15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü
Samsun Barosu Başkanı Kerami Gürbüz, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla basın toplantısı düzenledi.
Samsun Barosu Başkanı Kerami Gürbüz, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla basın toplantısı düzenledi.
Baro lokalinde düzenlenen toplantıda konuşan Gürbüz, 15 Temmuz'da şehit düşenlere Allah'tan rahmet diledi.
Gazi TBMM olmak üzere, devletimin en stratejik noktalarını bombalayan ve darbe kalkışmasına direnen asker, polis, sivil 250 vatandaşın şehit olmasına sebep olan canilerin en ağır şekilde cezalandırılmalarını ve ilerleyen süreçte bu cezaların affının kesinlikle gündeme gelmemesini dün olduğu gibi bugün de net bir şekilde talep ettiklerini ifade eden Gürbüz, şu bilgileri aktardı:
"15 Temmuz'daki kalkışma, halen birilerinin demokrasi dışı illegal yöntemlerden medet umduklarını bize bir kez daha göstermiştir. Halbuki herkes, her kurum, mevki ve sıfatı her ne olursa olsun her vatandaş sandığa ve sandıktan çıkana saygı duymak zorundadır. Sandıktan çıkan da her kim olursa olsun demokratik hukuk kurallarının dışına asla çıkmadan milletine hizmet etmek zorundadır. Sandıkla gelen sandıkla gitmeli, sandıkta iktidara getirilen de, muhalefet görevi verilen de kendilerine verilen bu görevin bilincinde olmalıdır. Demokrasinin tartışılmaz en temel ve en sade kuralı budur."
15 Temmuz hain ve terörist darbe girişimi ile birlikte, darbecilerden, darbe severler den, darbe antidemokratik yöntemlerden medet umanlardan hukuk çerçevesinde hesap sorabilmek için tarihi bir fırsat doğduğunu aktaran Gürbüz, tüm yargılamalarda olması gerektiği gibi hukukun en temel, tartışılmaz ve vazgeçilmez ilkeleri olan "adil yargılama ilkesi" "masuniyet karinesi", "suçta ve cezada yasallık ilkesi", "suçta ve cezada şahsilik ilkesi" asla taviz verilmemesi gerektiği vurguladı.
Türkiye'de FETÖ/PDY terör örgütü ve bu örgütün üyeleriyle ilgili yargılama sürecinin devam ettiğini dile getiren Gürbüz, şöyle devam etti:
"Binlerce insan bu davalarda terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla yargılanmaktadırlar. Bu davalarda FETÖ/PDY yapılanmasını bir terör örgütü olarak bilen, kabul eden ve bu kapsamda yaptığı ve yapacağı eylemlerin talimatlarını veren veya eylemlerini gerçekleştiren ya da bu eylemleri onaylayan şüpheli ve sanıklarla, bu yapıyı bir sivil toplum yapılanması gibi algılayan, anlayan ve bu niyet ve kasıtla bu yapının içinde kendi iradesiyle ya da iğfal edilerek bulunmak durumunda kalan şüpheli ve sanıklar yargı kurumları tarafından birbirinden ayırt edilmelidirler. At izi it izinden, kuru, yaştan ayrılmalıdır.
Yargılama süreçlerinde, toptancı bir yaklaşım yerine her şüphelinin, sanığın durumu kendi özelinde ayrı ayrı değerlendirilmeli suçun da cezanın da şahsi olduğu unutulmamalıdır. Tutukluluk hiç şüphesiz vazgeçilemez ve göz ardı edilemez bir yargısal tedbirdir. Ancak bir ceza değildir. Tutukluluğun çok sık başvurulan bir tedbir olması ve hele tutukluluk hallerinin çok uzun süreli olması tedbir mahiyetindeki bir yaptırımı adeta bir cezaya dönüştürmektedir ki yargı makamları bu hususta da daha hassas ve dikkatli davranmak durumundadır."
Gürbüz, FETÖ ve benzeri terörist unsurlar, devletten titizlikle temizlenmesi gerektiğini belirtti.








