Uluslararası Af Örgütü: "Kuzey Kore'den Kaçanlar 'Dizi İzledikleri İçin İnfaz Edilenler Var, Çocuklara Zorla İnfazlar İzlettiriliyor' Dedi"

Dünya Haberleri

Uluslararası Af Örgütü, Kuzey Kore'den kaçanlarla yaptığı görüşmelere dayanarak, Güney Kore televizyonu izlerken yakalanan Kuzey Korelilerin büyük cezalara çarptırıldığını ve bazı durumlarda infaz edildiğini duyurdu. Raporda, yasa dışı bilgiye erişim suçlamaları ve yolsuzluk ile örülü bir baskı sisteminin varlığına dikkat çekildi.

(ANKARA) - Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), Kuzey Kore'den kaçanlarla yaptığı görüşmelere dayanan yeni bir rapor yayımladı. UAÖ, topladığı tanıklıklara göre, "Güney Kore televizyonundaki programları izlerken yakalanan Kuzey Korelilerin halkın gözü önünde aşağılandığını, çalışma kampı cezasına çarptırıldığını, hatta infaz edildiğini" aktardı.

Uluslararası Af Örgütü, Kuzey Kore'den kaçanlarla yaptığı görüşmeleri içeren bir rapor yayımladı. Tanıklar, Güney Kore dizisi, filmi izleyenlerin ağır cezalarla hatta ölüm cezasıyla karşı karşıya olduğunu anlattı. Görüşülen kişiler, "sürekli evlerine baskın düzenleneceği ve keyfi olarak gözaltına alınacakları korkusuyla yaşadıklarını" belirtirken, bazıları ilkokul yıllarında "ideolojik eğitimin bir parçası olarak kendilerine zorla halka açık infazların izlettirildiğini" belirtti.

Uluslararası Af Örgütü Büyük Çin Bölgesel Direktör Yardımcısı Sarah Brooks rapora dair şu ifadeleri kullandı:

"Tanıklıklar, Kuzey Kore'nin Güney Kore televizyonunda bir programı izlemenin, eğer rüşvet verecek durumunuz yoksa hayatınıza mal olabileceği anlamına gelen distopik yasalar uyguladığını gösteriyor. Yetkililer, uluslararası hukuka aykırı olarak bilgiye erişimi suç sayıyor, sonra da kamu görevlilerinin cezadan korkan kişilerden faydalanmasına izin veriyor. Bu, yolsuzlukla iç içe geçmiş bir baskı ve en çok maddi gücü, bağlantıları olmayanlara zarar veriyor. Korku ve yolsuzluk üzerine inşa edilmiş bu keyfi sistem, temel adalet ilkelerini ve uluslararası çapta kabul görmüş insan haklarını ihlal ediyor. Kuzey Korelilerin hakları olan özgürlüklerden yararlanmaya cesaret edebilmeleri için bu sistem ortadan kaldırılmalıdır."

"İnsanlar kamplardan çıkmak için evlerini satıyorlar"

2012-2020 arasında ülkeden kaçan Kuzey Koreliler, Uluslararası Af Örgütü'ne, "İnsanlar sert cezalara çarptırılabileceklerini bilmelerine rağmen yaygın olarak Güney Kore televizyonunu izliyordu, ancak para ödeyebilecek durumdalar ise ağır cezalardan kaçmak da mümkündü" dedi. UAÖ, 2019 yılında ülkeden kaçan bir görüşmecinin "İnsanlar aynı eylemden yakalanıyor ama cezalar tamamen paraya bağlı. Parası olmayanlar, ıslah kamplarından çıkmak için 5 bin veya 10 bin dolar toplamak üzere evlerini satıyor" ifadelerini kullandığını kaydetti.

Yabancı medya içeriklerinin izlenmesini engelleyen özel birim: 109 Grubu

Raporda, Kuzey Kore hükümetinin, yabancı medya içeriklerinin izlenmesini engellemek için uzun süredir özel kolluk kuvvetlerinden bir birimi görevlendirdiği bildirildi. Konuşulan insanlar tarafından "109 Grubu" olarak açıklanan birimin, izinsiz ev aramaları, sokaklarda çanta ve telefon aramaları gerçekleştirdiği aktarıldı.

"İdeolojik eğitimin bir parçası olarak çocuklara infaz izlettiriliyor"

UAÖ, raporda görüştükleri kişilerin "Kuzey Kore'nin halka açık infazları tüm toplumu korkutarak itaate zorlamak için kullandığını" aktardığını belirtti.

Rapora göre Kuzey Kore'den 2017 yılında ayrılan bir görüşmeci, "Kuzey Hamgyong Eyaleti'ndeki Chongjin'de tüm ortaokul ve liselere infazları izleme talimatı verildiğini" kaydetti. Görüşmeci, "'Güney Kore programlarını izlerseniz böyle olur' mesajı veriliyordu" dedi.

UAÖ'nün raporunda başka bir görüşmeci ise "16 ve 17 yaşlarımızda, lisedeyken bizi infazlara götürür ve her şeyi gösterirlerdi. İnsanlar, Güney Kore medyasını izledikleri veya yaygınlaştırdıkları gerekçesiyle infaz edildi. Bu bir ideolojik eğitimdi. 'İzlersen sana da böyle olur' mesajı veriliyordu" diye konuştu.

UAÖ, Kuzey Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti hükümetine çağrıda bulunduklarını, araştırma bulgularını paylaştıklarını ve iddiaları yanıtlamaya davet ettiklerini, ancak yanıt alamadıklarını belirtti.