YÖK Başkanı Özvar, Sinop Üniversitesi Akademik Yıl Açılış Töreni'nde konuştu:

Güncel Haberler

- "Eğer Türkiye Avrupa yükseköğretim alanının en güçlü üçüncü veya dördüncü ülkesiyse, her bakımdan bu alanın standartlarına uymak zorundadır. ?Avrupa yükseköğretim alanı içerisinde ortalama bir lisans öğrencisinin aldığı ders sayısının iki katını öğrenciye veriyorsak, bunu tekrardan düşünmek durumundayız" "?Üniversitelerimiz gerçekleştirecekleri konferans, panel ve benzeri akademik etkinliklerle terörsüz Türkiye hedefini farklı boyutlarıyla ele almalı, bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkacak değerlendirmeleri, bilimsel bulguları ve önerileri uygun yollarla kamuoyuna mutlaka duyurmalıdır"

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Eğer Türkiye Avrupa yükseköğretim alanının en güçlü üçüncü veya dördüncü ülkesiyse, her bakımdan bu alanın standartlarına uymak zorundadır. ?Avrupa yükseköğretim alanı içerisinde ortalama bir lisans öğrencisinin aldığı ders sayısının iki katını öğrenciye veriyorsak, bunu tekrardan düşünmek durumundayız." dedi.
Sinop Üniversitesinin Şehit Ömer Can Açıkgöz Konferans Salonu'nda düzenlenen akademik yıl açılış töreninde konuşan Özvar, YÖK olarak mikro yetkinlikler konusunda hazırladıkları usul ve esasları içeren taslağı üniversitelerle paylaştıklarını söyledi.
Mikro yeterliliğin, öğrencilerin üniversite dışında kazandıkları yeterlilikleri üniversite müfredatına entegre eden bir süreç olduğunu belirten Özvar, bu konuda üniversitelerden taslak kapsamında bir an önce gerekli adımları atmalarını beklediklerini dile getirdi.
YÖK olarak üniversitelerin müfredat ve ders sadeleştirme konularında attıkları adımları hassasiyetle takip etmeyi sürdürdüklerini vurgulayan Özvar, şöyle devam etti:
"Bu konuda üniversitelerimizden, rektörlerimizden, üniversite liderlerinden en önemli beklentim sadeleştirme faaliyetlerine bir an önce başlamalarıdır. ?Bu, bizler için kritik bir konu. 2026-2027 yılının gerekiyorsa ikinci sömestrinde bunun ilk örneklerini vermelidir. Bu kadar çok sayıda dersle ilerlememiz mümkün değil. Eğer Türkiye Avrupa yükseköğretim alanının en güçlü üçüncü veya dördüncü ülkesiyse, her bakımdan bu alanın standartlarına uymak zorundadır. ?Avrupa yükseköğretim alanı içerisinde ortalama bir lisans öğrencisinin aldığı ders sayısının iki katını öğrenciye veriyorsak, bunu tekrardan düşünmek durumundayız. Kaliteden ödün vermeden alışkanlıklarımızı mutlaka değiştirmek zorundayız. Bu, bizi meşgul edecek bir yük veya angarya asla değil. Eğer bunu yapmazsak öğrencilerimizi dersliklerimizde, sınıflarımızda bulamayabiliriz. Vazgeçilemeyecek konular, temalar olabilir. Asıl önemli olan içerik, onlara bakacağız. Sizlerden yapmanızı bekliyoruz. Yapmazsanız biz yapacağız."
Akademisyenlerden çocuklara bilgi ve beceri kazandıran derslerde ölçme ve değerlendirme konusunu gündemlerine almalarını isteyen Özvar, "Son zamanlarda çoktan seçmeli, doğru-yanlışa ve boşluk doldurmaya dayalı sınavların yaygınlaştığını tespit ettik. Elbette çoktan seçmeli sınavlar da ölçme ve değerlendirmenin bir parçasıdır ama sadece bir parçasıdır. Bu sınavda ölçebileceğiniz şeylerin alanı bellidir. Her şeyi ölçemeyiz. Bir öğrencinin yaratıcılığını, muhakeme kabiliyetini çoktan seçmeli sınavla nasıl ölçeceğiz? Dersin öğrenim çıktılarıyla yaptığımız sınavlar arasında nasıl bir münasebet var? Bunu hep beraber düşünmek durumundayız. Bunlar yükseköğretim kurumlarımızın en önemli, en ciddi meseleleri arasında bulunmaktadır." diye konuştu.
Terörsüz Türkiye süreci
Özvar, üniversitelerin bilimsel ve teknolojik gelişmeleri desteklemenin yanında ülkeyi ve milleti ilgilendiren sosyal, kültürel ve ekonomik her meselede sorumluluk üstlenmeleri gerektiğine işaret ederek, Terörsüz Türkiye sürecinde ?yükseköğretim camiası olarak kendilerine de önemli görevler düştüğünü anlattı.
Ülke sorunlarının çözümüne katkı sunmanın en başta gelen ödevleri arasında bulunduğuna dikkati çeken Özvar, şunları kaydetti:
"Son dönemde ülkemizin huzur ve güvenliğini tahkim etmek, milli birlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmek hedefiyle Cumhurbaşkanımızın liderliğinde terörsüz Türkiye hedefi ortaya konulmuş, bu hedefi hayata geçirmek üzere çalışmalar başlatılmıştır. Böylece yıllardır Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için kurgulanan bütün planların sonuçsuz kalması, ülkemizin siyasi gücünün daha da artması mümkün olacaktır. ?Üniversitelerimiz gerçekleştirecekleri konferans, panel ve benzeri akademik etkinliklerle Terörsüz Türkiye hedefini farklı boyutlarıyla ele almalı, bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkacak değerlendirmeleri, bilimsel bulguları ve önerileri uygun yollarla kamuoyuna mutlaka duyurmalıdır. ?Üniversitelerimizde gerçekleştirilecek bu çalışmaların gençlerimiz başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde konuya ilişkin bilgi ve farkındalığın artmasına, milli birlik ve beraberliğimizin pekişmesine önemli katkılar sunacağına canıgönülden inanıyorum."
İsrail'in Gazze'ye saldırıları
?İsrail'in insanlık dışı saldırıları neticesinde Gazze'de ibadethaneler, okullar, hastaneler, kamu ve özel kurumlara ait bütün yapıların tahrip edildiğini hatırlatan Özvar, şunları kaydetti:
"Binlerce, yüz binlerce insan maalesef katledilmiştir. Gazze'de büyük bir yıkım yaşanmıştır. Cumhurbaşkanımızın olurlarıyla Filistin halkıyla yardımlaşmamız devam etmektedir. Ülkemizde okuyan Gazzeli öğrencilerin eğitim öğretim ücretleri ve masrafları, Cumhurbaşkanımızın takdiriyle kaldırılmıştır. ?Bunun yanı sıra Gazzeli akademisyenlere üniversitelerimizin kapılarını açtık. Onları da olabildiği ölçüde istihdam etmeye devam ediyoruz. Son önemli bir gelişme, yine Sayın Cumhurbaşkanımızın olurları ve Sağlık Bakanlığımızın katkılarıyla Gazzeli hekimlerin ihtisaslarını üniversite hastanelerimizde tamamlanmaları üzerine karar almış bulunuyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerden itibaren Gazze menşeli hekimler üniversitelerimizin hastanelerinde ihtisaslarına devam edebileceklerdir."
Özvar'a konuşmasının ardından Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir tarafından çeşitli hediyeler verildi.
Programa Vali Mustafa Özarslan, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.