİN ÇATISI OLDU"
Partiye yeni katılımlar olduğunu açıklayan Tekin, "14 haftadır katılım törenimiz var. Türkiye'nin hemen hemen herkesin bildiği, farklı siyasi partilerde sağda ve solda siyaset yapan arkadaşlarımız bugün bu salonda. Bu da şunu gösteriyor ki: Bu ata ocağı Türkiye'nin çatısı oldu. Geçmiş dönemde kardeşlik hukukumuzu bozanların hepsi fark etsin ki evet kardeşim, yalanla, numarayla, dumarayla hiçbir şey olmaz. Akın akın arkadaşlarımız partimize dahil oluyorlar. Biraz sonra onların isimlerini sayacağım ve rozetlerini hep beraber takacağız" diye konuştu.
Siyasi partilerin durumuna ve derin yoksulluk verilerine işaret eden Tekin, "190 siyasi parti var Türkiye'de. 190 siyasi parti ne iş yapar, doğrusu ben çok merak ediyorum. Bunun 30-35 tanesi işte seçimlere girmeye hak kazanan... Tarihimizin en büyük derin yoksulluğu var. Bunu benim dememe bakmayın. Sadece bakanlık sayfasına baktığınızda 4 milyon 800 bin, 5 milyon dersek 4'le çarptığınızda milyonlarca vatandaşınız derin yoksulluğa ve sosyal yardımla geçinir hale gelmiş" ifadelerini kullandı.
"196 BİN ÇOCUĞUMUZ SUÇA BULAŞMIŞ"
Uyuşturucu ve suç oranlarına ilişkin verilere dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:
"Uyuşturucu meselesi Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış. Köylerde bile torbacı oluşmuş. 2018 yılında il il suça bulaşmış çocukların listesini açıkladım. Bugün önleyemezsek yarın çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalırsın. İki gün önce Merter'e gittik. Merter esnafımızın derdini, kederini dinleyelim dedik. Çok sayıda polis araçlarını gördüm. Polis araçlarını görünce 'Nedir bu? Sorun mu oldu?' dedim. 'Evet başkanım' dedi. '3 aydır büyük sorunla karşı karşıyayız' Neden? Esnafın tamamı tehdit altında. Yeni nesil çeteler var ya geliyor, kurşunluyor, gidiyor. Parayı vermedin mi ondan sonra canından, malından oluyorsun. Dükkanlar bomboş, kiralar dövizle, konkordatolar yüzde 110 artmış. 196 bin çocuğumuz suça bulaşmış. Bu çocuk dediğimiz 13 ile 17 arası, 16 arası. 20 milyonun üstünde derin yoksullukla cebelleşen insan; 7 milyon ile 8 milyon arasında uyuşturucuya bulaşmış insan, 200 bin kayıp çocuk var. Suça bulaşmış çocukların sayısını İçişleri Bakanı belirledi, Anadolu'da 3 il demekti, nüfusun yarısı gitti."
"TERSİNE DÖNÜŞTE ANADOLU'YA GİDEN İNSANLARA TEŞVİK VERELİM"
Tersine göç süreçlerini aktaran ve devlet teşviki çağrısında bulunan Tekin, şunları söyledi:
"Tersine dönüş diye birimler var. Bitmiş, tükenmiş. Kirasını ödeyemiyor, markete para ödeyemiyor. Çocuğuna harçlık veremiyor. Tek çaresi var: Bir an önce bir kamyon bulup kamyona eşyasını yükleyip annesinin, babasının köyüne gitmek. Buradan Türkiye'nin haberi yok. Yetkililerin çoğuyla görüştüm. Bakın, zaten üretimden kopmuşuz. Bu tersine dönüşte Anadolu'ya giden insanlara teşvik verelim, gitsinler orada üretime dahil olsunlar. Şimdi bu aileler gidince bu ailelerin çocukları hiç kendi şehirlerini, doğduğu büyüdüğü köyleri görmemiş. Hiç Batman'a gitmemiş. Batman'ı söylememin nedeni, en çok Batman'a tersine göç var. Erzurum'a, Ardahan'a, Çorum'a, Kayseri'ye, Samsun'a... Hiç görmemiş. Şimdi burada bir sosyal çevresi oluşmuş o çocukların. Onları götürmeye çalışıyorsunuz ve götüremiyorsunuz. O çocukların çoğu başka serüvenlere katılıyor. 5 yıl içerisinde 3 milyon çocuğumuz eğitimine ara vermiş, bir İskandinav ülkesi kadar. Sonra dönüyoruz: 'Bu suçlar niye arttı? Uyuşturucu niye arttı?'. Dönüyoruz: Kardeşim, işsizliktir, sefalettir, yoksulluktur.
"ZENGİNLER 200-250 BİN AİDAT ÖDÜYOR EMEKÇİYE GEÇİNİN DİYORSUNUZ"
Ama bir kesim var, orantısız zenginlik. Geçen sadece o zenginlerin oturdukları yerlerin aidatlarını söylemiştim. 200 bin-250 bin lira aidat ödüyor kendi evlerine, konfora bakın. Öbür tarafta da efendim, 27-28 bin lira emekliye, işçiye diyorsunuz ki geçinin. Bu adaletsizlik Türkiye'nin bütün dengesini altüst eder. Sokakta, sahada mal ve can güvenliği olmaz. Eminönü'nde çocuklar yanımdaydı, dolaştık. Bir anne düşünün, 6 yaşında evladıyla oraya gelmiş, 'Daha ucuz bir şey alabilir miyim?' O evlat annenin eteğini çekiyor, 'Bana dondurma al' diyor. Bir anne evladına dondurma alamıyorsa, bir anne çocuğuna sabah süt alamıyorsa... E hani siz diyordunuz ki: 'Efendim, komşum açken ben tok yatmayacağım'.
Onun için muhalefet, aklınızı başınıza alın. Milletin gerçek gündemine dönün. Aşağılara geçin, bakın. Dolaşıyorlar burhan pazarlama gibi. ya sayı grafiğini sizden isteyen yok kardeşim. Fukaraya bir dokunun, onun kederini bir dinleyin. Onların sizi sevmesi, size yağcılık yapması haber değil. Kısacası Cumhuriyet Halk Partililer olarak bize çok büyük görev düşüyor. Bu kadar derdimiz, sıkıntımız, sorunumuz var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak sizden özel ricam arkaya dönüp bakmayın kardeşim. Çok şükür en ufak bir yanlış yapmadık. Allah da biliyor, kul da biliyor. Yarın hepiniz bileceksiniz. Biz partimizin geleneklerine, kurallarına uygun davrandık."
Gürsel Tekin, konuşmasının ardından partiye yeni katılan üyelerin rozetini taktı.
Kaynak: ANKA / Güncel
Cumhuriyet Halk Partisi, İnsan Hakları, Gürsel Tekin, Uyuşturucu, Yoksulluk, İstanbul, Güvenlik, Türkiye, Güncel, Suç, Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye, İstanbul, Yoksulluk, Cumhuriyet, Gürsel Tekin, İnsan Hakları, Güvenlik, Suç, Uyuşturucu, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA