Elektrik-elektronikte ilk yarı ihracat rekoru: 9,1 milyar dolar
Sektör, yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,8 artışla 9,1 milyar dolarlık ihracata imza attı - Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu: - "Birleşik Krallık, Almanya, ABD farklı ürün gruplarında güçlü olduğumuz ve uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan üç temel pazarımızdır"
Türkiye'de elektrik ve elektronik sektörü, ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,8 artışla 9,1 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirerek tüm zamanların en yüksek ilk 6 aylık ihracatına ulaştı.
AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği verilere göre, Türkiye'nin ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 3,6 yükselişle 136,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Aynı dönemde elektrik ve elektronik sektörü, yüzde 9,8 artışla 9,1 milyar dolarlık ihracata imza atarak ocak-haziran döneminde sektörün tüm zamanlarının ilk yarı ihracat rekorunu kırdı.
Sektör, ocak-haziran döneminde gerçekleştirdiği ihracatla Türkiye'nin en fazla ihracat yapan sektörleri arasında üçüncü sırada yer aldı.
Haziran ayında da sektörün yaptığı dış satım geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6 artışla 1 milyar 664,6 milyon dolara yükseldi.
Sektörde en fazla ihracat Birleşik Krallık'a yapıldı
Yılın ilk yarısında elektrik ve elektronikte en fazla ihracat 901,3 milyon dolarla Birleşik Krallık'a yapılırken bu ülkeyi 686,9 milyon dolarla Almanya, 679,2 milyon dolarla ABD, 394,6 milyon dolarla Polonya ve 364,1 milyon dolarla Ukrayna takip etti.
Değer bazında ihracat artışında ise ABD zirvede yer aldı. Bu dönemde elektrik ve elektronik sektörünün ülkeye dış satımı 197,7 milyon dolar arttı. İhracat artışında bu ülkeyi, 176,7 milyon dolarla Ukrayna, yaklaşık 126 milyon dolarla Polonya, 86,2 milyon dolarla Birleşik Krallık izledi.
"Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti firmalarımıza önemli avantajlar sağlıyor"
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, söz konusu rakamların sektör açısından önemli bir eşik olduğunu ve Türkiye'nin toplam ihracat artışının üzerinde bir performans göstermesinin, sektörün ülke ihracatı içindeki ağırlığının güçlendiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Bu performansta özellikle elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünlerindeki artışın belirleyici olduğuna dikkati çeken Kavaklıoğlu, "Enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrik şebekelerinin modernizasyonu, veri merkezleri, elektrifikasyon ve enerji verimliliği ihtiyacı, dünya genelinde sektörümüzün ürünlerine yönelik talebi destekliyor. Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti, esnek üretim yapısı, gelişmiş yan sanayisi ve Avrupa başta olmak üzere ana pazarlara yakınlığı da firmalarımıza önemli avantajlar sağlıyor." diye konuştu.
Kavaklıoğlu, kalıcı ve sağlıklı bir ihracat büyümesi için yalnızca nominal ihracat değerinin değil, ihracat miktarının, adet ve kilogram başına birim değerinin, teknolojik yoğunluğunun ve yerli katma değer oranının da artırılması gerektiğini kaydetti.
Olumlu görünümün bütün alt sektörlere aynı ölçüde yansımadığını belirten Kavaklıoğlu, "Beyaz eşya gibi tüketici talebine daha duyarlı ürün grupları, Avrupa'daki zayıf talep ve yoğun fiyat rekabetinden etkilenmeye devam ediyor. Küresel pazarlarda Çin başta olmak üzere üretici ülkelerin uyguladığı agresif fiyat politikaları da firmalarımızın rekabet koşullarını zorlaştırıyor." şeklinde konuştu.
"Birleşik Krallık'a ihracatımızda kablo ürünleri açık biçimde öne çıkıyor"
Kavaklıoğlu, ilk 6 aylık sonucu önemli ancak temkinli değerlendirilmesi gereken bir başarı olarak gördüklerini, bu başarıyı reel, sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir büyümeye dönüştürmek için üretim ve finansman maliyetlerinin azaltılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi, teknolojik ve yüksek katma değerli üretimin artırılması, firmaların rekabetçiliğinin korunması ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
İhracat pazarlarındaki gelişmelere de değinen Kavaklıoğlu, şunları kaydetti:
"Birleşik Krallık, Almanya, ABD farklı ürün gruplarında güçlü olduğumuz ve uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan üç temel pazarımızdır. Birleşik Krallık'a ihracatımızda kablo ürünleri açık biçimde öne çıkıyor. Bu ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatın yaklaşık yüzde 55'ini kablolar oluşturuyor. Özellikle alçak gerilim enerji kabloları ve tesisat kablolarında güçlü bir konumdayız. Beyaz eşya ürünleri de ihracatımızdan yaklaşık yüzde 26 pay alıyor. Fırın, çamaşır makinesi, buzdolabı ve bulaşık makinesi gibi ürünler öne çıkıyor. Televizyon alıcıları ile trafo ürünleri de pazardaki önemli kalemlerimiz arasında. Türkiye, Birleşik Krallık pazarında standartlara uyum sağlayan, geniş ürün gamına sahip ve hızlı teslimat gerçekleştirebilen güvenilir bir tedarikçi olarak konumlanıyor.
Almanya'ya ihracatımızda da kablolar ilk sırada yer alıyor ve toplamın yaklaşık yüzde 37'sini oluşturuyor. Alçak, orta ve yüksek gerilim kablolarının yanında trafo ve endüktörler, anahtarlama ve koruma cihazları, elektrik motorları ve dağıtım panoları dikkat çekiyor. Beyaz eşya da Almanya ihracatımızda önemli bir paya sahip. Almanya'da sanayi tesisleri ve makine üreticileriyle kurulan uzun vadeli tedarikçi ilişkileri, Türk firmalarının Orta Avrupa değer zincirlerindeki yerini güçlendiriyor."
"ABD'yi geçici bir sıçrama pazarı değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme alanı olarak görüyoruz"
Kavaklıoğlu, ABD'ye yapılan ihracatta ise elektrik üretim ve dağıtım ekipmanlarının belirleyici konumda olduğunu, trafo ve endüktörler ile alçak gerilim anahtarlama ve koruma cihazlarının toplam ihracatta önemli bölümünü oluşturduğunu belirtti.
Genel stratejilerine ilişkin değerlendirme yapan Kavaklıoğlu, "Stratejimiz, Avrupa'daki güçlü konumumuzu korurken ABD, Orta Avrupa ve yeniden yapılanma ihtiyacı bulunan pazarlardaki payımızı artırmak ve ihracatımızı ülke ile ürün bazında daha dengeli hale getirmektir." ifadelerini kullandı.
Kavaklıoğlu, ABD'de elektrik şebekelerinin yenilenmesi, yenilenebilir enerji yatırımları, veri merkezleri ve elektrifikasyon projelerinin sektörün ürünlerine yönelik talebi artırdığını, ABD'li alıcıların tedarik zinciri risklerini azaltmak amacıyla Asya dışındaki üreticilere yönelmesinin de Türkiye açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu söyledi.
ABD'ye yapılan dış satımdaki artışın kalıcı hale gelmesi için sertifikasyon ve AR-GE yatırımlarının sürdürülmesi, satış sonrası hizmet ve temsil ağlarının güçlendirilmesi ve firmalarımızın proje bazlı tedarik süreçlerine daha fazla dahil olması gerektiğini belirten Kavaklıoğlu, "ABD'yi geçici bir sıçrama pazarı değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme alanı olarak görüyoruz." diye konuştu.
"Rakamlar 2026 için belirlediğimiz 19 milyar dolar hedefinin ulaşılabilir olduğunu gösteriyor"
Kavaklıoğlu, sektör ihracatındaki büyümenin başta elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünlerinden kaynaklandığını gördüklerini ifade ederek, "Elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ihracatımız yüzde 15 artarak 3,7 milyar dolara yaklaştı." diye konuştu.
Bu yılın ilk yarısında sektörün büyümesini, tüketim odaklı ürünlerden ziyade enerji altyapısı, elektrifikasyon ve teknik ekipmanlara yönelik küresel talebin sürüklediğini söyleyen Kavaklıoğlu, "Yüzde 10'a yakın büyüme ve 9,1 milyar dolarlık ihracat, 2026 için belirlediğimiz 19 milyar dolar hedefinin ulaşılabilir olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Kavaklıoğlu, sektörü daha yüksek ihracat birim değerine ulaştırmayı, ihracatçı KOBİ sayısını artırmayı, ülke ve ürün bazında daha dengeli bir dağılım yakalamayı ve uluslararası pazarlarda Türk markalarının görünürlüğünü güçlendirmeyi hedeflediklerini anlattı.
Sektörün istihdam rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaklıoğlu, şunları kaydetti:
"Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayanarak, elektrikli teçhizat ve elektronik ürün imalatının bugün yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını söyleyebiliriz. Üretimin yanı sıra yan sanayi, yazılım, satış, montaj, bakım ve teknik servis faaliyetleri de dikkate alındığında, sektörümüzün yarattığı toplam istihdam etkisi bu rakamın oldukça üzerinde. Alt kalemler olarak baktığımızda önümüzdeki dönemde güç elektroniği, akıllı şebeke ve ölçüm sistemleri, enerji depolama çözümleri, inverter ve konvertörler, elektrikli araç şarj ekipmanları, veri merkezlerine yönelik güç ve soğutma sistemleri ile enerji verimli, bağlantılı ev aletlerinin daha fazla önem kazanmasını bekliyoruz. Bu stratejik alanlarda sağlanacak teknolojik ilerleme, hem ihracat birim değerimizi yukarı taşıyacak hem de ülkemizde daha yüksek nitelikli istihdam alanları oluşturacak."
AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği verilere göre, Türkiye'nin ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 3,6 yükselişle 136,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Aynı dönemde elektrik ve elektronik sektörü, yüzde 9,8 artışla 9,1 milyar dolarlık ihracata imza atarak ocak-haziran döneminde sektörün tüm zamanlarının ilk yarı ihracat rekorunu kırdı.
Sektör, ocak-haziran döneminde gerçekleştirdiği ihracatla Türkiye'nin en fazla ihracat yapan sektörleri arasında üçüncü sırada yer aldı.
Haziran ayında da sektörün yaptığı dış satım geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6 artışla 1 milyar 664,6 milyon dolara yükseldi.
Sektörde en fazla ihracat Birleşik Krallık'a yapıldı
Yılın ilk yarısında elektrik ve elektronikte en fazla ihracat 901,3 milyon dolarla Birleşik Krallık'a yapılırken bu ülkeyi 686,9 milyon dolarla Almanya, 679,2 milyon dolarla ABD, 394,6 milyon dolarla Polonya ve 364,1 milyon dolarla Ukrayna takip etti.
Değer bazında ihracat artışında ise ABD zirvede yer aldı. Bu dönemde elektrik ve elektronik sektörünün ülkeye dış satımı 197,7 milyon dolar arttı. İhracat artışında bu ülkeyi, 176,7 milyon dolarla Ukrayna, yaklaşık 126 milyon dolarla Polonya, 86,2 milyon dolarla Birleşik Krallık izledi.
"Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti firmalarımıza önemli avantajlar sağlıyor"
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, söz konusu rakamların sektör açısından önemli bir eşik olduğunu ve Türkiye'nin toplam ihracat artışının üzerinde bir performans göstermesinin, sektörün ülke ihracatı içindeki ağırlığının güçlendiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Bu performansta özellikle elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünlerindeki artışın belirleyici olduğuna dikkati çeken Kavaklıoğlu, "Enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrik şebekelerinin modernizasyonu, veri merkezleri, elektrifikasyon ve enerji verimliliği ihtiyacı, dünya genelinde sektörümüzün ürünlerine yönelik talebi destekliyor. Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti, esnek üretim yapısı, gelişmiş yan sanayisi ve Avrupa başta olmak üzere ana pazarlara yakınlığı da firmalarımıza önemli avantajlar sağlıyor." diye konuştu.
Kavaklıoğlu, kalıcı ve sağlıklı bir ihracat büyümesi için yalnızca nominal ihracat değerinin değil, ihracat miktarının, adet ve kilogram başına birim değerinin, teknolojik yoğunluğunun ve yerli katma değer oranının da artırılması gerektiğini kaydetti.
Olumlu görünümün bütün alt sektörlere aynı ölçüde yansımadığını belirten Kavaklıoğlu, "Beyaz eşya gibi tüketici talebine daha duyarlı ürün grupları, Avrupa'daki zayıf talep ve yoğun fiyat rekabetinden etkilenmeye devam ediyor. Küresel pazarlarda Çin başta olmak üzere üretici ülkelerin uyguladığı agresif fiyat politikaları da firmalarımızın rekabet koşullarını zorlaştırıyor." şeklinde konuştu.
"Birleşik Krallık'a ihracatımızda kablo ürünleri açık biçimde öne çıkıyor"
Kavaklıoğlu, ilk 6 aylık sonucu önemli ancak temkinli değerlendirilmesi gereken bir başarı olarak gördüklerini, bu başarıyı reel, sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir büyümeye dönüştürmek için üretim ve finansman maliyetlerinin azaltılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi, teknolojik ve yüksek katma değerli üretimin artırılması, firmaların rekabetçiliğinin korunması ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
İhracat pazarlarındaki gelişmelere de değinen Kavaklıoğlu, şunları kaydetti:
"Birleşik Krallık, Almanya, ABD farklı ürün gruplarında güçlü olduğumuz ve uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan üç temel pazarımızdır. Birleşik Krallık'a ihracatımızda kablo ürünleri açık biçimde öne çıkıyor. Bu ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatın yaklaşık yüzde 55'ini kablolar oluşturuyor. Özellikle alçak gerilim enerji kabloları ve tesisat kablolarında güçlü bir konumdayız. Beyaz eşya ürünleri de ihracatımızdan yaklaşık yüzde 26 pay alıyor. Fırın, çamaşır makinesi, buzdolabı ve bulaşık makinesi gibi ürünler öne çıkıyor. Televizyon alıcıları ile trafo ürünleri de pazardaki önemli kalemlerimiz arasında. Türkiye, Birleşik Krallık pazarında standartlara uyum sağlayan, geniş ürün gamına sahip ve hızlı teslimat gerçekleştirebilen güvenilir bir tedarikçi olarak konumlanıyor.
Almanya'ya ihracatımızda da kablolar ilk sırada yer alıyor ve toplamın yaklaşık yüzde 37'sini oluşturuyor. Alçak, orta ve yüksek gerilim kablolarının yanında trafo ve endüktörler, anahtarlama ve koruma cihazları, elektrik motorları ve dağıtım panoları dikkat çekiyor. Beyaz eşya da Almanya ihracatımızda önemli bir paya sahip. Almanya'da sanayi tesisleri ve makine üreticileriyle kurulan uzun vadeli tedarikçi ilişkileri, Türk firmalarının Orta Avrupa değer zincirlerindeki yerini güçlendiriyor."
"ABD'yi geçici bir sıçrama pazarı değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme alanı olarak görüyoruz"
Kavaklıoğlu, ABD'ye yapılan ihracatta ise elektrik üretim ve dağıtım ekipmanlarının belirleyici konumda olduğunu, trafo ve endüktörler ile alçak gerilim anahtarlama ve koruma cihazlarının toplam ihracatta önemli bölümünü oluşturduğunu belirtti.
Genel stratejilerine ilişkin değerlendirme yapan Kavaklıoğlu, "Stratejimiz, Avrupa'daki güçlü konumumuzu korurken ABD, Orta Avrupa ve yeniden yapılanma ihtiyacı bulunan pazarlardaki payımızı artırmak ve ihracatımızı ülke ile ürün bazında daha dengeli hale getirmektir." ifadelerini kullandı.
Kavaklıoğlu, ABD'de elektrik şebekelerinin yenilenmesi, yenilenebilir enerji yatırımları, veri merkezleri ve elektrifikasyon projelerinin sektörün ürünlerine yönelik talebi artırdığını, ABD'li alıcıların tedarik zinciri risklerini azaltmak amacıyla Asya dışındaki üreticilere yönelmesinin de Türkiye açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu söyledi.
ABD'ye yapılan dış satımdaki artışın kalıcı hale gelmesi için sertifikasyon ve AR-GE yatırımlarının sürdürülmesi, satış sonrası hizmet ve temsil ağlarının güçlendirilmesi ve firmalarımızın proje bazlı tedarik süreçlerine daha fazla dahil olması gerektiğini belirten Kavaklıoğlu, "ABD'yi geçici bir sıçrama pazarı değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme alanı olarak görüyoruz." diye konuştu.
"Rakamlar 2026 için belirlediğimiz 19 milyar dolar hedefinin ulaşılabilir olduğunu gösteriyor"
Kavaklıoğlu, sektör ihracatındaki büyümenin başta elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünlerinden kaynaklandığını gördüklerini ifade ederek, "Elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ihracatımız yüzde 15 artarak 3,7 milyar dolara yaklaştı." diye konuştu.
Bu yılın ilk yarısında sektörün büyümesini, tüketim odaklı ürünlerden ziyade enerji altyapısı, elektrifikasyon ve teknik ekipmanlara yönelik küresel talebin sürüklediğini söyleyen Kavaklıoğlu, "Yüzde 10'a yakın büyüme ve 9,1 milyar dolarlık ihracat, 2026 için belirlediğimiz 19 milyar dolar hedefinin ulaşılabilir olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Kavaklıoğlu, sektörü daha yüksek ihracat birim değerine ulaştırmayı, ihracatçı KOBİ sayısını artırmayı, ülke ve ürün bazında daha dengeli bir dağılım yakalamayı ve uluslararası pazarlarda Türk markalarının görünürlüğünü güçlendirmeyi hedeflediklerini anlattı.
Sektörün istihdam rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaklıoğlu, şunları kaydetti:
"Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayanarak, elektrikli teçhizat ve elektronik ürün imalatının bugün yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını söyleyebiliriz. Üretimin yanı sıra yan sanayi, yazılım, satış, montaj, bakım ve teknik servis faaliyetleri de dikkate alındığında, sektörümüzün yarattığı toplam istihdam etkisi bu rakamın oldukça üzerinde. Alt kalemler olarak baktığımızda önümüzdeki dönemde güç elektroniği, akıllı şebeke ve ölçüm sistemleri, enerji depolama çözümleri, inverter ve konvertörler, elektrikli araç şarj ekipmanları, veri merkezlerine yönelik güç ve soğutma sistemleri ile enerji verimli, bağlantılı ev aletlerinin daha fazla önem kazanmasını bekliyoruz. Bu stratejik alanlarda sağlanacak teknolojik ilerleme, hem ihracat birim değerimizi yukarı taşıyacak hem de ülkemizde daha yüksek nitelikli istihdam alanları oluşturacak."
Kaynak: AA / Ekonomi
Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Teknoloji, Almanya, İhracat, Ekonomi, Enerji, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Birleşik Krallık, Teknoloji, Enerji, İhracat, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA