Ürdün: İsrail'in Kudüs Kararları Meşru Değil

Güncel Haberler

Ürdün Dışişleri Bakanı Safedi, Kudüs'ün işgal altında olduğunu ve İsrail'in kent üzerinde egemenliği bulunmadığını, bu yüzden aldığı kararların meşru olmadığını açıkladı. İsrail'in kutsal mekanlara yönelik politikalarını kınayarak uluslararası topluma ortak hareket çağrısı yaptı.

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Kudüs'ün işgal altında olduğuna dikkati çekerek, " İsrail'in Kudüs üzerinde egemenliği bulunmadığını, bu nedenle kentle ilgili aldığı hiçbir kararın meşru olmadığını" söyledi.
Safedi, Ürdün'ün başkenti Amman'da düzenlenen Kudüs ve Kutsal Mekanları Destekleme Bakanlar Toplantısı'nın ardından Filistin Dışişleri ve Gurbetçilerden Sorumlu Devlet Bakanı Farsin Ağabekian Şahin, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi'nin katılımıyla düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Toplantının, İsrail'in Kudüs ile İslami ve Hristiyan kutsal mekanlara yönelik hukuka aykırı politikalarının oluşturduğu tehdide karşı ortak tutumu ortaya koyduğunu ifade eden Safedi, katılımcıların söz konusu tehdit karşısında ortak hareket etme iradesini teyit ettiğini söyledi.
Bakan Safedi, İsrail'in Kudüs ile ilgili aldığı hiçbir kararın meşru olmadığına dikkati çekerek "Kudüs işgal altında, İsrail'in Kudüs üzerinde egemenliği yok." dedi.
Kudüs'ün giderek artan tehlikelerle karşı karşıya olduğunu dile getiren Safedi, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini genişlettiğini, topraklara el koyduğunu, Müslümanlar ile Hristiyanların ibadet özgürlüğünü kısıtladığını ve ibadet yerlerine erişimlerini engellediğini belirtti.
Safedi, İsrail'in ayrıca Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğini değiştirmeye yönelik sistematik bir politika izlediğini vurguladı.
Bu uygulamaların, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında işgali kalıcı hale getirmeyi amaçlayan daha geniş kapsamlı politikalarının parçası olduğunu kaydeden Safedi, toplantıya katılan ülkelerin bu adımları reddettiğini ve uluslararası karar alma merkezleri nezdinde ortak diplomatik girişimlerde bulunma konusunda mutabık kaldığını ifade etti.
Arap-İsrail ihtilafının hiçbir zaman dini bir çatışma olmadığını vurgulayan Safedi, sorunun temelinde İsrail'in Filistin topraklarını işgal etmesi ve Filistin halkını bağımsız devlet kurma hakkından mahrum bırakmasının bulunduğunu söyledi.
İsrail'in uygulamalarının dini bir çatışmayı tetikleme riski taşıdığı uyarısında bulunan Safedi, bunun yalnızca bölgesel güvenlik ve istikrarı değil, tüm dünyayı etkileyecek yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
İki milyardan fazla Müslüman için en kutsal üç mekandan birinin korunmasının uluslararası toplumun acil harekete geçmesini gerektirdiğini dile getiren Safedi, Arap ülkelerinin 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin devletinin kurulmasını öngören adil barış için çalışmayı sürdürdüğünü kaydetti.
Bugünkü toplantının İsrail'in uygulamalarının ciddi bir tehdit oluşturduğu yönünde dünyaya açık bir mesaj verdiğini belirten Safedi, Batı Şeria'da gerilimi artıran yerleşim faaliyetleri ile hukuka aykırı uygulamaların durdurulması gerektiğini söyledi.
Ürdün'ün toplantıya, komite başkanlığının yanı sıra "Haşimi vesayeti" çerçevesinde Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlara yönelik tarihi sorumluluğu doğrultusunda ev sahipliği yaptığını ifade eden Safedi, ülkesinin kardeş ülkelerle işbirliği içinde Kudüs ve kutsal mekanların korunması için çalışmayı sürdüreceğini belirtti.
Kudüs'ün Filistin devletinin başkenti olduğunu yineleyen Safedi, kutsal mekanlar üzerindeki Haşimi vesayetinin sürdüğünü ifade ederek, Kudüs'ün korunmasının Filistin, Ürdün, Arap, İslam dünyası ve uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
Ürdün Dışişleri Bakanı, "Kudüs ve kutsal mekanlarla oynamak ateşle oynamaktır ve felakete sürükler." ifadelerini kullandı.
Toplantıya Arap ülkelerinin yanı sıra Türkiye, Endonezya, Pakistan ve Malezya'nın katılımını memnuniyetle karşıladığını belirten Safedi, tüm katılımcıların ortak tutum sergilediğini ve Kudüs ile kutsal mekanlara yönelik tehditlere karşı kapsamlı diplomatik girişimlerin parçası olacağını ifade etti.