Kültür ve Turizm Bakanı Günay Diyarbakır'da Açıklaması
"Diyarbakır surları eşi benzeri çok az olan sur yapılarından birisidir."
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Diyarbakır surları eşi benzeri çok az olan sur yapılarından birisidir. Ne yazık ki, bunu önce Diyarbakır halkına, sonra bütün Türkiye'ye ve dünyaya öğretmemiz gerekiyor" dedi. Diyarbakır'da Vali Mustafa Toprak'ı makamında ziyaret eden Günay, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, İçkale'yi önemsediğini ve bu yıl İçkale'yi bütün eksikleriyle birlikte ihale süreçlerini tamamlamak ve hatta uygulama süreçlerini de tamamlamak konusunda niyetleri olduğunu söyledi. 2013'e herhangi bir işin kalmasını istemediklerini, 2013'te artık İçkale'nin teşhir ve tanzim işleriyle uğraşıp Diyarbakır'ın, Türkiye'nin ve bütün dünyanın hayranlıkla izleyeceği bir mekan haline getirme düşüncesi ve amacında olduğunu belirten Günay, şöyle dedi: "Gaziantep'te Zeugma müzesinin yapılması, Gaziantep'i Türkiye'nin, hatta dünyanın gündemine taşıdı. Diyarbakır İçkale de bu tarihsel tescili yapılarıyla birlikte içinde farklı fonksiyonları bulunan yapılarıyla Diyarbakır'ın kültür turizmin önemli duraklarından biri olmasında çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Buradaki işlerin tarihsel dokuya uygun bir şekilde yapılmasından ötürü zaman zaman gecikmelerimiz oluyor. Ama ortaya çıktığı zaman sanırım hayranlıkla izlenecek bir kültür mekanına kavuşmuş olacağız." Diyarbakır'da yürütülen çalışmalara da değinen Günay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ben İçkale'nin Dicle'ye bakan surlarının bir an evvel ayağa kaldırılmasını hem güvenlik, hem görsellik açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda da çalışmalarımıza başladık. Surları çok daha bütünüyle ele almak gerektiğini düşünüyorum" dedi. Türkiye'de herkesin İstanbul'un surlarını bildiğini ancak Diyarbakır surlarının da eşi benzeri az olan sur yapılarından birisi olduğunu ifade eden Bakan Günay, "Ne yazık ki bunu önce Diyarbakır halkına, sonra bütün Türkiye'ye ve dünyaya öğretmemiz gerekiyor. Bu alanda geçmiş yıllarda bir ihmal olmuş. Şimdi hızla bunu da gidermeye çalışacağız" diye konuştu. -"İçkale'nin tarih içerisinde yaşadığı sıkıntıları çok yakından biliyorum"- Günay, Valilik ziyaretinin ardından İçkale'ye gideceğini, çünkü son zamanlarda burada yaşanan özel bir sorun olduğunu, oradaki altyapı çalışmaları sırasında 4-5 metrekarelik bir alandan insan kemikleri çıktığını söyledi. Kemik sayısının şu anda 19'a ulaştığını bildiren Günay, şunları kaydetti: "İlk çıkanlar hemen adli tıpa gönderildi. Hangi döneme olduğuna ilişkin bilgileri adli tıp bize verecek. Çeşitli yorumlar yapılıyor. Ben İçkale'nin tarih içerisinde yaşadığı sıkıntıları çok yakından biliyorum. Bunu defaatle de kamuoyunda çeşitli vesilelerle paylaştım, parlamentoda da söyledim. 12 Eylül sonrasında sıkıyönetim nezarethanesi ve sıkıyönetim savcılığı olarak kullanıldığı dönemleri biliyorum. O dönemde eski bir milletvekili arkadaşımın dosyasını okumak için İçkale'ye gelmiştim. Oradaki ürkütü verici tablo, görüntü, o duygu ortamı, hala hafızamdan çıkmaz. Sonra 1990'lı yıllarda çok daha vahim kullanımlara konu edildiğini biliyoruz. Jitem merkezi olarak kullanıldığına ilişkin bilgilerimiz var. Bunlarla ilgilimidir- Yoksa daha eskiye mi gidiyor- Bu konuda adli tıp bir görüş söyleyecek. Herhangi bir yorum yapmayı şu anda ön yargılı bir kamuoyu oluşturmada sakıncalı sayarım. Bu yüzden bende son bilgileri alıyorum dikkatle takip ediyorum. Ama nihai bilgilere de gecikmeden dönüşte Adalet Bakanı arkadaşımızdan da rica edeceğim. Adli tıp çok geciktirmeden belki elindeki bazı işleri erteleyip bu konuda yoğunlaşarak, bize bu konuda bir tarih dönemi saptamasına imkan verecek olan bilgileri vermesi gerekiyor ki bizim şu anda kaygı duyduğumuz gibi 1990'larla mı ilgilidir, yoksa çok daha eski tarih dönemlerine mi gidiyor- Bunu öğrenmiş olacağız." -Ulucami'de Yazma Eserler Kütüphanesi- Bakan Günay, Diyarbakır Ulucami'nin Vakıflar tarafından restore edildiğini ve kendisinin de çok yakından takip ettiğini vurguladı. Türkiye'nin çok önemli bir tarihi eseri olduğu için içerisinde bir Yazma Eserler Kütüphanesi yapmayı planladıklarına dikkati çeken Günay, şöyle devam etti: "Ulucami'yi takip etiğimiz kadar buradaki ibadet için veya kültür merkezi olarak kullanılacak olan kilise yapılarının da ayağa kalkmasını yakından takip ediyoruz. Diyarbakır'ı biz Türkiye'de çoğulculuğun yeniden inşa edildiği, çok kültürlülüğün inşa edildiği ve çok kültürlülüğün barış içerisinde yaşadığı bir önemli kültür merkezi yapmak istiyoruz. Bir kültür durağı, Türkiye'nin kültür merkezlerinden önemli birisi yapmak istiyoruz. Burası çünkü tarihen çok önemli. Kütüphanelerin, aydınların, yazarların bulunduğu bir mekandır. Tekrar o kimliği ile ayağa kalksın istiyoruz. Diyarbakır Ulucami'deki yazma eserler kütüphanesi için hattat Hamit Aytaç ismi ile ilgili bir düşüncem var. Eğer Diyarbakır kamuoyu da uygun bulursa 'Amedi' lakabıyla bilinen Hamit Aytaç merhumun ismiyle o kütüphaneyi yapabiliriz." -İçkale'deki kazılar- Gazetecilerin kemiklerin bulunduğu İçkale'de iş makinelerinin çalışması yönündeki girişimler ile yazar Musa Anter'in kitaplarının yasaklanmasına ilişkin sorular üzerine Bakan Günay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İş makineleri ile ilgili konuyu bugün arkadaşlarımla görüşeceğim. Burada çok geniş bir alan var ve çok sayıda yapı var. Eğer gerçekten bir katliam merkezi olarak kullanılmışsa elbette biz o acı hatıranın küllenmesini istemeyiz. Bir biçimde o acı hatıra ibret olsun diye onu da koruyacak olan ve hafızalara kazıyabilecek olan bir düzenlemeyi belki düşünebiliriz. Ama bu konuda bir karar vermek ve bir proje tadilatına gitmek için önce adli tıpın ne diyeceğini bilmemiz gerekiyor. Belki de kamuoyunda şu anda tartışılan bir dönemle ilgili değil, belki başka acı sayfalar, yani oraya topluca insanlar gömülmüşler ise belki 1990'lara değil de başka acı bir döneme ilişkin çıkabilir. Her ne ise, onu elbette bir yere, bir uygun bir biçimde resmetmeye ve hafızalara kazmaya çalışacağız. Burası bir sit alanı iş makineleri ile gelişigüzel çalışılamaz. Ama çalışmayı hızlandırabilecek önlemler alınabilir mi- Bunu kurulda ilgili arkadaşlarımızla konuşacağız. Hem hızlanması gerekiyor, hemde tarihsel mekanın zarar görmemesi gerekiyor." -"Musa Anter'i hatırlarım"- Herhangi bir kitabın, şiirin, resmin yasaklanmasını, çağın çok gerisinde bıraktıklarını düşündüğünü anlatan Bakan Günay, "Halen eğer kitap yasaklayarak, şiir, şarkı yasaklayarak bir yere varacağını sanan hukuk adamları varsa, onlar için üzülürüm. Elbette şiddetin övülmesi, şiddetin önerilmesi desteklenmesi, evrensel hukuk mevzuatında kısıtlanmıştır, bu yasaktır. Bunun dışında herhangi bir yasak getirilemez düşüncesindeyim" dedi. "Musa Anter'i bir miktar sağlığında da takip etmiştim" diyen Günay, esprili bir dille Türkiye'nin birliğine, bütünlüğüne katkı yapan bir insan olduğunu söyledi. Günay, bütün faili meçhullerin yüreğini kanattığını ifade ederek, "Ama ben Musa Anter'i özellikle hatırlarım. Onun kitabı ile ilgili bir yasak getirilme anlayışını doğrusu çok anlayışla karşılayamam. Takip ediyorum. Ama bugünlerde başka iyi bir haber vardı. Uzun yıllardır yasaklanmış olan birçok kitabın üzerindeki yasakların kaldırılacağı ile ilgili. Ben bu ikinci haberin doğru olmasını umut ediyorum" diye konuştu Gazetecilerin, "KCK operasyonlarında ele geçirilen Kültür Bakanlığı bandrolü kitapların toplatılmasını nasıl buluyorsunuz-" sorusuna da Bakan Günay, "Bunu da bugün gördüm basında, araştıracağım. Biz kitaplara bandrol verirken içerik tespiti yapmıyoruz. Usulüne uygun bir başvuru varsa, kitabın içeriğine bakmaksızın bandrol veriyoruz. Onun dışında kitapların içerikleri ile ilgili savcılıkların ve mahkemelerin verdikleri kararlar var, bunların bileceği iştir. Herhangi bir şiddet propagandası, övgüsü ve özentisi yoksa bir kitabın yasaklanmasını çok akla aykırı sayarım" yanıtını verdi. -Fransa Meclisi'nde kabul edilen "Ermeni yasa teklifi"- Fransa Meclisi'nde kabul edilen "Ermeni yasa teklifi" ne yönelik soruları da yanıtlayan Günay, şunları söyledi: "Ben kültür ve turizm alanında çalışıyorum. Yani barışı tesis etmenin altyapısı üzerinde çalışıyorum. Gerginlikler yaratmak bizim işimiz değil. Bunun misillemesini sanıyorum ki Dışişleri Bakanlığımız ve Başbakanımız belirleyecektir. Bizde kendimize düşen alanlarda dikkatlice üzerimize düşeni yapmaya çalışacağız. Ama özel bir yaptırım gayreti bizim işimiz değildir. Ben Fransız parlamentosunun, senatosunun bugün akla aykırı bu kararı reddedeceği, ya da görüşmeyeceği, görüşmeleri kabul etmeyeceği umudunu taşıyorum. Biz kendi işimizi yapıyoruz. Siyasi gerginlikler üzerinden yapmıyoruz. Örneğin biz Fransız Arkeoloji Enstitüsünün Türkiye'de yaptığı iki kazı çalışmasını bu gerginliklerden önce iptal ettik. Neden- Çünkü yaptıkları işi doğru yapmamışlardı." -"Türk sineması seyircisi 2 milyondan 25 milyona yükseldi"- Filmlerin desteklenmesine yönelik bir soru üzerine Bakan Günay, konuşmasına şöyle devam etti: "Bu konuda tamamen bir yanlış anlaşılma var. Genel Müdür Vekili arkadaşım yeni bir arayışımızı dile getirirken sanıyorum bir bilgi karartması yapılmış. O karartmanın da biraz içeriden kaynaklandığını sanıyoruz. Çünkü, bazı görev değişiklikleri oldu bu sırada. Görevini bırakan arkadaşlar sanıyorum ki yanlış bir yorumun yapılmasına yol açmışlar. Destek aynen sürüyor. Destek 7 yıldan beri sürüyor ve 5 yıldır bunu ben uyguluyorum. O sayede Türk sinema seyircisi 2 milyondan, 20-25 milyonlara geldi. Türk yapımı sinema filmleri 10'lardan, 60-70'lere ulaştı. Ulusal ve uluslararası alanlarda da çok büyük ödüller alıyoruz. Bu destek aynen sürüyor. Ayrıca gişeden başarılı olmuş, bütün halk tarafından sevilmiş, barışa, insan haklarına, aile yapımızın, toplumsal dayanışmamızın güçlenmesine katkı yapmış filmlere ek bir teşvik verebilirmiyiz diye bir arayışımız var. Bu ikisini birbirine karıştırmış arkadaşlar veya bazıları karıştırmasına katkı yapmışlar. Bir film gösterime girmiş ve büyük bir gişe başarısı elde etmişse ve biz onu destekliyorsak burada sansürden söz edilebilir mi- Ayrıca sinema salonlarını teşvik etme gibi bir arayışımız var." Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, ziyaret sırasında Bakan Günay'a Diyarbakır ile ilgili kitap ve bir kahve takımı hediye etti. - DİYARBAKIR
Kaynak: AA / Yerel
Ertuğrul Günay, Musa Anter, Diyarbakır, Türkiye, Yerel, Yerel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA