Bursa'da Köylülerden Kirazlıyayla'da Maden İsyanı: Köyümüz Bir Gece Ansızın Toprağa Gömülecek

Yerel Haberler

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde bulunan Meyra Madencilik’e ait atık barajının 29 Ocak'ta çökmesi sonrası ağır metal içerdiği öne sürülen binlerce ton atık dereye ve toprağa karıştı. Köylüler ve çevre örgütleri, sorumluların yargılanmasını ve ruhsatın iptali talebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Bir vatandaş “Köyümüz bir gece ansızın toprağa gömülecek. Bizim köyümüzde artık bir tane meyve olmuyor. Kirazlıyayla ama biz kiraz yiyemiyoruz. Her şeyimiz zehirlendi. Yeter artık, bu felaketi durdursunlar.” dedi.

Haber: Zehra DEĞİRMENCİ

(BURSA) - Bursa'nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi'nde bulunan Meyra Madencilik'e ait atık barajının 29 Ocak'ta çökmesi sonrası ağır metal içerdiği öne sürülen binlerce ton atık dereye ve toprağa karıştı. Köylüler ve çevre örgütleri, sorumluların yargılanmasını ve ruhsatın iptali talebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Bir vatandaş "Köyümüz bir gece ansızın toprağa gömülecek. Bizim köyümüzde artık bir tane meyve olmuyor. Kirazlıyayla ama biz kiraz yiyemiyoruz. Her şeyimiz zehirlendi. Yeter artık, bu felaketi durdursunlar." dedi.

Bursa'nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi'nde bulunan Meyra Madencilik'e ait atık barajı, 20 Ocak 2026 tarihinde çöktü. Çökme sonrası barajda biriken binlerce ton atığın dereye ve toprağa karıştığı ileri sürüldü. Atıkların kurşun, çinko, bakır ve çeşitli kimyasal bileşenler içerdiği iddia edildi. Yaşanan facia nedeniyle, İliç'teki maden faciasının yıldönümünde Bursa Su Kolektifi Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasında konuşan Kirazlıyayla sakini Muhterem Çakır, yıllardır mahalle sakinleri olarak verdikleri mücadelede kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle karşılaştıklarını hatırlatarak şunları söyledi:

"Yerlerde sürüklendik. Evlerimize hapsolduk. 35 tane köylüye 350 tane çevik kuvvet ve jandarma geldi. Etten duvar ördüler, gücümüz yetmedi. Yedi tane bilirkişi geldi ve 'burası heyelan bölgesi, tarım bölgesi, olmaz' dedi. Bilirkişiler hiçe sayıldı. İtiraz mahkememiz oldu. Şirket belli kişileri ziyaret etti, mahkememizi kaybettik. Köyümüzde metrelerce yarıklar oluştu. Köyümüz bir gece ansızın toprağa gömülecek. Bizim köyümüzde artık bir tane meyve olmuyor. Kirazlıyayla ama biz kiraz yiyemiyoruz. Her şeyimiz zehirlendi. Yeter artık, bu felaketi durdursunlar. Artık mezarlıklarımız da gidecek biz de beraber toprağa gömüleceğiz. Sevdiklerimizin kemikleri bile kalmayacak. Mezarımız olmayacak." Dedi."

Bursa Su Kolektifi adına basın açıklamasını okuyan Erkan Erdem, Kirazlıyayla'daki atık barajının çökmesinin teknik bir arıza olarak geçiştirilemeyecek kadar ağır sonuçlar doğurduğu vurgulayarak şunları söyledi:

"Bursa Çevre, S¸ehircilik ve I·klim Degˆis¸ikligˆi I·l Müdürlügˆü'ne kamuoyu adına s¸u soruları yöneltiyoruz. Atık barajına ilis¸kin son denetim ne zaman yapılmıs¸tır? Çökme sonrasında bölgede kaç noktadan numune alınmıs¸, analizler hangi laboratuvarlarda yapılmaktadır? Atıkların köy içinden tas¸ınmasına yönelik bir izin, denetim veya çevresel güvenlik planı var mıdır? Geçici depolama ve yeni atık barajı süreçleri için hangi çevresel etki degˆerlendirmeleri yapılmıs¸tır? I·hmali ya da sorumlulugˆu bulunan kis¸i ve kurumlar hakkında idari veya adli süreç bas¸latılmıs¸ mıdır? Kirazlıyayla ile Res¸adiye Köyü arasındaki maden ocagˆı alanına, hiçbir koruyucu önlem alınmadan kimyasal atıkların gelis¸igüzel döküldügˆü, bir kısmının ise yalnızca toprakla örtülerek gizlenmeye çalıs¸ıldıgˆı görülmektedir. Bu denli vahs¸i bir depolama yöntemi hangi mevzuata dayanmaktadır? Böyle bir sorumsuzluk hangi yasal gerekçeyle ve kimin yetkisiyle gerçekles¸tirilmis¸tir?"

"Meyra Madenciliğin maden ruhsatı derhal iptal edilmeli"

Erdem, Bursa Su Kolektifi ve Kirazlıyayla sakinlerinin taleplerini şöyle sıraladı:

"Meyra Madenciligˆin Kirazlıyayla ÇED Raporu ve maden ruhsatı derhal iptal edilmelidir. Kirazlıyayla toprak kayma riski nedeniyle madenciligˆe kapatılmalıdır. Mevcut atık barajı ise bilimsel yöntemler dogˆrultusunda derhal rehabilite edilmelidir. Meyra Madenciligˆin toplamda 12 yıl atık barajı olmadan çalıs¸tırılmasına izin veren bürokratlar yargılanmalı caydırıcı güçlü cezalar verilmelidir. Atık barajı gereksinimi olan tüm madenler kapatılması için plan yapılıp hızla uygulanmalıdır. Türkiye'nin tüm güzelliklerini yok eden maden ihalelerine son verilmeli, son üç yılda yapılanlar tümüyle iptal edilmelidir."

"Madencilerle siyasiler arasında ittifak var"

Eyleme katılan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise şöyle konuştu:

"İktidarın uzunca süredir uyguladığı ekonomi ve maden politikalarının bir sonucunu yaşıyoruz aslında. Ekonomik olarak çökerttikleri bu ülkenin geri kalan ne varsa yağma ve talan haline dönüştürdüler. Maden meselesine baktığınızda gayri safi milli hasılanın yüzde 1'ini geçmeyen bir gelire sahip. Bu ülkenin taşını toprağını yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çekiyoruz. Kirazlıyayla'da buraya işletme yapmayın, çöker, burayı zehirlersiniz dediğimizde firma yetkilileriyle Valilik makamında çay ve kahve içen kim? Yenişehir Kaymakamı'yla oturan kim? Bütün bunları üst üste koyduğumuzda gerçek suçlu kim? İktidar ve iktidarın ortaya koyduğu maden politikaları. İkinci suçlu, bakanlık ve bakanlık yetkilileri. Üçüncü suçlu, o ilin ilgili kurumları, valileri, kaymakamları."