Nesli Tehlike Altındaki Balıklara Çiftlik Koruması
Tolga Albay - İzmir'de üretim yapan bir balık çiftliği, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan balık türlerinden sinarit, trança ve mercan balıklarını, yürüttüğü Ar-Ge çalışmasıyla dünyada ilk kez çiftlik ortamında üretmeyi başardı.
Tolga Albay - İzmir'de üretim yapan bir balık çiftliği, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan balık türlerinden sinarit, trança ve mercan balıklarını, yürüttüğü Ar-Ge çalışmasıyla dünyada ilk kez çiftlik ortamında üretmeyi başardı. Toplam 700 tonluk üretime ulaşan çiftlikte, dil balığı ve barbun üretimi için de araştırmalar sürüyor. Çiftlik işletmecisi Haluk Tuncer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kültür balıkçılığı alanında ABD'de doktorasını tamamladıktan sonra İzmir'de Akdeniz balıklarının çiftlik ortamında üretimi konusunda Ar-Ge çalışmalarına başladığını ve 2002 yılında literatürde, "çiftlik ortamında üretimi mümkün görülmeyen" sinarit balığını yetiştirmeyi başardıklarını kaydetti. Bunun için Karaburun ilçesindeki çiftliklerinde, dünyada ilk kez uygulanan bir yöntem geliştirdiklerini, balıkların üreme ve gelişmesi için doğal ortamları taklit eden sistemler geliştirdiklerini dile getiren Tuncer, geliştirdikleri bu yöntemle sinaritin ardından aynı aileden olan trança balığını, son olarak da Afrika kökenli antenli mercan balığının üretimini gerçekleştirdiklerini bildirdi. -Doğa korumacılığına katkı- Tuncer, ürettikleri bu türlerin, doğal ortamlarında sayılarının giderek azalmış ve nesillerinin tehlike altında olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Yaptığımız çalışmayla her şeyden önce çok az bulunan bu türleri standart olarak ulaşılabilir hale getirdik. Böylece nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan türlerin üzerindeki avlanma baskısını azaltarak, gelecek nesillere ulaşması anlamında önemli faydalar sağladık." Halen bu üç balık türünde 700 tonluk üretime ulaştıklarını kaydeden Tuncer, şöyle devam etti: "Buna karşın Akdeniz'de bu balık türlerine o kadar az rastlanıyor ki, stoklarımızdaki balık miktarı, bu türlerde Akdeniz'de dolaşan balıktan daha fazla diyebiliriz. Hatta bu yüzden her yıl mayıs ayında düzenlediğimiz bir şenlikle çiftliklerimizdeki balıkların bir kısmını denize bırakıyoruz." Tuncer, Akdeniz'de çok az kalmış olmasına rağmen avlanarak raflara çıkan bu türlerin, kilogram fiyatının 50-60 lira olduğuna da dikkati çekerek, "Bu balıkların kültür ortamında üretilenlerinin kilogram fiyatı ise 30 lira seviyesinde bulunuyor. Çiftlik üretiminin artmasıyla hem fiyatlar dengelenmiş oldu hem daha geniş kitlelere bu lezzetler sunulmuş oldu" diye konuştu. Bu üç balık türünde elde ettikleri başarılı sonuçlar sonrası Ar-Ge çalışmalarını hızlandırdıklarını belirten Tuncer, "Dil balığı ve barbun için de araştırmalarımız sürüyor. Çok kısa bir dönemde bu ürünleri de çiftlik ortamında üreterek tüketiciye sunmak istiyoruz" dedi. -Kültür balıkçılığında Türk markası- Tuncer, yaptıkları çalışmayla kültür balıkçılığında Türk markasının yerleşmesine de önemli katkı sağladıklarını ifade ederek, bir süre sonra tüm dünyada, "Akdeniz balığı" dendiğinde Türkiye'nin akla geleceği bir döneme girileceği iddiasında bulundu. Çiftlik ortamında yaptıkları üretimde tümüyle doğal yem kullandıklarını belirten Tuncer, bu sayede ürettikleri balıkların, renk ve lezzet bakımından deniz balığına çok yakın olduğunu savundu. -Perakende devi mağazalarıyla İngiltere pazarına girecek- Tuncer, ürettikleri sinarit ve trançaların, kriz öncesi dönemde Yunanistan'dan büyük talep gördüğünü, son dönemde ise İngiltere, Rusya ve ABD pazarları için çalışma yaptıklarını kaydetti. Bu noktada perakende sektöründe dünya devi olan İngiliz market zinciri Tesco grubu ile anlaşmak üzere olduklarını ifade eden Tuncer, bu ülkedeki 100'ü aşkın mağazada kendi markalarıyla ürünlerini satışa sunacaklarını söyledi. -İç piyasada Konya öne çıkıyor- Tuncer, üretimlerine iç piyasada ise genel olarak balık kültürüne sahip bölgelerden talep geldiğini, ancak son dönemde hipermarket kanalları sayesinde ilginç sonuçların da ortaya çıkmaya başladığını dile getirerek, Konya'nın, Türkiye'de en çok balık satılan yerlerden birisi haline geldiğini, Konya'ya kıyı şeridinde yer alan bir çok kentten daha fazla ürün gönderdiklerini belirtti. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan ise Türkiye'nin son 10 yılda levrek ve çipurayla Avrupa'nın en büyük üreticileri arasına girdiğini, 2012 yılıyla birlikte Yunanistan'ı geride bıraktıklarını kaydetti. Sektörün artık katma değeri artırmaya odaklandığını, bu kapsamda yeni türlerle ilgili yoğun çalışmalar bulunduğunu ifade eden Kızıltan, dünya balık stoklarının azalmasının da bu çalışmaları tetiklediğini sözlerine ekledi. - İZMİR
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA